Category

Dijital Dönüşüm Fonu

Nefese Umut, Günlere Yaşam Katmak: ALS-MNH Derneği

By | Dijital Dönüşüm Fonu

ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz) MNH (Motor Nöron Hastalığı) Derneği, ALS ve Motor Nöron Hastalığı ile yaşayan bireylerin yaşam kalitesini artırmak, hasta ve ailelerine destek olmak, toplumsal farkındalık yaratmak ve bilimsel araştırmalara katkı sunmak amacıyla çalışmalar yürütüyor. European Bank for Reconstruction and Development (EBRD) ve Türkiye Mozaik Foundation iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Dijital Dönüşüm Fonu’nun 2025 döneminde destekledğimiz ALS-MNH Derneği hibe kapsamında hasta, hasta yakını ve bağışçılara yönelik iletişim kapasitesini güçlendirmeye yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor. Bu doğrultuda internet sitesini yeniliyor, bağışçı, gönüllü ve hasta verilerinin segmentasyonu için CRM altyapısı oluşturuyor, e-posta ve SMS pazarlama stratejisini güncelliyor.

ALS-MNH Derneği ile yaptığımız röportajda kapasite güçlendirme desteğinin önemi, sivil alanda dijital dönüşüm süreçlerinin zorluğu, yeni kuracakları altyapı ve yeniden şekillendirecekleri dijital iletişim stratejisinin hedefleri hakkında konuştuk.

Okuyucularımızın derneğinizi daha yakından tanıyabilmesi için kuruluş amacınızdan ve yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

ALS-MNH Derneği, ALS-MNH hastaları ve hasta yakınları tarafından; Fenerbahçeli futbolcu merhum Sedat Balkanlı ile Trabzonsporlu İsmail Gökçek’in öncülüğünde 2001 yılında kuruldu. Dernek olarak Türkiye’de yaşayan ALS-MNH hastalarını bilinçlendirmeyi, yaşadıkları sorunlara çözüm üretmeyi, tıbbi cihaz ve malzeme desteği sağlamayı, hastaların yaşam kalitesini yükseltmeyi; ALS hastalığına ilişkin farkındalık yaratmayı ve bilimsel çalışmaları desteklemeyi amaçlıyoruz. Derneğimiz, 2012 yılından bu yana “Kamu Yararına Çalışan Dernek” statüsüne sahip.

ALS-MNH (Motor Nöron Hastalığı) ile yaşayan bireylerin ve onlara destek olan aile üyelerinin daha sağlıklı ve nitelikli yaşam koşullarına sahip olabildiği bir Türkiye vizyonuyla çalışıyoruz. Benzer amaçlarla faaliyet gösteren uluslararası dernekler ve konfederasyonlar bünyesinde Türkiye’yi temsil ediyoruz. ALS farkındalığını artırmaya yönelik çeşitli projeler hayata geçiriyor, kampanyalar düzenliyoruz. Üniversiteler, belediyeler ve kamu kurumlarıyla iş birliği içinde sempozyum, seminer ve paneller düzenliyor; ayrıca bu kapsamda gerçekleştirilen etkinliklere katılarak toplumun farklı kesimlerine ulaşıyoruz.

Bugüne kadar, ebeveynlerinde ALS hastalığı bulunan ilkokul, lise ve üniversite düzeyinde toplam 343 öğrenciye burs desteği sağladık ve bu desteği sürdürmeye devam ediyoruz. Her yıl ALS Farkındalık Ayı olan Mayıs ayında kermes, seminer ve sempozyum gibi özel etkinlikler düzenliyoruz. Ayrıca 21 Haziran Dünya ALS Günü’nde, çeşitli kurumların sponsorluğunda düzenlenen özel etkinliklerle hem sesimizi duyuruyor hem de hastalığa ilişkin toplumsal farkındalığı artırıyoruz.

“Dijital Dönüşüm Fonu, bizim için sadece bir hibe değil; atölye çalışmaları ve mentor desteğiyle öğrenmeye, uyum sağlamaya ve güçlenmeye açılan bir alan.”

Dijital Dönüşüm Fonu kapsamında, hasta ve hasta yakınlarına ulaşmanızı kolaylaştırarak iletişim kapasitenizi güçlendirmeyi hedefliyorsunuz. Bu alandaki temel ihtiyaçlarınızı ve dijital dönüşüm sürecinde karşılaştığınız zorlukları paylaşır mısınız?

