Category

Çocuk Fonu

Uçan Süpürge ve İletişim Araştırma Derneği ile Bilim ve Teknolojide Kız Çocuklar Projesi Kapsamında Yapacakları Çalışmaları Konuştuk

By | Çocuk Fonu

Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği (Uçan Süpürge Derneği), toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve bu eşitsizliğin kadınların ve kız çocuklarının yaşamında hangi olumsuzluklara neden olduğunu görünür kılınması amacıyla eğitim hakkı, erken yaşta ve zorla evlilikler, hak temelli medya okuryazarlığı başta olmak üzere ulusal ve uluslararası düzeyde araştırma ve çalışmalar yürütüyor. Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle bireysel ve kurumsal bağışçıların finansal desteği ile hayata geçirdiğimiz Çocuk Fonu’nu 2022 döneminde sağladığımız hibe desteğiyle Bilim ve Teknolojide Kız Çocukları projesini hayata geçiriyor. Uçan Süpürge Derneği, proje ile bilim ve teknoloji alanlarında var olan toplumsal cinsiyet eşitsizliğin ortadan kalkmasına katkı sunmayı, kız çocuklarının pozitif bilimlere yönelmesine destek olmayı ve kız çocuklarını bilim ve teknoloji alanlarında üretim yapmaya teşvik etmeyi amaçlıyor.

Uçan Süpürge Derneği ile yaptığımız röportajda; derneğin faaliyetleri, proje kapsamında yürütülecek çalışmalar, STEM alanında kariyer yapmak isteyen kız çocuklarının karşılaştığı zorluklar, Kahramanmaraş depreminin kız çocukları üzerindeki etkisi ve çocuk evlilikleriyle mücadele etmek için geliştirilebilecek politikalar hakkında konuştuk. 

Sivil Toplum için Destek Vakfı’nı takip edenler Uçan Süpürge Kadın ve İletişim Araştırma Derneği’ni ve çalışmalarını yakından tanıyorlar. Derneğinizle ilk kez tanışacak olan okuyucularımız için Uçan Süpürge Derneği’nin kuruluş hikayesinden ve çalışmalarından kısaca bahseder misiniz?

Uçan Süpürge Derneği; toplumsal cinsiyet eşitliğinin her alanda sağlanması, kadınların ve kız çocukların insan haklarının korunması ve geliştirilmesi hedefiyle 2008 yılının sonunda kuruldu. Feminist bilinç, şiddetsizlik, cinsiyet demokrasisi, kadının insan hakları ve sürdürülebilirlik değerleriyle çalışmalarımızı yürütüyoruz. Kurulduğumuz günden bu güne ağırlıklı olarak kız çocukların güçlenmesine yönelik projeler geliştiriyor, farklı kentlerde sivil diyaloğu geliştirmeye öncelik veriyoruz. Uzmanlıklarımız üç temel alanda yoğunlaşıyor: Çocuk yaşta evliliklerin önlenmesi, kız çocuklarının eğitimde ve meslek seçiminde bilim ve teknolojiye yönlendirilmesi ve toplumsal cinsiyet odaklı eleştirel medya okuryazarlığının geliştirilmesi. 2021 yılı itibarıyla engelli kadınlar ile/için çalışmayı da yol haritamıza dahil ettik. Hak temelli savunuculuk ve iletişim ana başlıklarındaki deneyimlerimizi, üye olduğumuz ağlar ve platformlarda aktif rol alarak yeni işbirliklerine dönüştürme gayretimiz var. İnsan hakları odağından ayrılmadan yenilikçi ve yaratıcı fikirler geliştirerek alandaki deneyimlerimizi çoğaltıyoruz. Çocuğa Karşı Şiddetin Önlenmesi Ortaklık Ağı, Engelli Çocuk Hakları Ağı ve Eşitlik İzleme Merkezi’nin aktif üyesiyiz. Ayrıca, çocuk evliliklerinin önlenmesi için 100 ülkede 1600 örgütün bulunduğu küresel bir ağ olan Girls not Brides’ın Türkiye’deki ilk üyesiyiz. 

Çocuk yaşta evliliklerin önlenmesi ve kız çocuklarının eğitim içerisinde kalması için ülke genelinde Sabancı Vakfı, Global Fund for Women, UN Women gibi kurumların desteğiyle çeşitli projeleri içeren Çocuk Evlilikleriyle Mücadele Programını yürüttük. Okullarda STEM (bilim-teknoloji-mühendislik-matematik) seminerleri ve deney uygulamalarının yapıldığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Avrupa Birliği, Ford Otosan gibi kurumların çeşitli zamanlarda desteklediği Bal Arıları Mühendis Oluyor, Bilim ve Teknolojide Kız Çocuklar projelerini 81 ilde uyguladık. Devamında STEM atölyelerimize mülteci kız çocuklarını ve engelli kız çocuklarını da dahil etti. Kadınların medyada temsilini güçlendirmek için toplumsal cinsiyet bakış açısıyla haber üretimi, hak temelli medya izleme ve kadın haber ağları için Demokrasi Yayında, Kadınların Postası, Kırmızı Kalem ve Medyada Engelli Kadınların Temsilinin İzlenmesi gibi birçok proje ürettik ve uyguladık. Diyarbakır’dan RadioJin’le birlikte kadınlar için/ile podcast üretmek amacıyla stüdyo kurduk, eğitimler düzenledik. Şu sıralar Vakfınız desteğiyle yürütmekte olduğumuz projenin yanı sıra, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (United Nations Population Fund-UNFPA) ve Sivil Toplum Geliştirme Merkezi’nin desteğiyle çocuk evlilikleriyle mücadele temalı yeni bir çalışma başlatıyoruz. 

Hibe desteğimizle Bilim ve Teknolojide Kız Çocuklar (Girls Can STEM) projesini hayata geçireceksiniz. Projenin amacından ve yapacağınız faaliyetlerden bahseder misiniz?

Proje lise çağındaki kız çocuklarına STEM meslekleri hakkında bilgi sağlamak, katılımcıları rol modellerle buluşturmak ve meslek seçiminde toplumsal cinsiyete dayalı kalıp yargıları sorgulatmak amacıyla bir dizi eğitim ve atölye çalışmalarını içerecek şekilde planlandı. Hedef kitlemiz 14-17 yaş arası kız çocukları. Uygulama yeri olarak seçtiğimiz kentlerin ikisi 6 Şubat depreminden etkilenen bölgede kaldığı için projemizin uygulama planını güncelleyeceğiniz. 

Projemizi geliştirirken göçmen, mülteci, engelli kız çocuklarını dışarıda bırakmadan, kesişim alanlarındaki ayrımcılıklara ve hak ihlallerine dikkat çekmek ve aynı zamanda ihmal edilmiş tüm kesimlerden kız çocukların güçlenmesi için alan açmak istedik. Mesleklerin cinsiyetlendirilmiş olması ve bazı mesleklerden kadınların dışlanması kız çocuklarının eğitim ve meslek seçiminde kararlarını etkiliyor ve potansiyellerini kullanamamalarına sebep oluyor. STEM projemizle buna dair farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz ve toplumsal cinsiyet klişelerine göre değil kız çocuklarının hayallerine ve yeteneklerine göre mesleğe yönlendirilmesini istiyoruz. Proje kapsamında 500 kız çocuğa ve yetişkine ulaşmayı hedefliyoruz.

Farklı yaş gruplarıyla yaptığınız çalışmalardan edindiğiniz deneyimleri düşündüğünüzde, STEM alanında eğitim veya kariyer yapmak isteyen, özellikle düşük gelirli topluluklardan gelen kızların karşılaştığı en büyük zorluklar neler?

Kız çocuklar sadece biyolojik cinsiyetleri değil, etnik kökenleri, vatandaşlık durumları, inançları, konuştukları dil, cinsel yönelimleri, fiziki görünüşleri, giyimleri gibi birçok nedenle birden fazla ayrımcılığa maruz kalıyor. Gelir durumunun yarattığı koşullar ise bu ayrımcılığın derinleşmesine sebep oluyor. Gelir durumu düşük ailelerin kız çocukların eğitimiyle ilgili öncelikleri; meslek edinmesi kolay olduğu düşünülen, mezun olur olmaz iş bulabilme imkânı görece rahat olan ve çalışma saatlerinin ev içinde bakım işlerini yapmayı engellemeyecek şekilde yürütülen alanlar. Kadınların istihdamının belirli sektörlerle sınırlı olması bu durumu destekleyen bir faktör olarak da karşımıza çıkıyor.  

Bilim, teknoloji, mühendislik, matematik alanlarına dair mesleklerin oğlan çocuklar için uygun olduğu düşüncesinin yerleşik olduğu kültürel kalıplar, ekonomik durumun yetersizliğiyle birleşince kız çocukların karşılarında duran duvarı daha da kalınlaştırıyoruz. Toplumsal cinsiyetle ilgili kalıp yargılara dair farkındalık kazanma, sağlanan imkanlar, kamu politikalarının uygulanması ve STEM alanında bilinçlendirme çalışmalarına erişimle mümkün. 

6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş depremi kırılgan grupların daha da dezavantajlı olmasına neden oldu. Kız çocuklar özelinde çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşlarından biri olarak depremden etkilenen kız çocuklar için gözetilmesi gereken önceliklerden bahseder misiniz? 

