Uçan Süpürge Derneği Benim STEAM Ağım Projesini Tamamladı

Türkiye’deki kadınların ve kız çocukların ihtiyaçları ve hakları ile ilgili kişi ve kurumlarla iş birliği yaparak farkındalık ve çözüm önerileri sunan Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği (Uçan Süpürge Derneği), Şartlı Destek Fonu kapsamında Turkey Mozaik Foundation’ın finansmanı ile gerçekleştirdiği Benim STEAM Ağım projesini tamamladı. Proje kapsamında 7-16 yaş arasındaki kız çocuklarının bilim, teknoloji, mühendislik, tasarım ve matematik (STEAM) alanlarına ilgisini artırmayı hedefleyen Uçan Süpürge Derneği, STEAM alanlarından kadın rol modellerin ve çeşitli içeriklerin yer aldığı çevrimiçi bir ağ oluşturarak kız çocuklarının STEAM ile ilgili eğitim ve kariyer alanlarını daha yakından tanımasına katkı sağladı.  Uçan Süpürge Derneği’nden Sinem Hun ile Benim STEAM Ağım projesini, derneğin COVID-19 salgını sürecinde yaptığı çalışmaları ve gelecek planlarını konuştuk.

COVID-19 kapsamında alınan tedbirler hayatın diğer alanlarında olduğu gibi STK’ların çalışmalarında da değişikliklere ve aksamalara sebep oldu. Bu durum Uçan Süpürge Derneği’nin çalışmalarını nasıl etkiledi? Bu süreçte faaliyetlerinize devam etmek için kullandığınız yöntemler varsa bizimle paylaşabilir misiniz?

İçişleri Bakanlığı Mart ayında yayınladığı genelge ile sivil toplum kuruluşlarının genel kurulları ve eğitimler dâhil insanları toplu olarak bir araya getiren, icra-i zorunluluk gerektiren yönetim faaliyetleri hariç her türlü toplantı ve faaliyetlerin geçici olarak ertelenmesini kararlaştırmıştı. “Evde Kal” çağrısına uyarak Ankara’daki ofisimizi geçici süreyle kapatıp çevrimiçi çalışma dönemine başladık. 2020 Mart ayı boyunca planladığımız ya da katılım göstereceğimiz etkinlikleri iptal ettiğimizi duyurarak, eğitim ve etkinliklerimizi ileri bir tarihe erteledik. Dijitalde çalışan ve sosyal medyayı aktif kullanan bir dernek olarak dijital platformları daha da aktif kullanmaya çalıştık. Yönetim kurulu üyelerimizden Selen Doğan erken evlilikler konusunda, Bilge Taş ise STEM ve toplumsal cinsiyet üzerinden Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı’nın çevrimiçi söyleşilerine katıldı. Selen Doğan ayrıca Çocuğa Karşı Şiddeti Önleme Ortaklık Ağı’nda erken ve zorla evlilikler ile ilgili yerel ve küresel uygulamalar ile ilgili bilgi verdi. Yürütme Kurulunda olduğumuz ağlar ile birlikte çocuk ve kadın hakları alanında meydana gelen sıkıntılar ve değişikliklerle ilgili kampanyalara dahil olduk. Ending The Sexual Exploitation Of Children (ECPAT) isimli uluslararası ağa ve Uluslararası Çocuk Koruma Ağı’na bu konularla ilgili raporlarımızı ilettik. Bu süreçte, Etkiniz AB programı tarafından desteklenen ve Türkiye’nin çeşitli il ve ilçelerinden kadınlara yönelik sığınma, da(ya)nışma ve acil yardım hizmeti veren kadın örgütlerinin salgının ortaya çıkardığı koşullardan nasıl etkilendiklerini, bu koşullarla hangi yollarla mücadele ettiklerini, sosyal izolasyon ve sokağa çıkma yasaklarıyla birlikte ülke genelinde artan kadına yönelik şiddete dair ne gibi çalışmalar yürüttüklerini, bu çalışmaların ve hizmet verdikleri kadınların salgından nasıl etkilendiğini ortaya koymayı amaçlayan bir izleme çalışması yürüttük. Bu çalışmanın çıktılarını çok yakında ilgili ağlarda paylaşacağız. Sivil alanın daraldığı bu dönemde derneğimizin kapasitesini güçlendirmek, diğer örgütlerle ilişkisini artırmak ve sivil toplumdaki iyi uygulamaları öğrenmek için İstanbul ve Ankara’da yaşayan beş sivil toplum uzmanından bir Danışma Kurulu oluşturduk ve Mayıs itibariyle çevrimiçi aylık toplantılar yapmaya başladık. Bu toplantılar bizlere kendimize dışarıdan bakma fırsatı verdiği gibi yeni iş birlikleri kurma imkânı da sağlıyor.