İnternet sitesi altyapımız çok eski; zaman içinde sürekli eklentiler eklenerek geliştirilmiş bir WordPress sitesi kullanıyoruz. Bilimsel araştırmalarda son yıllarda yaşanan hızlı gelişmeler ve ilaç çalışmalarıyla ilgili umut verici haberleri internet sitemizde yayımlamaya özen gösteriyoruz. Ancak bazı içeriklerin internet sitesine yüklenmesi ve güncellenmesi sürecinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle, yeni ilaç haberlerini düzenli olarak paylaşmakta zorlanıyoruz. Henüz tedavisi olmayan bir hastalıkla yaşayan hastalarımızın umutlarını kırmamak için internet sitemizde yer alan bazı bilgileri ayıklamak ise fazlasıyla zamanımızı alıyor.

Bu nedenlerle mevcut internet sitemizle dijital dünyanın ve güncel iletişim ihtiyaçlarının gerisinde kalıyoruz. Daha etkili, mobil uyumlu; paylaştığımız bilgileri daha güvenli şekilde yönetebileceğimiz, gerektiğinde içerikleri ayrıştırabileceğimiz ya da silebileceğimiz bir altyapıya ve pazarlama araçlarına ihtiyaç duyuyorduk. En temel zorluklardan biri, sürekli gelişen dijital dönüşüme ayak uydurabilmekti. Dijital Dönüşüm Fonu, bizim için sadece bir hibe değil; atölye çalışmaları ve mentor desteğiyle öğrenmeye, uyum sağlamaya ve güçlenmeye açılan bir alan.

“Hibe kapsamında ALS-MNH hastalığı için açık kaynak olmaya hazır bir internet sitesi oluşturmayı hedefliyoruz.”

Proje kapsamında e-posta/SMS stratejisi ve CRM altyapısı gibi araçlarla hedef gruplara ulaşma kapasitenizi artırmayı planlıyorsunuz. Bu araçların hasta destek hizmetleri üzerindeki olası etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Maliyetlerimizi kontrol altında tutmak ve hasta bakımına yönelik projelere daha fazla bütçe ayırabilmek adına küçük bir ekiple çalışıyoruz. Bu nedenle dijital dönüşüm sürecinin ekibimizi hızlandırmasını ve yeni ekip arkadaşları için alan açmasını bekliyoruz. Birden fazla hedef kitlemiz bulunuyor: hastalar, hasta yakınları, sağlık çalışanları, bağışçılar ve potansiyel bağışçılar (kurumsal ve bireysel). Bu dönüşümle birlikte, farkındalığın daha geniş kitlelere ulaşmasını ve ALS hastalığı özelinde açık kaynak niteliği taşıyan bir internet sitesine doğru ilerlemeyi hedefliyoruz.

Hastalar için kolayca kaydolabilecekleri ve talep oluşturabilecekleri, hasta yakınları için ise çevrim içi desteklerin daha kolay sunulabildiği bir platform yaratmak istiyoruz. Bu sayede hastalarımıza daha hızlı ulaşabilecek, ihtiyaç duydukları hizmetleri daha kısa sürede belirleyerek yaşam kalitelerini artırabileceğiz.

“ALS-MNH nadir bir hastalık, bu nedenle proje başvurularında, hedef kitle sayısı ve etki faktörü de düşük oluyor”

ALS gibi az bilinen hastalıklarda farkındalık yaratmak, dijital mecralarda nasıl bir strateji gerektiriyor? Hasta yakınları ve gönüllüleri sürece dahil etmek için neler yapmayı planlıyorsunuz?

ALS-MNH zor ve nadir bir hastalık. Türkiye’de ALS hastalığıyla yaşayan birey sayısı ve hastalıktan etkilenen popülasyon, henüz Sağlık Bakanlığı ve Nadir Hastalıklar Şubesi tarafından net olarak bilinmiyor. Türkiye’de yapılan sınırlı sayıdaki epidemiyolojik çalışmaya dayanarak, insidans ve prevalans verileri üzerinden yaklaşık 8.000–10.000 civarında ALS hastası olduğunu tahmin ediyoruz. Bu nedenle farkındalık yaratmak, planlama yapmak hem bakanlıklar hem de dernek olarak öngörüde bulunabilmek ve kaynak yaratmak zorlaşıyor.