Kadınlar ve kız çocuklar afet durumlarında en hassas gruplar arasında. Doğa olaylarının afete/felakete dönüştüğü durumlarda bunların sonuçlarından kadınlar ve erkekler farklı biçimlerde etkileniyor. Kadınların yaşamı genellikle ev içi ile sınırlandırıldığından depreme evde yakalanıyorlar ve hayatta kalma şansı azalıyor. Ayrıca, örneğin deprem anında kendilerinden çok çocuklarının korunmasına odaklanıyorlar. Depremde hayatını kaybeden kadınların önemli bir bölümü, gündelik bakım işlerinin gerektirdiği araçlar, giysi veya gıda almak için hasarlı binalara giren kadınlardı. Toplumsal cinsiyet rolleri kadınların afet durumunda da en korunaksız, risklere en açık hale gelmesine neden oluyor. Afet sonrası süreçte kadınların ve kız çocukların özgün ihtiyaçlarının yanı sıra bir de güvenlik sorunu var. Barınma alanlarının onların güvenliğini sağlayacak şekilde oluşturulması, cinsel istismar ve şiddetten korunmaları, hijyen ihtiyaçlarının karşılanması da gerekiyor. Gelişim süreçlerinin desteklenmesi ve kesintiye uğrayan eğitimlerine devam edebilmeleri için gerekli şartların oluşturulması da lazım. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin afet durumlarında daha da belirginleştiğini Kahramanmaraş depremiyle bir kez daha gördük. Afet yönetimi bilgisinin herkes için erişilebilir olması, afet sonrasında verilen desteklerin kadınların ihtiyaçları ve öncelikleri gözetilerek planlanması çok önemli. Medyanın sorumluluğuna da dikkat çekmek istiyoruz; çocukların fotoğraf ve görüntüleri paylaşılmamalı, özellikle insan kaçakçılarının olası girişimlerini önlemek adına, kurtulan kız çocukların görüntüleri medyada rastgele kullanılmamalı. 

Birleşmiş Milletler’in 2021 yılında yayımladığı rapora göre 10 yıl içerisinde çocuk yaşta evli kız çocuklarının sayısının 10 milyonu bulması bekleniyor. Çocuk evlilikleriyle mücadele etmek amacıyla ulusal düzeyde geliştirilmiş bir strateji ya da politikası bulunuyor mu? Bu tür bir çalışmanın hayata geçirilmesi için hangi paydaşlar tarafından neler yapılması gerekiyor? 

Çocuk evliliklerinin iklim kriziyle ilişkisine de kafa yoran bir kadın örgütü olarak, doğa olaylarının yol açtığı yıkımlardan sonra görece güvenli bölgelere göçle birlikte çocuk evliliklerinin de ‘taşındığını’ öngörebiliriz. Bu, ülkenin batısında çocukların evlendirildiği vakalar olmadığı ve bu toplumsal sorunun doğu illerinden göç ettiği anlamına gelmesin çünkü bu doğru bir bilgi olmaz. Çocuk yaşta evlendirmeler depremlerden önce de Suriyeli insanlar buraya gelmeden önce de vardı, halen var. Dinamikleri değişiyor sadece. Deprem bölgesinden ayrılıp başka kentlere yerleşen kişiler bu yeni yaşama uyum sağlamaya çalışırken birçok sosyo-ekonomik ve kültürel sorunla karşılaşacak. Yoksulluk, yabancılık ve uyum sürecinin zorlukları kız çocukların evlendirilmesini hızlandırabiliyor. Yaşadığımız ülkede kapsamlı, sürdürülebilir ve insan hakları temelinde bir çocuk politikası yok. Toplumsal cinsiyet eşitliği sosyal politikaların bir izleği değil. Dolayısıyla, kız çocukları ihmal ve istismardan, cinsel saldırı ve ev içi şiddetten, çocuk satışı ve evliliğinden koruyacak bir mekanizma da yok. Hak temelli anlayış yerine himayecilik bir politika olarak benimseniyor, oysaki hak ihlallerinin olmadan önlenmesi için stratejiler geliştirilmeli. Çocukların evlendirilmesi yasal olmadığı halde toplumda geniş bir kesim tarafından kabul edilebilir görülüyor. Var olan yasaların yetmediği yerde Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleri esas alınmalı, bu anayasanın bir gereği. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ülkemizde de yürürlükte olmasına rağmen çocuklar korunamıyor çünkü sözleşmenin hükümleri uygulanmıyor. Cezasızlığın kültüre dönüştüğü yerde hak öznelerini korumak ve ihlalleri olmadan önlemek zaten çok zor. Çocuk evliliklerini önleyebilmek için hukukun etkin biçimde uygulanmasının yanı sıra normların da değişmesi gerekiyor. Kız çocukları için güvenli alanlar yaratmak, eğitimin içinde kalmalarını sağlamak ve evliliğin sadece yetişkinler için bir hak olduğu, çocuk yaşta evlendirmenin suç olduğu bilgisini yaygınlaştırmak gerekiyor. 

 

Fikir ve Sanat Atölyesi Derneği Çocuk Hakları Krizi Değil! Yerel Yönetimler İçin Çocuk Hakları Temelli Kriz Yönetimi Projesini Tamamladı

By | Çocuk Fonu

Fikir ve Sanat Atölyesi Derneği (FİSA) bir yandan maddi yetersizlikler nedeniyle öğrenimini tamamlayamamış, şehir ya da öğrenim kurumu değiştirmiş veya kayıt yaptırmaktan imtina etmiş öğrencilere burs kaynağı sağlarken, öte yandan çocuk haklarının korunması ve hayata geçirilmesi amacıyla, çocuk ihmali ve istismarı, çocuk işçiliği, ayrımcılık, çocuk katılımı, çocuk ve göç, engellilik ve eğitim alanlarında proje ve programlar yürütüyor. Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle bireysel ve kurumsal bağışçıların finansal desteği ile hayata geçirdiğimiz Çocuk Fonu’nun 2021 döneminde sağladığımız hibe desteği ile Çocuk Hakları Krizi Değil! Yerel Yönetimler İçin Çocuk Hakları Temelli Kriz Yönetimi projesini hayata geçirdi. Proje kapsamında dernek, yerel yönetimlerin olağan koşulların yanı sıra yangın, salgın, sel gibi çeşitli kriz durumlarında da çocukların yaşam, sağlık, eğitim, barınma, beslenme, katılım hakkı gibi temel hak ve özgürlüklerinin yerine getirilmesini sağlayacak ve ihlalleri önleyecek yerel politikalar ve uygulamalar geliştirilmesine destek olacak bir stratejik plan hazırlayarak, Çiğli Belediyesi, Sultanbeyli Belediyesi ve Fındıklı Belediyesi’sine bu stratejiler üzerinden eğitimler düzenledi. 

FİSA Çocuk Hakları Merkezi Kurucusu ve Proje Koordinatörü Esin Koman ile yaptığımız röportajda; 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremler sonrası yürüttükleri çalışmalar, Türkiye’de Çocuğun Yaşam Hakkı Raporu, hibe kapsamında hayata geçirdikleri proje ve gelecek dönem planları hakkında konuştuk. 

6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş depremi sonrasında sahada faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından (STK) biri olarak yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz? Sahadaki deneyimlerinizden yola çıkarak, deprem sonrasında yapılan müdahale çalışmalarının koordinasyonu ve çocuklara yönelik çalışmaların etkisi konusundaki görüşleriniz nedir?

Öncelikle depremin beşinci gününden itibaren insan hakları örgütleriyle birlikte bir koordinasyon oluşturularak deprem bölgesine izleme ve raporlama yapmak üzere saha çalışması yaptık. Farklı örgütlerden oluşan ekiplerle beraber farklı bölgelere üçer günlük ziyaretler yaptık. Durum değerlendirmesi ve ihtiyaç analizi yaparak bundan sonra yapılacak çalışmalar planlandı.  Depremin insan hakları bağlamında etkilerinin görünür kılındığı, oluşabilecek hak ihlallerine dikkat çeken ve önerilerin de yer aldığı ortak bir rapor hazırlandı. Kamuoyu, kamu idaresi ve ilgili STK’lar, medya  ve uluslar arası kurumlarla paylaşıldı. 

Buna paralel olarak depremin ikinci günü FİSA Çocuk hakları merkezi olarak çocuk hakları örgütlerine bir çağrı yaptık. Çağrı karşılık buldu ve Afet Sivil Çocuk Koordinasyonu kuruldu. İçinde çocuk hakları örgütlerinin ve çocuk hakları aktivistlerinin de bulunduğu yaklaşık 200 kişilik bir yapı oluştu. İlk bir ay her gün ve sonrasında düzenli periyotlarda çevrimiçi toplantılarla bir araya geldik. Temalara ve acil yapılması gerekenlere göre çalışma grupları oluşturuldu. Depremde çocukların korunmasına ilişkin çok hızlı ve acil nelerin yapılması gerektiğiyle ilgili bilgi ve belge üretildi. Hem sosyal medya da hem de kamu kurumlarıyla paylaşıldı. Sahaya çıkan çocuk hakları örgütleri ya da aktivistleriyle sahadan gelen bilgiler değerlendirildi, ihtiyaçlar tespit edildi. Gerekli işbirlikleri sağlandı. Bu konularla ilgi kaynaklar oluşturuldu; ebeveynler, kamu idaresi, gönüllüler, uzmanlarla paylaşıldı ve yaygınlaştırıldı. Depremin yarattığı hak ihlallerine ilişkin hızlı ve acil savunuculuk çalışmaları yapıldı. Hem yurt içinde hem de yurt dışında olmak üzere hak ihlalleri görünür kılınmaya çalışıldı. Koordinasyon hale devam ediyor. Sürecin getirdikleri göz önünde bulundurarak yapısı ve içeriği ile ilgili yeni düzenlemelerin yapılması üzerine çalışılıyor. 

FİSA Çocuk Hakları Merkezi olarak izleme yapmak, model oluşturmak ve çocukların seslerini duyurmak üzere hak temelli psiko-sosyal destek çalışmaları başlattık. Kahramanmaraş- Elbistan ve Adıyaman Merkez’de saha ziyaretleri yaparak ihtiyaçları belirleyip, çalışma programları hazırladık. Gönüllü ve profesyonel ekipler oluşturmaya çalışıyoruz. Özellikle çocuklarla çalışacak gönüllülere çocuk hakları temelli eğitim programları hazırlayıp atölyeler düzenliyoruz. 

