Burcu Uzer (Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı – TÜSEV) / www.tusev.org.tr

I. Türkiye’de Bağışçılık Nerede? Yasal ve Vergisel Altyapımız Nasıl?

Türkiye’de bağışçılık alanı üzerine yorum yapmak için eldeki veriler kısıtlı olsa da alandaki değişimler, oluşan yeni model ve platformlar sürekli bir hareketlenmenin ve gelişimin işaretçisi. İnternet tabanlı bağış modellerinin artmaya başlaması, spor üzerinden bağış teşvik eden inisiyatifler gibi kitleleri etkileyen gelişmeler Türkiye’de bağışçılığın geleneksel “vakfetme” eğilimlerinin ötesine geçip çeşitlenmesini sağlamaya başladı.

Bağışçılık alanında veri sağlayan raporlar, anketler, kamu kurumlarının ve STK’ların açıkladığı bilgiler olsa da bu bilgiler çoğu zaman sistematik olarak toplanmadığı, örneklemlerinin zayıf olması veya yeterince ayrıntı içermemeleri gibi nedenlerle alana dair somut gelişimlerin görülmesini veya kuruluşların bu verilere dayanarak stratejik plan yapmalarını zorlaştırıyor. Örnek olarak bireysel bağışçılık alanında veri sağlayan bazı raporlar bulunsa da kurumsal hibelerin miktarlarını ve verildikleri alanları gösteren araştırmalar bulunmadığı için toplam bağışlar ve bu bağışların etkileri görülemiyor. Veri eksikliği hem STK’ların hem de bağışçıların hangi alanlarda fon ihtiyacı olduğu veya hangi fon kaynaklarının daha etkin olduğu gibi konularda bilgi sahibi olmalarını zorlaştırıyor. 

Bağışçılık alanında en güncel raporlardan ikisi bireysel bağışçılık konusunda yapılmış en kapsamlı araştırma olan TÜSEV’in Türkiye’de Hayırseverlik: Vatandaşlar, Vakıflar ve Sosyal Adalet raporu ve Charities Aid Foundation’ın her yıl yayınladığı Dünya Bağışçılık Endeksi (World Giving Index). TÜSEV’in 2006 yılında yayınladığı Türkiye’de Hayırseverlik araştırmasının 2015’te tekrarlanması ile (yayına hazırlanıyor) yakın zamanda bireylerin bağışçılık alanındaki eğilimlerini, algılarını ve bağışçılığı engelleyen bazı unsurları ve son on yılda bağışçılık alanındaki bazı değişimleri görme olanağı doğacak.

II. Dünyada Bağışçılıkta Neredeyiz?

Türkiye’de Hayırseverlik araştırmasının 2006 verilerine göre Türk toplumunda bireyler arası yardım yaygın. Ellerinde başkalarına yardım amacıyla ayrılmış bir para olması durumunda bireylerin yardım yapmak için öncelikli tercihi (%86) bu yardımı doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak yönünde oluyor. STK’lar yoluyla bağış yapmayı seçenlerin oranı ise yalnızca %11,5. Araştırma bulgularına göre, bireylerin bağış yaparken sivil toplum kuruluşlarını seçmemelerindeki en büyük etken yaptıkları bağışların düzenli aralıklarla olmaması, söz konusu kurumları tanımalarına rağmen güvenmemeleri ve söz konusu kurumları tanımamaları olarak belirtiliyor.

Bireylere eğer bir bağış yapacak olsalardı hangi alanlarda faaliyet gösteren vakıflara bağış yapacakları sorulduğunda ise en yüksek sırada %28,5 ile fakir ve düşkünlere yardım konusu geliyor. Bu konuyu %16 ile eğitim ve %11,3 ile engelliler takip ediyor.