STK olarak hedef popülasyonun az sayıda olması, proje başvurularında hedef kitle büyüklüğünün, etki popülasyonunun ve etki faktörünün düşük görünmesine neden oluyor. Önceliğimiz, veri toplamak ve bu veriler üzerinden doğru bir iletişim kurarak hem farkındalık yaratmak hem de mevcut farkındalığı güçlendirmek. Bu doğrultuda bir veritabanı çalışması başlatıyoruz. Bu projenin, derneğimizin gönüllü sayısını artırma, bağışçı tabanını genişletme, kaynak hacmini büyütme ve hastalara daha kolay ulaşma açısından oldukça etkili olacağını düşünüyoruz.

“Yaşama günler katmak mümkün olmadığında, günlere yaşam katmak için gayret ediyoruz.” 

Size destek olmak isteyen kişi ve kuruluşlar için kendinizi nasıl anlatırsınız? 

ALS, ne yazık ki insanın kendi vücudunda, tabiri caizse hapsolduğu bir hastalıktır. Kişiler tanı aldıklarında büyük bir şok yaşar. Dünya çapında büyük ses getiren Buz Kovası Kampanyası’nın (Ice Bucket Challenge) çıkış noktası da buradan gelir. ALS tanısı alan bir kişi, başından aşağı bir kova buzlu su dökülmüşçesine sarsıcı bir şok yaşar. Dünyada ALS tanısı, çoğu zaman bir “ölüm fermanı” (death sentence) olarak algılanır. Ortalama sağkalım süresi 3–5 yıl olarak kabul edilir.

Bununla birlikte, ALS hastalığıyla yaşayan bireyler; gerekli tıbbi destek, nitelikli tıbbi cihazlar ve kaliteli bir bakım sağlandığında yıllarca yaşayabilir. Bu mücadelede yalnızca hastaların değil, hasta yakınlarının, bakım verenlerin ve aynı evde yaşayan diğer bireylerin de maddi, manevi, sosyal ve psikolojik olarak desteklenmesini önemsiyoruz. Çünkü yaşamak yalnızca nefes almak değil; kaliteli, saygın ve insan onuruna yakışır bir yaşam sürebilmektir. Bu bakış açısıyla, hayırseverler ile hastalıkla mücadele eden aileler arasında bir köprü kurarak yaşamları daha nitelikli hâle getirmeye çalışıyoruz. Yaşama günler katmak mümkün olmadığında ise, günlere yaşam katmak için gayret ediyoruz.

ALS hastaları, hastalığın ilerleyen dönemlerinde evde solunum cihazına ve yatağa bağımlı hâle gelir; evde bakım ile yaşamlarını sürdürürler. Hareketsiz olmalarına karşın zihinsel yetileri büyük ölçüde korunan bu hastalar, 7/24 bakıma ihtiyaç duyar. Hastalar her şeyin farkında olarak hareketsiz kalır; konuşma ve iletişim güçlükleri yaşar. Bu koşullarda yaşamını sürdüren hastalarımız için, makul ve sürdürülebilir bir evde bakım ve yaşatma modeli geliştirdik ve bu modeli ilgili bakanlıklar ve kurumlarla paylaştık.

“Yaşamak Yetmez, Yaşatmak da Lazım” projemizle, Türkiye’de ilk kez ALS hastalarının ve bakım verenlerin yaşadığı sorunları iki yıl boyunca ev ziyaretleri yoluyla araştırdık. Sabancı Vakfı Fark Yaratanlar Hibe Programı kapsamında desteklenen projemizin sonuçlarını Ankara’da düzenlenen bir çalıştayda paylaştık ve proje kitabı yayımladık.

Bizler, hasta ve hasta yakınları olarak 2001 yılından bu yana konuşamayan hastalarımızın sesini duyurmaya ve onları dünyaya bağlamaya çalışıyoruz. Bu bağ sayesinde, hastalarımızın ve yakınlarının kendi ifadeleriyle, kendi çektikleri videoları izlemek mümkün. Mottomuzda her zaman söylediğimiz gibi:
“Nefes varsa umut da vardır.”