Yakın zamanda Türkiye’de Çocuğun Yaşam Hakkı Raporu’nu yayımladınız. Raporun öne çıkan bulgularından ve sunduğunuz çözüm önerilerinden bahseder misiniz?

En önemli bulgu yaşamını kaybeden çocukların hepsinin önlenebilir sebeplerden dolayı yaşamını kaybettiğidir. Gerek aile gerek devlet yapılarının – okul hastane oyun alanları- içinde yaşanan bu hak ihlallerinin nedeninin toplumun ve devletin çocuk algısının çarpıklığı, çocuğu yok sayan bir bakış açısının benimsenmiş olması ve hizmetlerin hak temelli bir bakış açısıyla çocuk odaklı olmamasından kaynaklandığını söyleyebiliriz. 

Çözüm önerisi olarak yıllardır söylediğimiz gibi, bütüncül, çocuğu merkeze alan hak temelli bir çocuk politikasının benimsenmesi, uygulanması ve sistemli bir şekilde izlenmesi gerekiyor. 

Hibe desteğimizle gerçekleştirdiğiniz Çocuk Hakları Krizi Değil! Yerel Yönetimler İçin Çocuk Hakları Temelli Kriz Yönetimi projesini tamamladınız. Proje kapsamında yürüttüğünüz çalışmalardan bahseder misiniz?

İlk önce yerel yönetimlerin kriz dönemlerinde hak temelli stratejiler geliştirilmesine destek olanak sağlayacak çocuk hakları temelli standartlar geliştirdik. Belirlediğimiz üç belediyenin ilgili personelleri ile çocuk hakları eğitimleri düzenledik. Bu belediyelerinin çocuk hakları stratejilerin ilişkin hazırladıkları belgeleri, kurmuş oldukları birimlerin çalışmalarını inceledik. Ve özellikle kriz dönemlerinde çocuk hakları temelli yapılması gerekenlere yönelik öneriler geliştirdik ya da var olan çalışmalarını güçlendirecek şekilde değerlendirmeler yaptık. 

Bu tarama çalışması doğrultusunda taslak strateji belgeleri hazırladık. Bu belgeleri belediyelerin ilgili birim personelleriyle çevrimiçi toplantı yaparak sunduk. Onların görüşlerini ve geri bildirimlerini aldık. Ve bir süre belirleyerek kriz dönemlerine ilişkin çocuk hakları temelli strateji belgelerini hazırlamalarını istedik.

Son olarak hem proje sürecini hem de çıktıklarımızı paylaştığımız geniş katılımlı çevrimiçi bir toplantı yaptık. Bu toplantıya birçok belediyenin ilgili birimlerinde çalışan kişileri çağırdık. Hem hazırlanan strateji belgeleri sunuldu (Proje kapsamında çalıştığımız belediyeler, İzmir- Çiğli ve İstanbul- Kartal belediyesi) hem de projeye dahil olamayan ama bu konuda çalışmaları olan belediyeler yaptıkları çalışmaları anlatı. Sonunda ufak bir form düzenlenerek ihtiyaçlar ve öneriler konuşuldu.

Çocuk Fonu’ndan aldığınız hibe desteğinin derneğinize ve çalışmalarınıza ne tür katkıları oldu? Çocuklara yönelik yapılan çalışmaların farklı bağışçılar tarafından desteklenmesi sizce neden önemli?

Çocuk Fonu’ndan almış olduğumuz hibe desteğiyle beraber derneğimizin görünürlüğü arttı. Çalışmalarımızı anlatma ve geliştirme olanağı yarattı. Yeni işbirlikleri geliştirme fırsatı oluştu. Aynı zamanda çocuk hakları meselesine ilişkin farkındalığın artmasında ve görünür olmasına katkı sağladı. Fonun diğer önemli katkısı, alana ilişkin özellikle yerel yönetimlerin ihtiyaçları ortaya çıktı ve buna bağlı olarak yeni çalışma alanlarını tanımlama fırsatı yakaladık ve uzmanlık alanlarımız güçlendi. Ayrıca, yerel yönetimlerin çocuk hakları meselesine bütüncül bakış açısıyla yaklaşmasına neden oldu bu da bizim çalışmalarımızı güçlendirecektir. Çocuk hak ihlallerini görünür kıldı. Çözüm önerilerinin tartışılmasını sağladı. Çocuk hakları meselesini farklı kurumların gündemine alması, çocuk hakları meselesinin ana akımlaştırılması, bağış yapan kurumların sadece kendi belirledikleri alanlarla sınırlı kalmayıp meseleye bütüncül bakması, bu konuda da güçlenmesi, çocuk hakları alanının genişlemesi ve daha fazla görünür olması açısından önemlidir. Bu durum, meseleye bütüncül bakmaya neden oluyor

Fikir ve Sanat Atölyesi Derneği’nin gelecek dönemde yapmayı planladığı çalışmalardan ve önceliklerinden bahseder misiniz? 

Depremin yarattığı etkileri ortadan kaldırmak üzere çocuk katılımına ilişkin ve bu etkilerin görünür kılmak üzere izleme ve raporlama çalışmalarımız öncelikli olmak üzere, çocuk isçiliğinin önlenmesi, çocuk haklarının izlenmesi ve raporlanması, çocuk hakları temelli atölyelerin geliştirilmesi ve yaygınlaşması, çocuk hakları ihlallerine ilişkin davaların izlenmesi, çocuk hakları merkezinin kapasitesinin güçlendirilmesi öncelikli çalışmalarımız arasında yer alacaktır. 

 

Çocuk Fonu 2022 Dönemi Fon Başlangıç Raporu Yayımlandı

By | Çocuk Fonu

Çocukların ihtiyaçlarının giderilmesi ve haklarının tesis edilmesi için 0-15 yaş arası çocuklarla çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini ve kurumsal gelişimlerini desteklemek amacıyla Turkey Mozaik Foundation işbirliği, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Çocuk Fonu’nun 2022 dönemi fon başlangıç raporu yayımlandı. Fon kapsamında; Bütün Çocuklar Bizim Derneği, Kozalak Derneği, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Yerelden Kalkınma Derneği ve Zeytin Çekirdekleri Derneği’ne toplam 544.000 TL hibe desteği sağlıyoruz.

Çocuk Fonu 2022 döneminin yapısı, desteklediğimiz STK’lar ve yapacakları çalışmalara dair bilgilerin yer aldığı raporumuza buradan ulaşabilirsiniz.

Çocuk Fonu’nun 2022 Döneminde Yapılan Başvurularla İlgili Değerlendirme Metnimiz Yayımlandı

By | Çocuk Fonu

Çocukların ihtiyaçlarının giderilmesi ve haklarının tesis edilmesi için 0-15 yaş arası çocuklarla çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini ve kurumsal gelişimlerini desteklemek amacıyla Turkey Mozaik Foundation işbirliği, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Çocuk Fonu’nun 2022 dönemi başvuru ve seçim süreçleri tamamlandı.

STK’ların bu süreçte öne çıkan ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılabilmesi amacıyla Fonun bu dönemi için yapılan başvuruların yoğunlaştığı konulara, başvuru yapan kuruluşların genel durumu ve ihtiyaçlarına dair değerlendirmelerimizin yer aldığı açıklama metnine buradan ulaşabilirsiniz

 

Çocuk Fonu’nun 2022 Döneminde Desteklenecek STK’lar Belirlendi

By | Çocuk Fonu

Çocukların ihtiyaçlarının giderilmesi ve haklarının tesis edilmesi için 0-15 yaş arası çocuklarla çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini ve kurumsal gelişimlerini desteklemek amacıyla Turkey Mozaik Foundation işbirliği, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Çocuk Fonu’nun 2022 döneminde desteklenecek STK’lar belirlendi. Fon kapsamında 5 STK’ya toplam 544.000 TL hibe desteği sağlayacağız.

Desteklenen STK’lar ve çalışmaları ile ilgili ayrıntılı bilgileri aşağıda görebilirsiniz:

Bütün Çocuklar Bizim Derneği (BÇBD): Bütün Çocuklar Bizim Derneği, çocukların eğitimini, mutluluğunu ve sağlıklı gelişimlerini desteklemek ve bu konudaki ekonomik, sosyal, hukuki, psikolojik, kültürel ve fiili her türlü engele karşı mücadele vermek amacıyla çalışmalar yapıyor. Dernek, dezavantajlı çocuklar için kıyafet, kitap ve okul malzemeleri gibi ayni destekler sunmanın yanı sıra eğitimlerine destek olmak için burs desteği de sağlıyor. Bütün Çocuklar Bizim Derneği, Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla sağladığımız 113.000 TL hibe desteğiyle Dersimiz Zorbalık projesini hayata geçirecek. Proje kapsamında BÇBD, İstanbul’un dezavantajlı bölgelerinde bulunan 4 farklı ilköğretim okulunda eğitim gören 3. sınıf öğrencilerinin, okulda karşılaşabilecekleri zorbalıklara karşı farkındalık kazanmaları amacıyla çeşitli etkinlikler ve grup çalışmaları yapacak. Aynı zamanda, bakım verenlerin ve öğretmenlerin akran zorbalığı hakkında bilgi ve farkındalık kazanması için seminerler düzenleyecek.