Uçan Süpürge Derneği’nin de bir parçası olduğu Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek için Ortaklık Ağı, yakın zamanda gündemde olan çocuk yaşta evliliklerle ilgili yasal düzenleme konusunda bir bildiri yayınladı ve derneğinizin modaratörlüğünde iyi örneklerin paylaşıldığı bir çevrimiçi söyleşi düzenlendi. Bu düzenleme ve Ortaklık Ağı’nın bildirisi ile ilgili bilgi verir misiniz?

Maalesef ülke hukukunda evlenme yaşıyla ilgili ciddi bir muğlaklık var ve bu muğlaklık Türkiye’deki çocuk evliliklerin önlenememesinin önündeki en büyük engellerden biri. Kamuoyunda İnfaz Paketi olarak adlandırılan yasal düzenlemede özellikle kız çocuklarının mağduru olduğu bir cinsel istismar biçimi olan erken evlilik müessesini meşrulaştırıcı, failleri aklayıcı düzenlemeler getirilmek istendi ancak kamuoyu baskısıyla bu düzenlenme şimdilik ertelendi. Ancak bu düzenlemenin yasalaşması için özellikle siyasi iktidarın 2016’dan beri uğraştığını akılda tutmak gerekir. Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek için Ortaklık Ağı’nın konuyla ilgili bildirisine buradan ulaşabilirsiniz. Bununla birlikte, derneğimizden Selen Doğan konuyla ilgili düzenlediğimiz etkinlikte uluslararası iyi örneklere de yer verdi.

Şartlı Destek Fonu’nun 2019 döneminde Turkey Mozaik Foundation finansmanı ile hibe desteği sağladığımız Benim STEAM Ağım projesini hayata geçirdiniz. Proje kapsamında yaptığınız çalışmaları ve kurumsal olarak kazanımlarınızı bizimle paylaşır mısınız?

Benim STEAM Ağım projesi kapsamında faaliyetlerimizdeki ilk adımımız ağ kurmak oldu. Eğitim ve toplumsal cinsiyet alanlarında çalışan sivil toplum uzmanları, özel sektör ve eğitimcilerden oluşan bir Danışma Kurulu oluşturduk. Danışma kurulumuz Yazılım Mühendisi Aslı Akarsakarya, TED Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Aylin Çakıroğlu Çevik, Toplumsal Cinsiyet Uzmanı Bilge Taş, Bilişim Teknolojileri Eğitimcileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burcu Yılmaz, Toplumsal Cinsiyet Uzmanı Çiğdem Yalçın, Toplumsal Cinsiyet Uzmanı Ebru Hanbay Çakır, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Araştırma Görevlisi Ekin Bozkurt, Emine Ülkü Sarıtaş, Çocuk Hakları Uzmanı Ezgi Koman, Adım Adım Kurucusu ve İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Itır Erhart, Microsoft Türkiye Sosyal Sorumluluk Müdürü Mehmet Can İrhan ve Sivil Toplum Uzmanı Meltem Gizem Şatır’dan oluşuyor.

Danışma Kurulu üyelerimizle proje başlangıcında gerçekleştirdiğimiz toplantılarla iletişim stratejimiz ve projenin çıktıları ile ilgili görüş alışverişinde bulunduk. Süreç içerisinde projenin görünürlüğü açısından oluşturduğumuz “Destekçiler” bölümüne Bilim Kutusu, Sinek Sekiz, Medya Gaga ve Radyo ODTÜ’yü kattık. İkinci önemli faaliyetimiz ise iletişim stratejisi oluşturmak oldu. Projenin en önemli ayağı kız çocuklar, veliler ve eğitimcilerle kurduğumuz iletişim olduğu için bu konuda farkındalık artırıcı faaliyetlere önem verdik. STEAM, (Science-Bilim, Technology-Teknoloji, Engineering-Mühendislik, Art-Sanat ve Mathematics-Matematik) ile toplumsal cinsiyet ile ilgili temel kavramları açıkladık ve üç adet bilgi notu hazırlayarak internet sitemizde yayınladık. Dijital faaliyetlerimiz ise projenin en önemli ayağını oluşturdu. Bu kapsamda:

Akabinde, eğitim kitlerinin hazırlanması ve rol model havuzunun oluşturmasına geçtik. İnternet sitemizde de görüleceği üzere, Danışma Kurulu’ndan da yardım alarak eğitimciler ve 1. ve 9. sınıf aralığındaki üç kademeden öğrenciler için eğitim kitleri oluşturduk. Proje süresince 29 rol modeli ağımıza kattık. Rol modellerin tam listesini buradan görebilirsiniz. Rol modeller ile kız çocukları arasındaki iletişimi sağlayarak kız çocukların erken yaşta mentorluk almalarını sağladık.

Kurumsal kazanımlarımızı ise aşağıdaki gibi özetlemek isteriz:

  • STEAM alanının anaakımlaştırılması konusunda dernek olarak yeni medya ve dijital iletişim alanındaki imkânların neler olduğunu ilk elden deneyimleme fırsatı elde ettik. Özellikle Instagram’ı eğitim konusunda kullanabilme becerisi kazandık. Derneğimiz çocuklarla bu platformlar ile doğrudan iletişim kurma aşamasında deneyim kazanmış oldu.
  • Güçlü bir Danışma Kurulu kurmanın özellikle dijital mecralarda ilerlerken çok öğretici olduğunu fark ettik ve ağın bundan sonraki faaliyetlerini mutlaka Danışma Kurulu ile ilerletmeye karar verdik.
  • Dernek, uzun zamandır toplumsal cinsiyet eşitliği ve STEAM kesişiminde sürdürdüğü çalışma ve savunuculuk deneyimine farklı bir pratik eklemiş oldu. Benim STEAM Ağım vasıtasıyla STEAM alanında yaşanan eşitsizliğe dair öğrenci, öğretmen, veli gibi tüm kesimleri kapsayan güncel ve farklı bir çözüm geliştirmiş olduk.

Kız çocuklarının bilim ve teknoloji eğitimi alanında güçlendirilmesini amaçlayan Benim STEAM Ağım projesinde hedef kitleniz kız çocukları olmasına rağmen aileler ve eğitimcilerle de beraber çalıştınız. Bu tür bir yöntem seçmenizin nedeni neydi? Söz konusu paydaşlardan ne tür geri dönüşler aldınız?

Çok çok olumlu ve bize de heyecan veren geri dönüşler aldık. Sosyal medya raporumuzda da görüleceği üzere, özellikle kız çocuklarının rol modellerle görüşmek istemesinin proje faaliyetinin amaçladığı etkiyi doğurduğunu gördük. Kız çocuklarının STEAM alanına daha fazla girmelerini sağlamak, onlara esin vermek ve onları motive etmek için birlikte çalıştığımız rol modellerden Cemre Uçaryılmaz (Moleküler Biyoloji & Genetik), Burçin Mutlu-Pakdil (Astrofizik), Özge Boğa (Moleküler Biyoloji & Genetik) ile kız çocukları arasında köprü olduk ve internet aracılığıyla tanışmalarını sağladık. Bize ulaşan bir kız çocuğu şöyle seslenmişti bizlere: “Merhaba, ben Ecem. 17 yaşındayım, üniversite sınavına hazırlanıyorum. Daha doğrusu, hayallerimi hayatım yapmaya doğru bir adım daha atmaya çalışıyorum. Hayallerimin peşinden gitmeye başlama hikayem çocukluğuma kadar uzanıyor aslında. Kendimle ilgili hatırladığım en eski anılardan birisi “Ben ne olacağım?” sorusuna cevap arayışlarım. Liseye geçtikten sonra kendimi tanıma isteğim daha da şiddetlendi, bu isteğimin peşinden koştum. Gerçekten çok koştum. Kim olduğumla hatta kim olmadığımla ilgili cevaplar aradım. Yaklaşık iki buçuk sene önce moleküler biyoloji ve genetik bölümüyle tanıştım ve tanışırken sıktığım o eli bugüne kadar bir gün bile bırakmadım. Her gece yatağa yatarken, gün içinde nefesimin kesildiği, umudumun tükendiği her an o hayale tutundum. Her gün kendime soruyorum “Bugün geleceğin için ne yaptın?” diye. Her gün bu sorunun cevabını doldurmaya çalışıyorum. Şimdi ise tüm zorluklara, belki de imkansızlıklara rağmen her gün 17 yıldır hayallerinin peşinden koşan ve peşini hiç bırakmayan Ecem için çabalıyorum. Bu yüzden hikayeme yardımcı olacağını düşündüğüm Cemre Uçaryılmaz ile tanışmak istiyorum.”