STEM’de Eşitlik için Dijital Güçlenme: SistersLab

By | Dijital Dönüşüm Fonu

Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği (SistersLab), kadın ve kız çocuklarının STEM (Science (Fen), Technology (Teknoloji), Engineering (Mühendislik) ve Mathematics (Matematik)) alanlarına katılımı ve bu alanlardaki görünürlüklerini artırmak amacıyla çalışmalarını yürütüyor. European Bank for Reconstruction and Development (EBRD) ve Türkiye Mozaik Foundation iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Dijital Dönüşüm Fonu’nun 2025 döneminde hibe desteği sağladığımız SistersLab, paydaş ilişkilerini güçlendirmek için bir iletişim stratejisi geliştiriyor ve internet sitesini yeniliyor.

SistersLab ile yaptığımız röportajda yürütmeyi planladıkları kapasite geliştirme faaliyetleri, yeni iletişim stratejisinin hedefleri ve hazırlayacakları rehberin içeriği hakkında konuştuk.

Kurulduğunuz günden bu yana, kız çocuklarının ve kadınların STEM alanlarına ilgileri ve katılımlarına dair tespitlerinizde bir değişim oldu mu? Bu alandaki mevcut durumu özetler misiniz?

Kuruluşumuzdan bu yana kız çocukları ve kadınların STEM’e olan ilgisinde kayda değer bir artış gözlemlediğimizi rahatça söyleyebilirim. Çünkü artık STEM, farklı kurum ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) gündem yaptığı önemli çalışma alanlarından biri haline geldi. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı müfredatının da STEM çalışmalarına önem verdiğini gözlemliyoruz. İlgili gelişmeler, kadın ve kız çocuklarının STEM ile daha fazla etkileşimde bulunmalarını sağlıyor. Pandemi döneminde programlarımızı çevrimiçi ortama taşımamızla birlikte sadece İstanbul’dan değil ülkenin dört bir yanından genç kadınlarla bir araya gelme fırsatı bulduk. Bugün 7 bine yakın kişinin bulunduğu güçlü bir dayanışma ağı yarattık. Tabii bu mevcut sorunun ortadan kalktığını göstermiyor.

ÖSYM YKS 2024 İstatistikleri’ne göre hâlâ üniversitelerde STEM bölümlerinde kadın oranının yüzde 35’lerde seyretmesi bu alandaki eşitsizliğin ne kadar derin olduğunu bizlere gösteriyor. Bu uçurumu daraltmak için genç kadınlara ilham verecek rol modeller sunmayı, mentorluk imkânları yaratmayı ve kariyerlerine güçlü bir başlangıç yapmalarını sağlayacak fırsatlar geliştirmeyi en büyük görevimiz olarak görüyoruz.

“Tüm kadın ve kız çocukları için çalışıyoruz” mottomuzla 2021’den bu yana; lise çağındaki kız çocukları, üniversite öğrencisi, mezun ve erken kariyer dönemindeki kadınlara, dijital becerilerini güçlendirmek isteyen 50+ yaş grubundaki katılımcılara kadar geniş bir kitleye ulaştık. 2021’den beri yürüttüğümüz mentorluk programlarında ise Türkiye’nin dört bir yanından gelen 800’e yakın menti-mentor eşleştirmesi yaptı. Bu sayede katılımcılarımız, kendi sektörlerindeki tecrübeli isimlerden doğrudan destek alarak hem teknik hem de kişisel gelişimlerine ciddi bir katkı sağladılar.

“Görünürlüğümüzü artırmak ve başarı hikâyelerimizi yaygınlaştırmak, düzenli ve planlı bir dijital iletişim stratejisi ile mümkün.” 

STEM alanında kadınların görünürlüğünü artırmak için geliştirmeyi hedeflediğiniz yeni iletişim stratejisi nasıl bir ihtiyaçtan doğdu?