Kozalak Derneği: Kozalak Derneği, sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi, sürdürülebilir yaşam biçimlerinin yaygınlaşması ve küresel yurttaşlık bilincinin gelişmesi için gerekli bilgi ve becerileri çocuk, genç ve yetişkin tüm öğrenicilerin yaygın ve/veya örgün eğitim metotları ile elde etmesini sağlamak amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla sağladığımız 82.000 TL hibe desteğiyle Yerküre Dostları Validebağ ile Bağ Kuruyor! projesini hayata geçirecek olan Kozalak Derneği; proje kapsamında, 9-12 yaş arası çocukların açık alanda oyun oynama hakkına erişmesi amacıyla Validebağ Korusu’nda eğitim faaliyetleri gerçekleştirecek. Bu amaç doğrultusunda dernek, çocukların Validebağ Korusu’nun habitatını yakından tanınması, Koru ile bağ kurma deneyimlerini birbirleriyle ve başkalarıyla paylaşması ve sürdürülebilir yaşam pratikleri konusunda edindikleri bilgi ve becerileri sergilemesi amacıyla 6 haftalık eğitim çalışmaları yürütecek. Eğitmen ekip tarafından doğa ve deneyim temalı oyunlardan oluşacak eğitim programıyla 120 çocuğa ulaşacak.

Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği (Uçan Süpürge Derneği): Ankara’da faaliyet yürüten Uçan Süpürge Derneği, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve bu eşitsizliğin kadınların ve kız çocuklarının yaşamında hangi olumsuzluklara neden olduğunu görünür kılınması amacıyla eğitim hakkı, erken yaşta ve zorla evlilikler, hak temelli medya okuryazarlığı başta olmak üzere ulusal ve uluslararası düzeyde araştırma ve çalışmalar yürütüyor. Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla sağladığımız 129.000 TL hibe desteğiyle, bilim ve teknoloji alanlarında var olan toplumsal cinsiyet eşitsizliğin ortadan kalkmasına katkı sunmak, kız çocuklarının pozitif bilimlere yönelmesine destek olmak, kız çocuklarını bilim ve teknoloji alanlarında üretim yapmaya teşvik etmek amacıyla Bilim ve Teknolojide Kız Çocuklar – Girls Can STEM projesini hayata geçirecek. Proje kapsamında dernek, Adana, Ankara, Diyarbakır ve Eskişehir illerinde STEM’i ve STEM uygulamalarını kız çocuklarına ve bakım verenlere anlatmak için 10 adet yüz yüze seminer düzenleyecek. Uçan Süpürge Derneği bu seminerler aracılığıyla 250 kız çocuğuna ve 250 bakım verene ulaşacak. Aynı zamanda Bilim ve Teknolojide Kız Çocukları başlığıyla buluşmalar düzenleyecek olan dernek, STEM alanında çalışan profesyonellerle çocukları bir araya getirmek için Ankara ve Mardin’de 3 adet yüz yüze buluşma düzenleyecek. Son olarak dernek, hibe kapsamında yarı zamanlı proje koordinatörü istihdam edecek.

Yerelden Kalkınma Derneği (YERKAD): Yerel ve bölgesel potansiyelin harekete geçmesi amacıyla bütüncül kalkınmayı hedef edinen YERKAD, ekonomik ve sosyal gelişimin yanı sıra kültürel ve çevresel sürdürülebilirliği destekleyen, teşvik eden ve bu alanlarda politika üretimine katkı sağlayan çalışmalar yürütüyor.  Şanlıurfa’da faaliyet yürüten dernek, başta mevsimlik tarım işçileri olmak üzere Şanlıurfa yaşayan dezavantajlı çocuklara yönelik çeşitli projeler geliştiriyor. Turkey Mozaik Foundation bünyesindeki Meltem Göçer Fonu eş finansmanıyla 130.000 TL hibe desteği sağladığımız YERKAD, Mevsimlik Tarım İşçisi Öğrencilere Yönelik Yeni Bir Eğitim Modeli projesini hayata geçirecek. Proje kapsamında Şanlıurfa’nın Eyyubi’ye ilçesinde bulunan bir ilköğretimde eğitim gören 60 tarım işçisi öğrenciye yönelik hızlandırılmış bir eğitim müfredatı uygulanacak olan YERKAD, bu eğitim müfredatı ile eğitim öğretim yılına geç başlamak zorunda kalan tarım işçisi öğrencilerin müfredatın gerisinde kalması önlenecek. Hazırlanacak eğitim modeli kapsamında öğretmenlere yönelik mevsimlik tarım işçisi öğrencilere nasıl yaklaşılması gerektiği konusunda eğiticinin eğitimi atölyesi düzenlenecek.

Zeytin Çekirdekleri Derneği: Balıkesir’de faaliyet yürüten Zeytin Çekirdekleri Derneği, bütün çocukların eğitime ve sanata ulaşma haklarının olması gerçeğinden hareketle sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı, kaliteli eğitime ve sanata ulaşamayan, maddi imkanları olmayan 7-11 yaş arası çocuklara bu alanlarda destek sağlamak amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla 90.000 TL hibe desteği sağladığımız Zeytin Çekirdekleri Derneği, eğitime ve sanata ulaşmakta güçlük çeken ya da ulaşamayan çocuklara yönelik 2019 yılından beri hayata geçirdiği Renkli Saatler projesine devam edecek. Proje kapsamında, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel açıdan dezavantajlı çocuklara yönelik kitap okuma ve müzik atölyesi yapacak olan dernek aynı zamanda çocukların kütüphaneyle tanışması için kütüphane ziyaretleri gerçekleştirecek.

Bilim Kahramanları Derneği Kızlar Bilimle Buluşuyor Projesinin 4. Fazını Tamamladı

By | Çocuk Fonu

Bilim Kahramanları Derneği (Bilim Kahramanları), bilimsel düşünce ve bilimsel farkındalığın toplumun her kesiminde yayılması ve teşvik edilmesi amacıyla çalışmalar yapıyor, çocukların ve gençlerin erken yaşta bilimle buluşmalarını sağlıyor. Çoçuk Fonu’nun 2021 döneminde Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla hibe desteği sağladığımız Bilim Kahramanları, uluslararası bir program olan Minik Bilim Kahramanları Buluşuyor (FIRST LEGO League Jr) kapsamında Kızlar Bilimle Buluşuyor projesinin 4. Dönemini tamamladı. Proje kapsamında 16 farklı şehirde yer alan 20 devlet okulunda okuyan 115 kız çocuğunun bilim, teknoloji, matematik ve mühendislik becerileri (STEM) kazanması; kodlama, proje geliştirme, takım çalışması, sunum yapma gibi alanlarda deneyim elde etmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalıklarının arttırılması için faaliyetlerini yürüttü. 

Bilim Kahramanları Derneği Genel Sekreteri Aslı Yıkıcı Yurtsever ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; 11.yaşını kutlayan Bilim Kahramanlarının yaşadığı dönüşümü, Bilim Gençlerle Kazanacak projesini, hibe kapsamında yürüttükleri faaliyetler ve derneğin gelecek dönem planları hakkında konuştuk. 

Bilim Kahramanları yakın zamanda 11. yaşını kutladı. Aradan geçen zamanı değerlendirdiğinizde, çalışma alanınız ve buna paralel olarak Bilim Kahramanları’nın yaşadığı değişime dair öne çıkan noktalardan bahseder misiniz?

Bilim Kahramanları Derneği, Amerika Birleşik Devletleri’nden FIRST (For Inspiration and Recognition of Science and Technology) ve Danimarka’dan LEGO Group’un ortaklığında geliştirilen FIRST LEGO League programını, Türkiye’de 2004 yılında uygulamaya başlayan bir grup bilim dostu tarafından kurulmuştur. Şu anda 100’ü aşkın ülkede uygulanan ve Türkiye’de Bilim Kahramanları Buluşuyor adıyla uyguladığımız FIRST LEGO League programıyla çocuklara ulaşan kurucularımız; Türkiye’de bilim, bilimsel düşünce ve bilim farkındalığı adına yapılacak birçok çalışmayı hayal ederek bu yolculuğa başlamıştır. Aradan geçen 11 yıl içerisinde bu programa ek olarak bilimle, teknolojiyle, mühendislikle ve farklı becerilerin gelişimine odaklanan birçok program ve proje çocuklar için hayata geçirilmiş, bilim insanları desteklenmiş, Türkiye’nin farklı şehirlerinde yürütülen etkinlikler aracılığıyla toplum genelinde farkındalık sağlanmış ve 60.000’i aşkın çocuğa ulaşılmıştır. 

Değişimle ilgili öne çıkan iki başlıktan bahsedebiliriz. İlk olarak, 11 yıl içerisinde çalışmalar hem derinleşmiş hem de yaygınlaşmıştır. 19 yıl önce 9-16 yaş arasındaki çocukların FIRST LEGO League programına katılımlarının desteklenmesi ile hikayesi başlayan Bilim Kahramanları Derneği, 2022 yılında havacılıktan yazılıma, kız çocuklarının teknolojiye ilgisini arttırmaya yönelik çalışmalardan, bilim insanları ile gençleri bir araya getiren öğrenme ortamları geliştirmeye kadar STEM dünyasının farklı başlıklarında faaliyetler yürütüyor. 

İkinci olarak da Bilim Kahramanları topluluğundan güç alarak dönüşüm desteklendiğinden bahsedebiliriz. Dönüşümün bu boyutu Bilim Kahramanları Derneği’nin programlarından mezun olan gençlerin, üniversite yıllarında ve iş hayatlarında derneğin çalışmalarına farklı alanlarda destek (gönüllü, bağışçı, uzman, üye vb.) sunmaya başlamasıyla yaşanmıştır.  Mezun gençlerin dernek çalışmalarına katılması çalışmaların niteliklerinin artmasına ve yeniliklerin daha hızlı bir şekilde hayata geçirilmesine fırsat veriyor. Bu noktada dernekle 13 yaşında tanışan Alper Dokay’ın desteğiyle 2021 yılında hayata geçirdiğimiz Gönüllü Platformu’ndan bahsedebiliriz. Koç Holding ile United Nations Development Programme (UNDP) ortaklığında yürütülen BOOST Sivil Toplum Teknoloji Hızlandırma Programı desteği ve Ülkem İçin Fonu katkılarıyla Bilim Kahramanları Gönüllü Portalı’nı hazırladık. Proje döneminde Bilgisayar Mühendisliği son sınıf öğrencisi olan Alper’in öncülüğünde derneğin gönüllü ve mezunlarından oluşan bir platform geliştirdik. Ayrıca mezunlarımızdan Dimitra Pribiloviç dernek yönetim kurulumuzda yer alıyor, aktif olarak çalışmalara ve karar alma süreçlerine katılıyor. 