Araştırma verilerinden hareketle sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarını ve toplumda yarattıkları etkiyi daha iyi bir iletişimle kamuoyuna aktarmaları gereği gözlenebiliyor. Bir yandan da bireylerin sivil toplum kuruluşlarını daha yakından tanımalarını sağlayacak yöntemler ve platformlar gerekiyor. Bağış konusunda ilk akla gelen alanda bağış yapmak yerine, bireylerin de kendi tutkularının ve ilgi alanlarının doğrultusunda ve toplumsal sorunları da göz önüne alarak bağış yapacakları alanları seçmeleri, bu alanlarda çalışan STK’ları tanımaları ve onları uzun vadeli desteklemeleri gerekiyor.

Charities Aid Vakfı’nın (Charities Aid Foundation, CAF) yayınladığı Dünya Bağışçılık Endeksi (World Giving Index) her sene gerçekleştirilen Gallup anketinin verilerinden hareketle oluşturulan ve üç kategoride, “tanımadığı bir kimseye yardım etme” (Help a Stranger), “gönüllülük için harcanan zaman” (Volunteer Time) ve “sivil toplum kuruluşlarına bağış yapma” (Donate Money to Charity) verilerini sunan bir rapor. Raporun her sene tekrarlanıyor olması bu kategorilerdeki gelişimin gözlenmesine olanak sağlıyor. Gallup’un 2014 senesinde Türkiye’de anket yapmaması nedeniyle 2015’te Türkiye’ye yer verilmedi fakat 2012 ve 2014 arasında yayınlanan raporlara bakıldığında Türkiye’nin 2013’ten sonra sıralamada yükseldiği görülse de 2014’te sıralamada yine son 30 ülke arasında yer alıyor.

III. Filantropiyi Çerçeveleyen Yasal ve Vergisel Altyapı

Türkiye’de bağışçılığın teşviki ve geliştirilmesi önündeki önemli engellerden bir kısmı yasal ve vergisel altyapıdan kaynaklanıyor. Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı’nın (TÜSEV), Sivil Toplum İzleme 2013-2014  Raporu kapsamında incelediği konulardan bir tanesi sivil toplum kuruluşlarının (STK) ekonomik faaliyetlerini ve kaynak geliştirme faaliyetlerini düzenleyen mevzuatlardaki değişiklikler ve uygulamada karşılaşılan sorunlar. Raporda da belirtildiği gibi STK’lar için çeşitli yasal ve vergisel istisnalar mevcut olsa da konuyla ilgili bütünsel bir yaklaşım olmadığı için uygulamalarda bazı tutarsızlıklar görülebiliyor veya bu uygulamalar kâr amacı gütmeyen ve kamu yararına çalışan STK’lara ek mali yükler getirebiliyor.

Filantropinin gelişimini ve bağışçılığın artmasını etkileyebilecek bazı etkenler bağışlar için uygulanan vergisel düzenlemeler ve kaynak geliştirmeye yönelik mevzuatta görülüyor. Türkiye’de Bakanlar Kurulu kararı ile vakıflara tanınan vergi muafiyeti statüsü ve derneklere tanınan kamu yararı statüsü bu STK’lara bağış yapan kurumların ve gelir vergisi mükellefi bireylerin belirli bir miktara kadar bağışlarını vergiden düşmelerine olanak sağlıyor. Fakat uygulama bu statülere sahip STK’ların sayılarının azlığı ve bireysel bağışlarda sadece gelir vergisi mükelleflerine dair bir düzenleme olması ile kısıtlamalar yaratabiliyor. Türkiye’de yeni vakıfların yalnızca %5’i, derneklerin ise %0,4’ü vergi muafiyeti ve kamu yararı statülerine sahip. Bu statülerdeki STK’lara yapılan bağışlarda uygulanan vergi indirimi %5’e kadar ve bu oran Avrupa Birliği (AB) ülke ortalaması olan %10’un altında. Vergi muafiyeti ve kamu yararı statülerine ilişkin uygulamalarda da uluslararası standartlara kıyasla eksiklikler var. Bir STK’nın “kamu yararına” çalışması kavramı tanım ve uygulama itibariyle uluslararası standartlara uyumlu şekilde düzenlenmemiş. Bu tanım birçok Avrupa ülkesinde genelde hibe veren ve kaynaklarını eğitim, kültür, din, sosyal ve diğer toplumsal faydalar adına hibe vererek kullanan vakıflara tanınıyor ve farklı ülkelerde farklı vergi indirimi faydaları sağlıyor. Genel eğilimler incelendiğinde birçok Avrupa ülkesinde bireylerin ve kurumların yaptıkları bağışlarda vergi indirimlerinin bir istisna değil benimsenmiş bir standart haline geldiği görülüyor. Yine birçok ülkede bireysel bağışçılar da yaptıkları bağışları belirli bir sınıra kadar (genellikle %10 veya %20) vergiden düşebiliyorlar. Farklı ülkelerdeki mevcut durum incelendiğinde vergi indirimleri ve diğer teşviklerin kurumsal ya da bireysel bağışçılıkta bağış miktarlarını artırdığı gözlemleniyor.