SistersLab olarak çalışmalarımızın görünürlüğünü ve erişebilirliğini artırmak için yeni bir iletişim stratejisine ihtiyaç duyduğumuzu fark ettik. Özellikle pandemi sonrasında çevrim içi platformlara geçiş yaptığımızda dijital mecralarımızın dağınık ve işlevsiz olduğunu gözlemledik. Web sitemiz, içerik güncellemeleri ve bilgilendirme süreçlerimizi hızla yapmamıza olanak tanımıyordu; bu da hem faydalanıcılarımız hem de bağışçılarımızla olan iletişimimizi zorluyordu. Sosyal medya hesaplarımızın ve e-posta duyurularımızın da birbirinden bağımsız şekilde işlediğini ve koordinasyonsuz bir şekilde yürüdüğünü fark ettik. Bu durum bize paydaşlarımızla düzenli, etkin ve ölçülebilir bir iletişim kurmanın gerekliliğini gösterdi. Ayrıca e-posta altyapısının eksikliği, paydaşlarımızla düzenli ve segmentli bir şekilde iletişim kurmamızı engelliyordu. Bu da bizim hedef kitlemize yönelik içerik üretimini, belirli gruplara özel mesajlar göndermeyi ve onların geri bildirimlerini doğru şekilde toplamak gibi temel ihtiyaçlarımızı karşılamamıza engel oluyordu. Dijital Dönüşüm Fonu’nun desteği ile bu ihtiyaçları karşılamak ve dijital araçlarımızı güçlendirmek için başvuruda bulunmaya karar verdik.

Son olarak başarılarımızı ve etkimizi daha şeffaf bir şekilde paylaşmak için ölçülebilir göstergelere ihtiyacımız olduğunu fark ettik. Görünürlüğümüzü artırmanın ve başarı hikâyelerimizi yaygınlaştırmanın ancak düzenli ve planlı bir dijital iletişim stratejisi ile mümkün olacağını gördük. Bu strateji ile sadece kitlemize değil, aynı zamanda tüm paydaşlarımıza, bağışçılarımıza karşı daha şeffaf ve hesap verebilir bir yaklaşım sergilemeyi hedefliyoruz.

“Fon kapsamında belirlediğimiz hedeflere ulaşmada mentorluk desteği önemli bir dönüm noktası oldu.”

Dijital Dönüşüm Fonu kapsamında sağladığımız destekle yürütmeyi planladığınız kapasite geliştirme faaliyetlerinden bahseder misiniz? Geliştireceğiniz iletişim stratejisi ve etik ilkelere dair hazırlayacağınız rehberin kapsamı ne olacak? Bu rehber kimler için nasıl bir kaynak sunacak?

SistersLab olarak dijital dönüşüm sürecimizde önemli adımlar attık. Web sitemizin yeniden yapılanması sürecinde oldukça ilerledik. Artık daha kullanıcı dostu, işlevsel ve etkileşimli bir siteye sahibiz. Bu sayede daha hızlı ve etkili bir şekilde katılımcılarımıza ulaşabileceğiz. Ayrıca e-posta altyapımızı oluşturduğumuzdan beri mailinglerimizi daha düzenli ve hedeflenmiş bir şekilde yapabiliyoruz. E-posta kampanyalarımız, katılımcılarımızla olan iletişimimizi kolaylaştırdı; toplu e-posta süreçlerini otomatikleştirerek zamandan tasarruf sağladık ve bizim için yeni süreç olmasına rağmen açılma oranlarımızda görünür bir artış yaşadık.

Dijital Dönüşüm Fonu desteği sayesinde paydaş iletişimini güçlendirmek amacıyla geliştirmeyi hedeflediğimiz iletişim stratejisi de bu süreçle uyumlu olarak şekillendi. Strateji kapsamında dijital mecralarımızda kullanılacak mesaj dilini, görsel standartları ve paydaşlarla etkileşim süreçlerini detaylandıracak bir rehber hazırlıyoruz. Hem kurum içi ekiplerimize hem de dış paydaşlarımıza yönelik adım adım uygulanabilir yönergeler sunacağız. Ayrıca dijital iletişim etiketi rehberimiz; veri gizliliği, toplumsal cinsiyet eşitliği politikamız, erişilebilirlik ve çeşitlilik gibi önemli etik ilkeleri de içerecek ve tüm bu bilgilerin herkesin erişebileceği bir kaynak olarak kalmasını sağlayacak. Rehber, dijital iletişimde daha profesyonel, şeffaf ve etkili bir yaklaşım benimseme hedefimizi destekleyecek.

