Kültür Sanat Fonu Kapsamında Desteklediğimiz Semaver Kumpanya ile Kurumsal Hibe Sürecini Konuştuk

Kültür Sanat Fonu’nun 2020 döneminde kurumsal hibe desteği sağladığımız Semaver Kumpanya, sanatsal üretimi ve aktiviteleri şehir merkezinden uzağa taşımak ve bu yolla sanata sınırlı erişimi olanların da sanatsal faaliyetlerden faydalanmalarını sağlamak amacıyla Kocamustafapaşa’daki sahnesinde tiyatro oyunları sahneliyor ve tiyatro atölyeleri düzenliyor. Kurumsal hibe desteğimizi kira giderlerini karşılamak için kullanan Semaver Kumpanya, bu sayede sanat üretimini salgın döneminde de sürdürülebilir kılmayı hedefliyor. Semaver Kumpanya’dan Volkan M. Sarıöz ile yaptığımız röportajda Semaver Kumpanya bünyesindeki tiyatro kütüphanesini ve özel tiyatroların COVID-19 salgınının nedeniyle yaşadığı zorlukları konuştuk.

Semaver Kumpanya’nın kuruluş hikayesini ve yaptığınız çalışmaları paylaşır mısınız? Bir kooperatif olarak kurulmayı tercih etmenizin sebepleri nedir?

Semaver Kumpanya 2002 yılında Işıl Kasapoğlu tarafından, öğrencileri ve Haliç’in öte yakasında tiyatro hayalini destekleyen arkadaşlarıyla birlikte kuruldu. Semaver Kumpanya başlangıçta bir kooperatif olarak başlamadı. İlerleyen dönemde içinde barındırdığı oyuncuları ve çalışma prensibiyle birlikte kooperatif olmaya karar verdi. Semaver Kumpanya yapı olarak oyuncu, dekorcu, sesçi, ışıkçı, kostümcü, dramaturg ve yazarlarıyla kolektif bir çalışma prensibini seçtiğinden ve kumpanya olarak varlığını sürdürmek istediğinden dolayı kooperatif olma kararı aldı.

Semaver Kumpanya çalışmalarını Fatih Kocamustafapaşa’da bulunan Çevre Tiyatrosu’nda gerçekleştiriyor. Kültür-sanat kurumlarının genellikle şehir merkezinde olmayı tercih ettiğini düşündüğümüzde, sizin için bulunduğunuz yerin ve Çevre Tiyatrosu’nun önemi nedir?

Çevre Tiyatrosu bizden çok önce vardı. 1972’de Altan Erbulak’la başlayıp Nejat Uygur’la devam etmiş köklü bir yeri olan bir mekandı. Biz de Haliç’in öte yakasında tiyatro diyerek Çevre Tiyatrosu’ndaki çalışmalarımıza başladık.

Semaver Kumpanya bünyesinde, içeriği sadece tiyatro kitapları ve metinlerinden oluşan Türkiye’nin ilk tiyatro kütüphanesi de yer alıyor. Böyle bir kütüphane oluşturmanızın nedenini ve bu kütüphane aracılığıyla nasıl bir katkı sağlamayı istediğinizi paylaşır mısınız?

Evet gayet güzel bir kütüphanemiz var. Oluşma sürecinde pek çok değerli insanın katkısı oldu. Şimdiye kadar pek çok tiyatro öğrencisi faydalandı ve faydalanmaya devam ediyor. Ayrıca mahalle sakinleri de tiyatromuzun fuayesinde kitaplarla birlikte vakit geçirebiliyor. Kitapların kullanımında herhangi bir kısıtlama bulunmuyor. Gelecekte kütüphanemizin kullanımını daha profesyonel bir anlayışla daha geniş bir kesime açmayı planlıyoruz. Bu kütüphane bizim için çok değerli, hem kütüphanenin oluşumunda katkıları bulunan değerli insanların anıları adına hem kütüphanemizin içeriğinin tiyatro sanatına özel olması nedeniyle bizim için büyük bir anlam taşıyor.

 Kültür-sanat kurumlarının özellikle de tiyatroların COVID-19 salgını ve bu kapsamda alınan tedbirlerden ciddi şekilde etkilendiğini biliyoruz. Salgının getirdiği koşullar Semaver Kumpanya’yı ve özel tiyatroları ne şekilde etkiledi?

COVID-19 salgını, tiyatroları çok etkiledi. İşimizi yapamaz olduk. Tiyatromuzu ayakta tutmak için çok uğraşıyoruz, her şeyin ödemesi maalesef devam ediyor. Ne yazık ki bünyemizde çalışan insanların pek çoğu bu süreçte işsiz kaldı. Salgın bizim mesleğimizi can evinden vurdu. Tüm dünyadaki meslektaşlarımız aynı durumda. Bu sırada en çok zarar görecekler daha küçük ölçekli tiyatrolar oluyor ve elden bir şey gelmiyor. Tabii ki bu zorlu günler sağlıkla bittiğinde işimizin başına çok daha istekli ve dolu bir şekilde dönmek için hazırlanıyoruz. Seyircimizle sıcacık salonlarda yeniden hikayelerimizle buluşmayı dört gözle bekliyoruz.

Semaver Kumpanya’ya Kültür Sanat Fonu’nun 2020 döneminde kurumsal hibe desteği sağlıyoruz. Hibeyi ne şekilde kullanacaksınız? Bu hibenin çalışmalarınıza nasıl bir katkısı olmasını bekliyorsunuz?

Kurumsal hibeyi tiyatromuzun bulunduğu mekanın kirasının bir kısmını ödemek için kullanacağız. Bu süreçte en azından evimizi elimizde tutmuş olacağız. Sağlık olsun, gerisi de olur diyeceğiz.