Bilim Gençlerle Kazanacak projesiyle 14-18 yaş aralığındaki lise öğrencilerinin bilim insanları ile bir araya gelmesine imkân tanıyorsunuz. Proje kapsamında yürüttüğünüz çalışmalardan bahseder misiniz? Birlikle faaliyet yürüttüğünüz grup özelinde düşündüğünüzde lise öğrencilerinin bilime ilgisinden bahseder misiniz?

Bilim Kahramanları Derneği olarak Pfizer Türkiye işbirliğinde Bilim Gençlerle Kazanacak projesini bilim insanları ile gençleri bir araya getirmek ve gençlere kariyer seçim süreçlerinde ilham olmak amacıyla 2021 yılında başladık. Hedef kitlemiz 14-18 yaş aralığındaki lise öğrencileri. Proje kapsamında nanoteknolojiden genetiğe, yapay zekadan psikoloji bilimine kadar farklı disiplinlerden bilim insanları ile çevrimiçi ortamda buluşan gençler, ilgilerini çeken bilim alanlarında bilgiler edinirken aynı zamanda deneyim de kazanıyor.  Çevrimiçi atölyelerde bilim insanlarıyla birebir diyalog geliştiren gençler, sorular sorarak merak ettikleri konular hakkında yeni bilgiler ediniyor. Ayrıca, özellikle de kariyer seçimleri ile ilgili karar alma süreçlerinde destek alabiliyor.

Programın başladığı dönemde pandeminin etkileri çok daha fazla hissediliyordu; bu nedenle, çevrimiçi atölyelere katılım konusunda bir sorunla karşılaşmayacağımızı biliyorduk; ancak Eylül ayı ile birlikte katılım konusunda tedirginlerimiz oluştu. Bu tedirginliklerin aksine katılım sayımız hiçbir zaman azalmadı hatta artarak devam ediyor. Lise öğrencileri, üniversite eğitimine başlamadan önce farklı alanlardan bilim insanlarıyla bir araya gelerek, üniversite ve meslek tercihleri konusunda yönlendirme almaya ihtiyaç duyuyorlar. Çevrimiçi atölyelerimiz de bu ihtiyacın giderilmesine katkı sunuyor. Uygulamalar sonrasında yaptığımız değerlendirme çalışmasına göre gençler atölye duyurularına çoğunlukla sosyal medya hesaplarımız üzerinden ulaşıyor. İçeriğin uygulamalı olması, bazı uygulamaların deney içermesi, bilim alanındaki başlıkların güncel uygulamalar ile desteklenmesi katılımcıların hoşuna gidiyor ve katılım motivasyonlarını destekliyor. Bu güzel ilgi karşısında projenin farklı etkinlikleri de dahil ederek yaygınlaşmasını umuyoruz. 

Hibe desteğimizle hayata geçirdiğiniz Kızlar Bilimle Buluşuyor projesini 4. fazını yakın zamanda tamamladınız. Proje kapsamında yürüttüğünüz çalışmalardan bahseder misiniz?

Kızlar Bilimle Buluşuyor projemizin 4. fazını Ağustos ayında tamamladık. 48 öğretmenin desteğiyle 16 şehirden 115 kız çocuğuna ulaştık. Proje kapsamında kız çocukları Minik Bilim Kahramanları Buluşuyor programına katıldı. Programın bu seneki genel teması CARGO CONNECT: Bir Kargonun Yolculuğu olarak belirlendi. Bu sezonda, her takım kargoların nasıl taşındığı, nasıl ayrıştırıldığı ve teslimat noktalarına nasıl aktarıldığı konularına odaklandı ve bu alanlardaki sorunlar ile yenilikleri keşfettiler. Sonrasında ise takım olarak kargoların taşıma sürecini iyileştirecek fikirlerini LEGO parçalarını kullanarak tasarladılar. Tasarladıkları proje modellerine kodlama becerilerini kullanarak hareketli bir parça eklediler. Tüm bu süreç boyunca takım olarak çalışma, problem çözme, iletişim ve araştırma gibi birçok farklı beceri kazandılar. Farklı takımlarla birlikte katıldıkları Minik Bilim Kahramanları Buluşuyor festivalinde tüm çalışmalarını gönüllü gözlemcilere aktardılar, sunum yaptılar ve akranları ile eğlenceli etkinliklere katıldılar. Festival sonunda her çocuğa süreçte öğrendiklerinin takdir edildiğini gösteren bir madalya hediye edildi. Aynı zamanda da her takım, çalışmalarının en güçlü olduğu alanda bir ödüle layık görüldü. Böylelikle program devlet okullarında okuyan kız çocuklarının STEM çalışmalarına katılması konusunda büyük bir motivasyon sağladı.

Minik Bilim Kahramanları Buluşuyor programına katılım sürecine ek olarak, kızların özgüvenlerini desteklemek ve kendilerini ifade etme becerilerine katkı sunmak için çocuk edebiyat yazarı Nilay Yılmaz’ın rehberliğinde gerçekleştirdiğimiz yaratıcı yazma atölyeleri ile kız çocuklarının STEM alanlarındaki katılımını destekleyecek hikayeler yazdık. Ayrıca kız takımlarının görünürlüklerini artırmak için dönem içerisinde hazırladıkları çalışmaları sergilediğimiz dijital bir gazete hazırladık. Proje sonunda da Bahçeşehir Üniversitesi BAUSTEM işbirliğinde etki araştırmamızı yineledik. Yaptığımız etki araştırmasının sonucuna göre kız çocuklarının STEM alanlarına ve bu alandaki kariyer fırsatlarına olan ilgilerinin ve STEM alanlarında başarılı olabileceklerine dair özgüvenlerinin arttığını göstermiştir. Öğrenme sürecinden keyif alan kız çocukları STEM alanındaki kariyerlerini gelecekleri için düşünmeye başlamıştır.

Çocuk Fonu’ndan aldığınız hibe desteğinin derneğinize ve çalışmalarınıza ne tür katkıları oldu? Çocuk alanında yapılan çalışmaların farklı bağışçılar tarafından desteklenmesi sizce neden önemli?

Çocuk Fonu’ndan aldığımız hibe desteği devlet okullarında okuyan dezavantajlı çocuklara ulaşma hedefimize önemli bir katkı sağladı. 16 farklı şehirden 20 takıma ulaşmamızı sağlayan Çocuk Fonu aynı zamanda STEM alanındaki toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama hedefimizi de destekledi. Çocuklarla çalışmaları yürüten öğretmenler arasında da deneyim paylaşma ve öğrenme ortamı oluşturmamızı sağladı. STEM alanında çalışmaların biraz daha maliyetli olması sebebiyle 20 takıma eş zamanlı ulaşabileceğimiz fonlara erişmek her zaman kolay olmuyor. Bu kapsamda önceliği çocuklar olan Çocuk Fonu bizim için oldukça değerli ve destekleyici oldu.

Çocuk alanında hedef grubun büyüklüğü ve ihtiyaçlar ile çalışmaların çeşitliliği farklı bağışçıların desteklerini önemli kılıyor. Bilim Kahramanları Derneği olarak 4 – 19 yaş aralığı için yürüttüğümüz farklı STEM projeleri için farklı kurumsal ya da bireysel bağışçıların desteğine her zaman ihtiyaç duyuyoruz. Farklı bir açıdan bakınca da araştırmalar yeni dünyada, donanımlı iş gücü ile verimlilik ve yenilikçilik odaklı çalışmalara ağırlık vererek, ülkelerin hem ekonomik büyümeyi sağlayabileceği hem de gezegenin sürdürülebilirliğine katkı sunan bir gelişimi destekleyebileceğini gösteriyor. Bunu yapabilmenin temelinde ise başta STEM olmak üzere farklı becerileri destekleyen eğitimler ile erken yaşlardan itibaren çocukları desteklemek yatıyor. Bu sebeple çocuk alanında çalışmaları destekleyen tüm bağışçıların gelecek için çok değerli bir katkı sunduğunu söyleyebiliriz. 

Bilim Kahramanları Derneği’nin gelecek dönemde yapmayı planladığı çalışmalardan ve önceliklerinden bahseder misiniz? 

Bilim Kahramanları Derneği olarak gelecek dönemde FIRST LEGO League ve Dünya Robot Olimpiyatı Türkiye programlarımızı uygulamak ve daha fazla sayıda çocuğa, özellikle de dezavantajlı gruplara, ulaşmak için çalışmaya devam edeceğiz.  Hali hazırda uyguladığımız projelerimizin etkisini daha da arttırarak devam edebilmek için bağışçılarımızla iletişim kurmaya devam edeceğiz. Buna ek olarak, daha fazla sayıda dezavantajlı çocuğa ulaşmak için hem devlet okullarında kalıcı bilim atölyeleri kurmak hem de öğretmenlerin STEM alanındaki becerilerini destekleyecek eğitim programları ve uygulamalar geliştirmek öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Ayrıca çocuklara ve gençlere ulaşacağımız projelerde, başvurularımızı hem iletişim ve görünürlük boyutlarını destekleyecek hem de genç gönüllülere ulaşacak, beceri kazanımlarını destekleyecek şekilde hazırlamak istiyoruz. 