Fon kapsamında aldığımız mentorluk, TechSoup çalışanı olan mentorumuz Lisya Fins’in desteği ve uzmanlığı bizim için büyük bir fark yarattı. Lisya, internet sitemizi kullanıcı dostu hale gelmesi için uzman görüşleri ve pratik öneriler sundu. Böylece internet sitemizin işlevselliğini göz önünde tutarak ilerledik. Aynı zamanda, hibe desteği kapsamında hazırlayacağımız kurumsal kimlik kılavuzunu onun rehberliğinde daha profesyonel bir şekilde oluşturuyoruz. Lisya, verdiği destekle fon kapsamında belirlediğimiz hedeflere anlamlı bir şekilde ulaşmamıza olanak tanıdı ve bu süreç bizim için gerçekten önemli bir dönüm noktası oldu.

“35 bine yakın kadını ve kazanımlarını paylaşmak, faaliyetlerimizin gücünü gösteriyor.”

Yenilenen internet sitesi ve e-posta kampanyaları gibi araçlarla görünürlüğünüzü artırmak isterken, hangi içerik türlerine odaklanmayı planlıyorsunuz?

Bizce başarı hikâyelerimiz, kurduğumuz ortaklıklar/paydaşlıklar, faydalanıcılarımızın eğitimlerimizden elde ettiği somut sonuçlar, daha fazla kadına ilham vermemizi sağlıyor. Özellikle eğitimlerimize dahil olan 35 bine yakın kadını ve kazanımlarını paylaşmak, faaliyetlerimizin gücünü gösteriyor.

Podcast’lerimiz STEM alanında kariyer yolları ve rol modeller sunarak hem genç kızlara hem de profesyonel hayatta ilerlemek isteyen kadınlara rehberlik ediyor. E-bülten kampanyalarımız da artık çok daha hedefli ve etkili. Her segment için özelleştirilmiş içerikler sunarak öğretmenlere, öğrencilere, çalışanlara, bağışçılara, fon verenlere, sponsorlara özel mesajlarla etkileşimimizi güçlendiriyoruz.

Yine özel sektörde kurduğumuz güçlü paydaşlıklar ve aldığımız fonlarla birlikte, elde ettiğimiz verilerle sosyal etki raporlarımızı hazırlıyoruz. Raporlarımız kadınların STEM alanlarında istihdama katılım oranları, verdiğimiz eğitimlerin etki alanları ve destekçilerimizle gerçekleştirdiğimiz iş birliklerinin net sonuçlarını ortaya koyuyor. Tüm bunlar sadece dijital mecralarımızı değil, aynı zamanda sosyal etkimizin ölçülebilirliğini de artırmamıza olanak tanıyor.

“Dijital Pazarlama ve İçerik Üretimi eğitimimize katılan Aslı, hobisini işe dönüştürdü.” 

Size destek olmak isteyen kişi ve kuruluşlar için, birkaç cümle ile kendinizi (destek verdiğiniz kişilerden bir söz ya da bir somut olay ile etkinizi gösterecek bir durumu hikâyeleştirerek) nasıl anlatırsınız?

Geçtiğimiz yıl Adana’dan katılan 28 yaşındaki Aslı’nın hikâyesi eğitimlerimizin ne kadar etkili ve dönüştürücü olduğunu bize bir kez daha gösterdi. Aslı, “Dijital Pazarlama ve İçerik Üretimi” eğitimimize katıldıktan sonra öğrendiği dijital araçlar ve sosyal medya stratejileriyle kendi hobisini işe dönüştürmeye karar verdi. Bir süredir el yapımı takılar yaparak hobisini sürdüren Aslı, atölyemizde öğrendiği sosyal medya pazarlaması ve dijital reklam tekniklerini kullanarak ürünlerini çevrimiçi platformlarda satmaya başladı. Aslı’nın başarısı SistersLab’in sunduğu eğitimlerin gerçek hayatta nasıl somut fırsatlara dönüşebileceğini ve katılımcılarımızın dijital becerileriyle hayatlarını nasıl dönüştürebileceğini gösteriyor, biz de bundan mutluluk duyuyoruz!