Uçan Süpürge Derneği önümüzdeki dönemde ne tür çalışmalar yapacak? Öncelik verdiğiniz alanlar, hedef kitleler ve projelerinizle ilgili bir değişiklik ya da yenilik yapmayı planlıyor musunuz?

Derneğimizin iki önemli çalışma alanı bulunuyor. Biri erken çocuk evlilikleri, diğeri ise STEAM ve toplumsal cinsiyet. Derneğimizi bu iki konuda daha da kurumsallaştırmak ve sosyal etkiyi derinleştirici proje ve faaliyetler yapmak istiyoruz. Öncelikle, önümüzdeki süreçte Sivil Toplum için Destek Vakfı’nın açacağı farklı fonlara başvurarak ‘Benim STEAM Ağım’ projesi kapsamında tamamlayamadığımız faaliyetleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu süreçte Ağı canlı tutmak için sosyal medya paylaşımlarına devam ederek kız çocukların, velilerin ve eğitimcilerin ilgisini canlı tutmayı hedefliyoruz.

Benim STEAM Ağım’ı, derneğin alana dair hazırladığı ve Türkiye’de konuya dair ilk kez yayınlanan Türkiye’de STEM Alanındaki Toplumsal Cinsiyet Eşitsizlikleri Araştırma ve İzleme Raporu’nun tavsiyeler kısmıyla paralel bir şekilde yürütmek ve etki alanını genişletmek istiyoruz. Dolayısıyla, rol modellerle sadece kız çocuklarının değil veliler ve eğitimciler arasındaki etkileşimi de artırmak; hazırlayacağımız kitlerle velilere bu alanla ilgili farkındalık kazandırmak; yüz yüze veya çevrimiçi eğitimler, etkinlikler veya tanışmalar yoluyla alanda var olan önyargıları kırmak; özel sektörün, kamu kurumlarının ve sivil toplumun danışma kurulu,sponsorluk mentor ağında varlıklarını ve bu alanda birlikte çalışabilme kapasitelerini artırmak ağ üzerinden kurguladığımız hedef ve aktiviteler arasında yer alıyor.

Erken çocuk evlilikleri konusunda ise Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ile 2019 yılından beri yürütülen “Türkiye’nin Hedef Bölgelerinde Kadınlara Yönelik Şiddetin Azaltılması için Belirli Davranış Değişikliklerini Amaçlayan Bir Stratejik İletişim Programının Geliştirilmesi ve Uygulanması” projesi çerçevesinde Türkiye’de yaşayan Suriyeli kız çocukların evlendirilmesini önlemek ve okula devam etmelerini sağlamak için emek veriyoruz. Suriyeli ebeveynler, kız çocukları, Suriye ve Türkiye’den öğretmenlerle birlikte okullarda toplumsal cinsiyet, yasal mekanizmalar ve ayrımcılığın önlenmesi üzerine çalıştaylar düzenleyerek ilerlediğimiz projenin 2020 ayağında ebeveynlere, özellikle babalara yönelik farkındalık arttıran faaliyetler düzenlemeyi planlıyoruz. 2019 yılındaki saha deneyimi bizlere, kız çocukların okullaşma oranının artırılması ve erken evliliklerin önüne geçilmesinde özellikle babaların toplumsal cinsiyet eşitliğine dair önyargılarının kırılmasının çok önemli olduğunu gösterdi. Gelecekteki faaliyetlerimizi bu anlamda ebeveynleri daha çok içerecek ve onları bu yolla dönüştürecek şekilde tasarlamayı hedefliyoruz.