 

Çocuk Fonu’nun 2022 Dönemi Başvuruları Sona Erdi

By | Çocuk Fonu

Çocukların ihtiyaçlarının giderilmesi ve haklarının tesis edilmesi için 0-15 yaş arası çocuklarla çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini ve kurumsal gelişimlerini desteklemek amacıyla Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Çoçuk Fonu’nun 2022 dönemi başvuruları sona erdi.

Fona teknik kriterlere uyan toplam 47 STK başvuruda bulundu. Başvuruların 41’i dernek, 3’ü  vakıf, 1’i kooperatif, 1’i sendika ve 1’i vakıf üniversitesi uygulama ve araştırma merkezi tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar tarafından yapıldı. Fona Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa, Düzce, Gaziantep, Giresun, Isparta, İstanbul, İzmir, Karabük, Karaman, Malatya, Sakarya ve Şanlıurfa olmak üzere 15 ilden başvuru alındı. Çocuk Fonu’ndan talep edilen toplam hibe tutarı 5.493.750 TL oldu.

Çocuk Fonu’nun 2022 Dönemi Başvuruları Açıldı

By | Çocuk Fonu

Çocukların ihtiyaçlarının giderilmesi ve haklarının tesis edilmesi için 0-15 yaş arası çocuklarla çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini ve kurumsal gelişimlerini desteklemek amacıyla Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Çoçuk Fonu’nun 2022 dönemi başvuruları açıldı.

Fonun 2022 döneminde iki temel öncelik alanı ve bu iki alanın altında belirtilen alt başlıklara yönelik yapılıyor. Bu bağlamda, başvurularda çocuk haklarını ve çocuk çalışmaları alanını desteklemeye yönelik aşağıda yer alan başlıklardan en az bir tanesinin yer alması beklenir:

A) Çocuk haklarının ve çocuğun iyi olma halinin desteklenmesi;

  • Çocuk yoksulluğu ile mücadele, eğitim dışında kalan çocuklar ve çocuk işçiliğine yönelik çalışmalar,
  • Özellikle yetişkinlerle ve çocuklarla çocuk hakları (ayrımcılık, şiddetsizlik, vb.) üzerine yapılan faaliyetler,
  • Çocuğa yönelik ihmal ve istismarın önüne geçebilecek, çocuğun beden ve ruh sağlığını korumaya yönelik çalışmalar,
  • Başta iklim ve ekoloji olmak üzere sivil toplumun farklı alanlarının çocuk hakları ve çocuk çalışmaları ile kesişiminde yapılan çalışmalar,
  • Dijital araçlar, dijital dünyada çocuklar ve dijital araçların güvenliği üzerine çocuklarla yapılan faaliyetler,
  • Çocuk hakları ve çocuk katılımının yaklaşan genel seçimle ilgili paydaşların gündemine dahil edilmesi ve bu çerçevede demokrasi kültürünün geliştirilmesine yönelik çalışmalar,
  • Acil durumlarda (doğal veya insan eliyle gerçekleşen afetler/olaylar) çocuklara yönelik destekler.

B) Çocuk çalışmaları alanının ve bu alanda çalışan STK’ların güçlenmesi;

  • Alanda çalışan hak temelli kuruluşların varoluşlarını destekleyen (kira, fatura, maaş, vb.), kurumsal kapasitelerini güçlendiren çalışmalar,
  • Alandaki diğer paydaşlarla (STK’lar, aktivistler, uzmanlar vb.) çocuk hakları zemininde dayanışma, işbirliği ve ağ kurma temelli faaliyetler,
  • Çocuk hakları alanını destekleyen, alanın ihtiyaçlarını ortaya koyan veya ihtiyaçlara yönelik çözümler sunan araştırma, veri çıkarma, raporlama, çeviri gibi çalışmalar,
  • Alanın ve alandaki STK’ların sorunlarının ve çözüm önerilerinin konuşulduğu/tartışıldığı çalışma toplantıları,
  • Alanda çalışan kuruluşların itibarını ve çocuk hakları alanında çalışan kişilerin/uzmanların esenliklerini gözeten, onları güçlendiren çalışmalar.

Aşağıda yer alan başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:

  • Dernek, vakıf, kooperatif ya da kâr amacı gütmeyen ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar,
  • Çocuk alanında deneyim, kurumsal kapasite ve vizyona sahip olan,
  • 2021 yılından beri sahada aktif olarak çalışan,
  • 2021 yılı gelirleri 30.000 TL ile 3.000.000 TL arasında olan kurumlar (başvuran kuruluş bir vakıf üniversitesi merkezi ise bu birimin gelirleri geçerlidir).

Çoçuk Fonu 2022 dönemi kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı en az 390.000 TL’dir. Başvuru yapan STK’lar hibe programından en fazla 130.000 TL talep edebilirler.

Fona başvurmak isteyen kuruluşların başvuru formunu eksiksiz şekilde doldurarak 21 Kasım 2022 Pazartesi günü saat 18:00’e kadar göndermeleri gerekir.

Çoçuk Fonu 2022 dönemi hakkında detaylı bilgilere (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve fon takvimi) ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.

Roman Hakları Derneği ile Hayal Ev Projesini Tamamladı

By | Çocuk Fonu

Roman Hakları Derneği (ROMHAK), Romanlara karşı toplumda yaygın biçimde görülen ayrımcı tutumlar ve önyargıların sebep olduğu eğitim, istihdam ve barınma konularında eşitsizliğin giderilmesi amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Çocuk Fonu 2020 döneminde Turkey Mozaik Foundation eş finansmanı ile hibe desteği sağladığımız dernek Hayal Ev projesinin sürdürülebilirliği sağlandı. Ankara’nın Kale mahallesinde risk altındaki ve ayrımcılığa maruz kalan çocukların temel haklarına erişimlerini güçlendirmek ve sosyal içermelerini destelemek amacıyla kurulan Hayal Ev Çocuk Merkezi (Hayal Ev), çocukları örgün eğitim sistemine dahil olmaya teşvik etmek ve yaşadıkları hak ihlallerine karşı hukuki olarak desteklemek amacıyla çeşitli çalışmalar hayata geçiriyor ve psiko-sosyal alanda destekleyici atölyeler yürütüyor. Hibe desteği kapsamında ROMHAK, COVID-19 salgını nedeniyle durma noktasına gelen Hayal Ev’in temel faaliyetlerine ve psiko-sosyal atölye ve eğitim çalışmalarına devam etti.

Roman Hakları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Tutal ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; çocuk işçiliğinin ve okul terkinin önlenmesine yönelik geliştirilebilecek öneriler, normalleşmenin birlikte çalıştıkları gruplar üzerindeki etkisi, derneğin 2022 planları ve Hayal Ev projesi kapsamında yürüttükleri faaliyetler hakkında konuştuk. 

Eğitim İzleme Raporu 2021: Öğrenciler ve Eğitime Erişim raporuna göre 2004 doğumlu çocukların 2020 yılında net okullulaşma oranları %92,3 iken; 2021 yılında bu oran %88,5’e düştü. 15 yaşın yasal olarak çalışmaya başlama yaşı olması bu düşüşün nedenlerinden birisi olarak kabul ediliyor. Çalışma yürüttüğünüz grupta da benzer bir sonucu gözlemliyor musunuz? Okul terkinin ve çocuk işçiliğinin önlenmesi için neler yapılması gerekiyor?

Salgın sürecinin insanlar üzerinde bıraktığı olumsuz etkilerle beraber derinleşen yoksulluk ve ekonomik yetersizlik okullaşma oranlarının düşmesinde rol oynamaktadır. Okullaşma ve çalışma oranlarını etkileyen bir diğer neden ise ailelerin çocuk bakımı ve gelişim sürecine yönelik bilinç düzeylerinin düşük olmasıdır. Yukarıda belirtilen çalışma kapsamında çocuk işçiliği tanımladığımızda, alana dair gözlemlerimizle beraber şunu söyleyebiliriz ki çocuk işçiliği yaş sınırı 15 yaşın altında seyretmektedir ve ne yazık ki her geçen dün giderek düşmektedir. 

Okul terkinin önlenebilmesi için öncelikli olarak çocuğun çevresi içinde değerlendirilmesi ve temel yaşamsal gereksinimlerinin sağlanması gerekiyor. Aynı zamanda, çocuk-aile-okul başlıkları altında değerlendirmelerin yapılması ve birçok alanda müdahale geliştirerek çocuk refahının sağlanmasına yönelik adımların atılması gerekiyor. Aileler ve dezavantajlı alanda görevini yapan öğretmenlerin farkındalık kazanması ve bilinçlenmesine yönelik eğitim çalışmalarının önemli bir noktada olduğunu düşünüyoruz.

Çocuk işçiliğinin önlenmesi noktasında yukarıda verilen önerilere ek olarak; çocukların haklarının savunulması ve hak korunumunun sağlanabilmesi için dava süreçlerinin takibi, alanda polis, zabıta vb. çalışan meslek gruplarına yönelik hak temelli yaklaşım, bilgilendirme ve farkındalık edindirici eğitimler düzenlenebileceği düşünüyoruz.

Türkiye’de Mayıs 2021 itibari ile salgın sonrası kademeli normalleşme süreci başladı. Normalleşmenin birlikte çalıştığınız çocuklar ve aileleri üzerindeki etkisinden bahsedebilir misiniz? Bu süreçte yeni ortaya çıkan ya da derinleşen ihtiyaçlarla karşılaştınız mı?