Dijital Dönüşüm Fonu’nun 2025 Döneminde Desteklenecek STK’lar Belirlendi

By | Çevresel Sürdürülebilirlik Alanında Dijital Dönüşüm Fonu, Dijital Dönüşüm Fonu

Sivil toplum kuruluşlarının (STK) dijital dönüşüm süreçlerini güçlendirmek için European Bank for Reconstruction and Development (EBRD) ve Turkey Mozaik Foundation iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Dijital Dönüşüm Fonu’nun 2025 döneminde desteklenecek STK’lar belirlendi. Fon kapsamında 8 STK’ya toplam 1.720.000 TL hibe desteği ve mentorlarla çalışma, uzman destekleri vb. gibi imkanlardan oluşan dijital dönüşüm alanında kapasite gelişim destekleri sağlayacağız.

Desteklenen STK’lar ve çalışmaları ile ilgili ayrıntılı bilgileri aşağıda görebilirsiniz:

ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz) MNH (Motor Nöron Hastalığı) Derneği, (Kapasite Gelişim Desteği, 215.000 TL), İstanbul
ALS-MNH Derneği, ALS ve Motor Nöron Hastalığı ile yaşayan bireylerin yaşam kalitesini artırmak, hasta ve ailelerine destek olmak, toplumsal farkındalık yaratmak ve bilimsel araştırmalara katkı sunmak amacıyla çalışmalar yürütüyor. Dernek, hibe desteğimizle hasta, hasta yakını ve bağışçılara yönelik iletişim kapasitesini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütecektir. Bu doğrultuda internet sitesini yenileyecek olan ALS-MNH Derneği, bağışçı, gönüllü ve hasta verilerinin segmentasyonu için bir CRM altyapısı oluşturacak; e-posta ve SMS pazarlama stratejisini güncelleyecektir.

Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği (SistersLab), (Kapasite Gelişim Desteği, 215.000 TL), İstanbul
SistersLab, kız çocuklarının ve kadınların STEM (Science (Fen), Technology (Teknoloji), Engineering (Mühendislik) ve Mathematics (Matematik)) alanlarına katılımlarını ve bu alanlardaki görünürlüklerini desteklemek amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Dernek, hibe desteğimizle paydaş ilişkilerini güçlendirmek için bir iletişim stratejisi geliştirecektir. Bu doğrultuda internet sitesini yenileyecek olan SistersLab, hazırlayacağı e-posta kampanyalarıyla faaliyetlerine ilişkin paydaşlarını düzenli olarak bilgilendirecektir. Ayrıca dijital iletişim süreçlerinde etik ilkelere dikkat çekmek amacıyla, bu alanda bir rehber oluşturacaktır.

Deniz Kaplumbağaları, Akdeniz Fokları, Kum Zambakları ve Kıyı Koruma Derneği (DEKAFOK), (Kapasite Gelişim Desteği, 215.000 TL), Antalya
DEKAFOK, Manavgat kıyı şeridinde sağlıklı ve gelişen bir deniz ekosistemin var olması ve Manavgat deniz yaşamının korunması amacıyla çeşitli eğitimler, araştırmalar ve projeler yapıyor. Dernek hibe desteğimizle çevresel koruma çalışmalarının dijitalde görünürlüğüne katkı sağlamak ve dijital kaynakları etkin kullanmak amacıyla çalışmalarını yürütecektir. Bu amaç doğrultusunda WhatsApp Business üzerinden dijital ihbar ve bilgilendirme sistemi oluşturacak olan DEKAFOK, çevrimiçi eğitimlerle deniz kaplumbağalarına yönelik farkındalıkların artmasına katkı sağlayacaktır.  Aynı zamanda çevrimiçi bağış sistemlerini güçlendirecek, sosyal medya stratejisini geliştirerek farkındalık kampanyaları düzenleyecek ve veri analizini yapay zekâ destekli araçlarla optimize edecektir.

Doğal Denge Derneği, (Kapasite Gelişim Desteği, 215.000 TL), Ankara
Doğal Denge Derneği, Türkiye’deki çevre koruma alanlarında doğal ve kültürel varlıkların sürdürülebilir yöntemlerle korunması için çalışmalar yürütüyor. Dernek, hibe desteğimizle çevre koruma çalışmalarını dijital ortamda daha görünür olmasına katkı sağlamak amacıyla dijital dönüşüm stratejisi oluşturacaktır. Bu kapsamda internet sitesini güncelleyecek, yazılı ve görsel içerik üretim kapasitesini güçlendirecektir.