Hukuki altyapının bir diğer önemli ayağı da dernek ve vakıfların merkezleri dışında bağış toplamalarını ve gelir getirici faaliyetler yürütmelerini düzenleyen Yardım Toplama Kanunu. Sivil Toplum İzleme Raporu 2013-2014’e göre:

“Yardım toplamanın kanunla düzenlenmesi, çok fazla koşula bağlanması, süreyle sınırlandırılması gibi yaklaşımlar “yasakçı” bir bakış açısının ürünü olduğu gibi, bu uygulamanın devam etmesi STK’ların misyon ve faaliyetlerini yerine getirmek için gerek duydukları mali kaynaklara erişimi de zorlaştırıyor.”

2014 yılında Türkiye’deki vakıf ve derneklerin toplam sayısı 108 binin üzerindeyken izin almadan yardım toplayabilen STK’ların sayısı yalnızca 20.

Türkiye’de bağışçılık alanında gözlemlenen gelişmeler, hem yasal ve vergisel düzenlemelerde hem de bireysel ve kurumsal bağışçılığın artması ve daha stratejik yapılması yönünde yavaş olsa da ilerlemeler gösteriyor. TÜSEV, Değişim için Bağış Projesi ile Türkiye’de bağışçılığın kültür ve pratiklerinin artırılması için çalışırken bir yandan da yasal ve vergisel düzenlemelerin bağışçılar ve sivil toplum kuruluşları için daha elverişli hale gelmesini sağlayacak savunuculuk çalışmaları yapıyor. Sivil Toplum İzleme raporları gibi araştırmaları ile TÜSEV hem sivil toplumun içerisinde bulunduğu ortam ve düzenlemelerin değişimleri ile ilgili farkındalık yaratıyor hem de tarihsel bir kaynak oluşturuyor. Değişim için Bağış projesi ile bağışçılığın gelişimine yönelik yöntem ve bilgi kaynakları oluşturan TÜSEV bağışçılar arasındaki iletişimi ve filantropinin sektörel gelişimini de teşvik ediyor.

(1) “Public Benefit” tanımı hakkında daha fazla bilgi için bkz: Report on Public Benefit Foundations Europe, DAFNE & EFC 2014 http://dafne-online.eu/resource/report-on-public-benefit-foundations-in-europe-2014/ 

(2) Batı Balkanlar ve Türkiye’de Filantropiye Bakış: TACSO Filantropi Konferansı, Bilgi Notu, TÜSEV, 2015 http://www.degisimicinbagis.org/haberler/tusevden-haberler-1/bati-balkanlar-ve-turkiyede-filantropiye-bakis-tacso-filantropi-konferansi#.VqtKC_mLTIU

(3)Sivil Toplum İzleme Raporu 2013-2014, TÜSEV, 2015 http://tusev.org.tr/tr/arastirma-ve-yayinlar/sivil-toplum-izleme-raporu-1/sivil-toplum-izleme-raporu-2013-2014

Author Sivil Toplum için Destek Vakfı

More posts by Sivil Toplum için Destek Vakfı

Leave a Reply