Salgın sürecinden alınan önemler çeşitli iş yerlerinin kapanmasına ve özellikle gündelik işlerde çalışan bireylerin olumsuz etkilenmesine neden olmuştur. Bu durum var olan yoksulluğu daha da derinleştirmiştir. Bu doğrultuda; ekonomik gereksinimlerin karşılanamaması bireylerin hak kayıpları yaşamasına sebep olmuştur. Salgın sürecinde çevrimiçi sistem ile derslerin verilmesi, hanesinde internet, televizyon, tablet vb. teknolojik araçlar bulunmayan çocuklar için eğitime erişimde olumsuz sonuçlar doğurmuştur. Normalleşme süreciyle beraber okula dönem çocukların akranları ile aralarında seviye farkı oluştuğu gözlenmektedir. Aynı zamanda, çeşitli sebeplerle akran zorbalığı ile karşılaştıkları gözlenmiştir. Pandemi sürecinde en temel ihtiyaçlarına bile ulaşmakta sorun yaşayan aileler pandemi sonrasında da bu zorlukla mücadele etmeye devam etmek zorunda kalıyor. Çocukların eğitimde akranlarından daha da fazla geride kaldıkları hatta okula devam etme oranlarının düştüğü de görülmektedir. Derin yoksullukla mücadele eden ve temel gıdaya erişimi öncelikli hedef haline getiren aileler, çocuklarının eğitimini daha arka plana atmak zorunda kaldı.

Hibe desteğimizle gerçekleştirdiğiniz Hayal Ev projesini yakın zamanda tamamladınız. Projenin amacından ve gerçekleştirdiğiniz çalışmalardan bahsedebilir misiniz?

Hayal Ev projesini Ankara’nın Kale mahallesinde yürütüyoruz. Bu bölgede çocukların en önemli problemlerinden biri güvenli alan eksikliği. Çocukların gidebileceği güvenli bir park, kütüphane ve benzeri bir yer bulunmuyor. Dernek olarak bu proje ile çocuklara kitap ve oyuncak kütüphanesi oluşturmayı amaçladık. Böylece çocukların hem kitap okumalarını sağlamayı ve oyuncaklarla oynayabilecekleri bir alan yaratmayı hem de bunları değiş tokuş etmelerini sağlamaya çalıştık. Bunları yaparken de güvenli bir alan oluşturmayı önceliklendirdik. Bu faaliyetlerin yanında farklı etkinlikler düzenledik, geziler yaptık (Park, bahçe vb.), müzelere, üniversitelere ziyaretler gerçekleştirdik. Mentörlük çalışmasını hayata geçirerek çocukların daha özel gereksinimlerini karşılamaya çalıştık.

Çocuk Fonu’nun 2020 döneminde aldığınız hibe desteğinin derneğinize ve çalışmalarınıza ne tür katkıları oldu? Çocuk Fonu’nu destekleyen bağışçılarımızla paylaşmak istediğiniz bir mesaj var mı?

Roman Hakları Derneği olarak 2018 yılında başlattığımız Hayal Ev projesi; 2020 yılında sizden aldığımız desteğe kadar tamamen gönüllü yürüyen ve imkanları bir hayli sınırlı olan bir çalışmaydı. Sizden aldığımız destek sayesinde imkanlarımız oldukça genişledi ve iyileşti. Özellikle malzeme desteği ve koordinatör atamamız işimizi kolaylaştırdı, en önemlisi de görünürlüğümüzü arttırdı. T.C. Ankara Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız görüşmeler sonucunda faaliyetlerimizi yürüttüğümüz Ankara kalesi içinde bir yer verilmesi konusunda anlaştık.  Bu verilecek yerin dış tadilatı tamamlandı.  Mayıs ayında iç düzenlemesinin de tamamlanıp bize teslim edilmesini bekliyoruz. Çocuk Fonu destekçilerine şu mesajı vermek isterim: Bu fon bize can suyu oldu! Bundan sonra yapacağımız çalışmaların önünü açtı. Bundan sonra yapacağımız daha güzel şeylere de vesile oldu. Bu desteği hiçbir zaman unutmayacağız.

ROMHAK 2022 yılında ne tür çalışmalar yapmayı planlıyor?  Önümüzdeki dönemde öncelik     vereceğiniz çalışmalardan bahseder misiniz? 

Mayıs 2022 itibari ile T.C. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin derneğimize hibe ettiği mekâna geçiş yapacağız. Kale mahallesinde, Ankara Kalesi içinde bir alan tahsis edildi. Bu yeni alan çalışma yürüttüğümüz alanın geliştirmeye, birbirinden farklı gruplara yönelik oluşturulmuş etkinliklerin çeşitliliğinin arttırılmasına katkı sağlayacak. Aynı zamanda yeni alanımız, derneğimizin yürütmekte olduğu Hayal Ev projesi kapsamında çocuklarla olan faaliyetler için de çocuk dostu bir alan oluşturulmasında bizlere ortam hazırlıyor. 

Bu sürecin dışında alandaki çocukların refahı için çalışmalarımızı bütüncül bir çerçevede gerçekleştirmek istiyoruz. Bu doğrultuda; çocukların çevresi içinde değerlendirmeye tabi tutulması ve ilişki içinde olduğu gruplar ile çalışma gerçekleştirmesi amaçlanıyor. Çocuğun ailesi ve öğretmenleri ile olan ilişkilerini ele alarak aile üyelerine ve öğretmenlere farkındalık ve bilinçlendirme çalışmaları planlamaktayız. Aile üyeleri ile ilgili olarak; gençlere ve genç annelere öncelik tanınması gerektiği çeşitli koşullar sebebi ile kararlaştırılmıştır. 

Alanda daha etkili çalışmalar geliştirmek, düzenli gelişim ve sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için dönem içinde kamu kurum ve kuruluşları ile iletişimin arttırılması ve ilişkilerin güçlendirilmesi adına adımlar atılması da planlanmaktadır.

 

Önemsiyoruz Derneği Kurumsal Hibe Sürecini Tamamladı

By | Çocuk Fonu

Risk altındaki çocukların ve çevresindeki yetişkinlerin; sosyal, kültürel ve ekonomik alanda nitelikli ve sürdürülebilir gelişimlerini sağlamak, psiko-sosyal iyi oluş hallerini desteklemek ve bu alanlardaki ihtiyaçlarını tespit etmek amacıyla çalışmalarını yürüten Önemsiyoruz Derneği, Çocuk Fonu 2020 döneminde Turkey Mozaik Foundation eş finansmanı ile sağladığımız kurumsal hibe desteği kapsamında derneğin kurumsal kapasitesini güçlendirmek amacıyla bir çalışan istihdam etti. Aynı zamanda, hibe desteği kapsamında Matters Dijital İstihdam Platformu projesi kanalı olan dijitalistihdam.org internet sitesini tamamlanarak faaliyete geçirdi.

Önemsiyoruz Derneği Genel Koordinatörü Melike Çorlak ve Proje Koordinatörü Hilal Ilgaz Saçar ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; risk altındaki çocuklar, yakın zamanda yayımladıkları Yetişkinler ve Çocuklar için Afet Rehberi ve hibe sürecinde yürüttükleri faaliyetler hakkında konuştuk.

COVID-19 salgının etkisi ile risk altında yaşayan çocuklar tanımlamasına uyan çocuk sayısı her geçen gün artıyor. Çocukların risk altında olarak değerlendirilmesine neden olan etkenler nelerdir? Türkiye’de yaşayan risk altındaki çocukları desteklemek amacıyla ne tür çalışmalar yürütülüyor?

COVID-19 küresel çapta bir salgın olmasına rağmen en çok “kırılgan grupları” etkiledi ve etkilemeye de devam ediyor. Kırılgan grup olarak adlandırdığımız habitatta çocuklar da yer alıyorlar. Salgın sürecinde bir başkasının bakımına, desteğine ihtiyaç duyan çocuklar biz yetişkinlerin dahi anlam veremediği bir gerçekliğin içinde kaldı. Neden maske takıldığı ya da neden evlerde kalmak zorunda olduğumuza ilişkin basit soruları bile yanıtlamakta zorlandık. Çünkü yetişkinler olarak bu bizim de hazırlıklı olmadığımız bir durumdu. Bu duruma adaptasyonda bireylerin sosyo-kültürel seviyelerinin de oldukça etkili olduğunu söyleyebiliriz. Yani bakım verenlerin farkındalık seviyeleri çocukların salgın şartlarından etkilenme derecelerini de belirledi. Bu durum çocuğun ihtiyaçlarının görülemediği noktaları doğurdu. Çocukların parkta, okulda sosyalleşmelerinin yanı sıra temel ihtiyaçlarının karşılanamadığı durumlar da meydana geldi. Bu da sosyo-ekonomik seviyeye bağlı olarak salgının boyutunun farklı şekillerde hissedilmesine sebep oldu. Evlerde yaşanan karantina süreci bakım verenin eve ekonomik getirisini etkilerken bu getirinin düşmesi beslenme ögelerinin kalitesini de etkiledi. Çocuk, ihtiyacı olan temel besin kaynaklarından mahrum kaldı. Bu durum çocuğun risk altında olarak değerlendirilmesinin nedenlerinden biri olarak kabul edilebilir. Aile içi ihmal ve istismara maruz kalan çocuğun istismarcısı ile pandemi öncesine göre görece daha fazla aynı ortamda kalması gibi durumlar da yine çocuğun risk altında olarak değerlendirilme nedenleri arasında yer alabilir. Yukarıda belirttiğimiz örnekler risk altındaki çocuk tanımlanmasına neden olan etkenlerden bazıları. Bu örnekler elbette çoğaltılabilir. Fakat genel itibari ile toparlayacak olursak; çocuğun temel ihtiyaçlarından yoksun bırakılması, gereksinimlerinin göz ardı edilmesi; ihmal ve istismara maruz kalma oranının görece daha fazla olması bu tanımlamaya girmeye neden olabilir.

Sadece pandemi süreci içinde değerlendirecek olursak; yerel yönetimler risk altındaki bu grubun ihtiyaçlarını karşılamak için birtakım hamlelerde bulundu. Bu hamlelerden birisi de Süt Kuzusu Projesi. Projenin hedef kitlesi 1-5 yaş arası çocuklar. Proje kapsamında, 1-5 yaş çocuk bulunan hanelere aylık 8 litrelik süt dağıtımı yapılıyor.  Sivil toplum kuruluşları (STK) ise pandemi şartları nedeni ile çocuğa doğrudan ulaşma imkânı bulunmadığı için, çocuk ile temasta olan kilit aktörlerin güçlenmesine yönelik faaliyetler yürütmeyi tercih etmek zorunda kaldı. Ebeveyn ve bakım verenlerin bilgi ve farkındalık seviyelerini arttıracak ve salgın döneminde iyi oluş hallerini destekleyecek faaliyetlere yöneldiler. Özellikle sosyal medya platformları aracılığı ile ebeveynlere ulaşan uzmanlar, bilgilerini daha fazla erişime sunmaya başladılar.

Geçtiğimiz dönemde Yetişkinler ve Çocuklar için Afet Rehberi’ni yayımladınız. Rehberin öne çıkan başlıklarından ve sunduğunuz çözüm önerilerinden bahsedebilir misiniz?

Kasım ayında yayımladığımız Yetişkinler ve Çocuklar için Afet Rehberi’nde öncelikle doğal afetlerden ve doğal afetlerin nedenlerinden bahsettik. Arkasından rehberimizi yetişkinlere ve çocuk/ebeveynlere yönelik olarak iki kısma ayırdık. Yetişkinler için sunulan rehberin ilk kısmında; afetlerin yaratacağı travma etkisinden ve travmanın ruhsal olarak organizmada nasıl karşılandığı konusunda uzmanlarımız detaylı bilgiler verdi. Bu bilgiler içerisinde travmanın her zaman her koşulda olumsuz yönde etkili olmayacağı, bazı durumlarda “travma sonrası büyüme”nin de gerçekleşebileceği bilgisi oldukça dikkat çekiciydi. Bu sayede insanlara travma sonrasında ruhsal organizmanın krizi fırsata çevirme işlevinden de bahsedilmiş oldu. Aynı zamanda, travma bilgisinden sonra psikolojik ilk yardımın nasıl yapılacağı ve afete maruz kalmış insanlara, afetin travma sonrası stres bozukluğuna sebep olmaması için olay anında ve hemen sonrasında yapılması gerekenler listelendi. Rehberde bu bilgiye detaylı şekilde yer verilmesinin sebebi, kriz durumlarına maruz kalanın yanında bulunanları, yani ikincil kişileri bilgilendirerek neler yapılabileceklerini hap bilgi şeklinde sunmaktı.
Çocuklar için düzenlenen rehberin ikinci kısmı ise üç ayrı bölüme ayrıldı: Afet öncesi, sırası ve sonrası. Bu kısımda oyun ve etkinlik önerilerine ve süreci çocuklara anlatılırken nelere dikkat edilmesi gerektiğine yer verdik. Özellikle somut ve net davranış örneklerine yer verilmiş olması ebeveynlerin konuyu özümsemesi için oldukça önemliydi.

Çocuk Fonu’un 2020 döneminde Vakfımızdan aldığınız kurumsal hibe ve kapasite gelişim desteği ile hangi alanlara odaklandınız? Bu kapsamda yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Fon sayesinde Matters Dijital İstihdam Platformu projesine başladık. Proje kapsamında kadın istihdamına ve kadınların istihdama giden yolda iyi oluş hallerinin desteklenerek mesleki bilgi ve becerilerinin arttırılmasına odaklandık. Projeyi biraz daha detaylandıracak olursak; Matters ile bağlayıcı nedenlerden dolayı evlerinden çıkmayan/çıkamayan kadınların hane içinde kendi belirledikleri zaman dilimlerinde çalışabilecekleri işlere erişimlerinde köprü görevi görmeyi ve bu yolda onların iyi oluş hallerini desteklemeyi amaçladık. 3 ayaklı olan proje, dijitalistihdam.org internet sitesi üzerinden katılımcı kadınların kayıtlarının alınması ile başlıyor. Kayıtlar alındıktan sonra, kadınların çağrı merkezlerinde çalışabilmesi için gerekli olan mesleki bilgi ve beceriler kazanması amacıyla eğitimler düzenleniyor. 6 modüllük içerikleri kapsayan bu eğitim serisi sonunda katılımcılar modül sonu sınavlara tabi tutuluyor. Bu sınavlardan geçer not alan kadınlar projenin 2. ayağı olan psiko-sosyal desteğe yönlendiriliyor. Burada hem bireysel hem de grup süpervizyonu alan kadınlar; istihdama giden bu süreçte karşılaştıkları güçlükleri ve yaşadıkları duyguları aynı yolu yürüyen diğer kadınlarla paylaşıyor. Böylelikle hem kadınların bir araya geldiği bir deneyim ağı yaratılmış olunuyor hem de doğrudan profesyonel destek sağlanıyor. Bu süreç Proje Koordinatörü Uzman Psikolojik Danışman Hilal Saçar Ilgaz tarafından yürütülüyor. Psiko-sosyal destek aşaması tamamlandıktan sonra kadınlar istihdama hazır bir noktaya gelmiş oluyor. Şu anda projenin 3. ayağı olan, katılımcıları istihdam edecek kurum ve kuruluşlarla işbirliği sağlama çalışmalarımıza devam ediyoruz. Fakat şunu da belirtmeliyiz ki proje sadece iş veren ile istihdama hazır personelin bir araya getirilmesini amaçlamıyor aynı zamanda kadınların istihdama katılım konusunda güçlendirerek, var olan potansiyellerini keşfetmelerine hizmet ediyor. Proje kapsamında aldıkları eğitim ve süpervizyon desteği sonrası kadınlar kendilerinin daha güçlü ve motive olmuş hissettiklerini dile getirdiler. Kendilerinde buldukları güç ile istihdamda yer alan kadınların var olduğunu bilmek projeye ve projenin sürdürülebilirliğine olan inancımızı arttırdı.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi paydaşlığında gerçekleştirdiğimiz bu proje ile kadın istihdamına ve güçlenmesine odaklanmanın yanı sıra, yerel yönetimlerle olan işbirliğini arttırmaya yönelik hedefimize de yönelmiş olduk. Kadınların güçlenmesi gibi sivil toplum ile yerel yönetimlerin dirsek temasında olmasını da önemsiyoruz.

Çocuk Fonu’ndan aldığınız hibe desteğinin derneğinize ve çalışmalarınıza ne tür katkıları oldu? Fonu destekleyen bağışçılarımızla paylaşmak istediğiniz bir mesaj var mı?

Matters Dijital İstihdam Platformu Projesi için proje koordinatörü istihdam ederek kurumsal insan kaynağı kapasitemizi arttırmış olduk. Aynı zamanda hibe desteği ile projenin iletişim kanalı olan dijitalistihdam.org internet sitesini tamamlayarak faaliyete geçirdik. İnternet sitesinde yer alacak modüller ve modüllere bağlı eğitim içeriklerinin hazırlanması, eğitmen videoların çekilmesi ve prodüksiyon ile ilgili işlerin yapılması da aldığımız fon desteği sayesinde tamamlandı. Pilot projesini Çocuk Fonu sayesinde gerçekleştirdiğimiz bu proje pek çok kadının hayatına dokundu. Çok yönlü gerçekleşen içeriklerimizle yaratmayı amaçladığımız çarpan etkisi kadınların yanı sıra kadınların temas halinde olduğu kişilere de (aile bireyleri, komşular, akrabalar vb.) pozitif etki sağladı. Kendilerini iyi ve güçlü hisseden kadınlar bu hissiyatlarını temas halinde oldukları kişilere de yansıtabildiler. Pilot uygulama olarak gerçekleşen bu projenin başlangıç tohumunda bizleri destekleyen tüm destekçilere teşekkür ederiz.

Önemsiyoruz Derneği’nin 2022 yılı için öncelik vereceği alanlar ve çalışmalar neler olacak? Derneğin önümüzdeki dönem için planlarından bahseder misiniz?

Topluluk oluşturma ve ekip çalışması başlıkları üzerinde yoğunlaşmak öncelikli hedeflerimiz arasında olacak. Önemsiyoruz gönüllü koordinasyonunu komiteler aracılığı ile sağlıyor. Komitelerin nasıl daha iyi işleyebileceğine ve topluluğun çevrimiçi platformda nasıl daha aktif ve etkin kılınabileceğine yoğunlaşmaya gayret edeceğiz. Kurumsal yapının yanı sıra yerel kurumlarla işbirliği kurma konusuna daha fazla ağırlık vermeyi planlıyoruz. Yerel yönetimleri sivil toplum ile işbirliğe daha fazla dahil ederek paydaşlarımız arasına katmak hedeflerimiz arasında. Böylelikle kadın ve çocuk odaklı gerçekleşen faaliyetlerimizle yerel yönetimlerin bu alandaki farkındalığı arttırarak kadın odaklı ve çocuk dostu belediyecilik anlayışını benimsemelerine teşvik etmek istiyoruz. Sadece yerel yönetim değil, finansal sürdürülebilirliğimizin sağlanması için özel sektörle de ortaklık kurma konusunda çalışmalarımıza başladık. Hedeflerimiz arasında yer alan bu işbirliklerini daha kurumsal kılabilmek adına kurumsal prosedür ve politika belgelerimizi oluşturmaya devam edeceğiz. Çocuk Fonu sayesinde pilot uygulamasını gerçekleştirdiğimiz Matters Dijital İstihdam Platformu projemizin de yeni dönem katılımcıları ile uygulamaya devam edeceğiz.