Elele Eğitim ve Kültür Derneği (El Ele), (Kapasite Gelişim Desteği, 215.000 TL), İstanbul
El Ele, İstanbul’a göçle gelen ailelere, kadınlara ve çocuklara yönelik ücretsiz eğitim programları yürütüyor. Dernek hibe desteğimizle, çocuklar ve gençler için dijital beceriler ve yapay zekâ eğitimleri sunan çevrimiçi bir eğitim yönetim sistemi geliştirecektir. Bu sistem sayesinde “Dijital Geleceğim” programını genişletecek olan El Ele, aynı zamanda çocuk ve gençlik alanında çalışan beş STK’nın dijital eğitim içerikleri üretmesini ve bu sistem üzerinden sürdürülebilir bir gelir modeli oluşturmasını destekleyecektir.

Engelsiz Erişim Derneği, (Kapasite Gelişim Desteği, 215.000 TL), İstanbul
Engelsiz Erişim Derneği, üretilen veya sunulan bütün ürün ve hizmetlerde evrensel tasarımın gözetilerek erişilebilirliğin sağlanmasını ve erişilebilirlik alanında yapılan çalışmalar sonucu sakatlık hakları konusunda farkındalığın arttırılması amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Dernek, hibe desteği ile körlerin bağımsız dijital erişimini artırmak, engellilikle ilgili bilgiye erişimi kolaylaştırmak ve savunuculuk kapasitesini güçlendirmek için internet sitesini erişilebilirlik ilkeleri doğrultusunda yenileyecektir. Aynı zamanda engellilikle ilgili bilgi ve mevzuatlara erişim sağlayan yapay zekâ destekli bir chatbot geliştirecektir.

Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı, (Kapasite Gelişim Desteği, 215.000 TL), İstanbul
Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı, kültürel çeşitliliği ortak insanlık mirası olarak gören, benimseyen, sahiplenen, paylaşan ve bunları gelecek kuşaklara doğru ve sağlıklı bir şekilde aktarmak için toplumsal duyarlılık oluşturmak ve kültür bilincini geliştirmek amacıyla çalışmalar yürütüyor. Dernek, hibe desteğiyle tarih, arkeoloji ve sanat seminerlerinin dijital pazaryeri formatına taşınarak sürdürülebilir bir gelir modeli oluşturacaktır.

Roman Hafıza Çalışmaları Derneği (Romani Godi), (Kapasite Gelişim Desteği, 215.000 TL), İstanbul
Romani Godi, Romanların toplumsal hafızasının güçlendirilmesi ve eşitsizliğin ortadan kaldırılması için hak temelli çözümler üretilmesine katkı sağlamak amacıyla izleme, araştırma ve raporlama çalışmaları yürütüyor.  Dernek sağladığımız hibe desteğiyle, Romanlara yönelik hak savunuculuğunu dijital ortamda da güçlendirmek ve daha fazla kişiye ulaşmak amacıyla çalışmalar yapacaktır. Bu amaç doğrultusunda, internet sitesini yenileyecek ve iletişim stratejisi hazırlayacaktır.  Aynı zamanda veri yönetimi ve güvenliğine yönelik çalışmalar yapacak olan Romani Godi; dernek üyelerinin dijital becerilerini güçlendirmek için eğitimler düzenleyecektir.

Dijital Dönüşüm Fonu’nun 2024 Dönemi Başvuruları Sona Erdi

By | Çevresel Sürdürülebilirlik Alanında Dijital Dönüşüm Fonu, Dijital Dönüşüm Fonu

Sivil toplum kuruluşlarının (STK) dijital dönüşüm süreçlerini kapasite güçlendirme programları ve hibelerle desteklemek amacıyla European Bank for Reconstruction and Development (EBRD) ve Turkey Mozaik Foundation iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Dijital Dönüşüm Fonu‘nun 2024 dönemi başvuruları sona erdi.

Fona, teknik kriterlere uyan 58 STK başvuruda bulundu. Başvuruların 40’ı dernek, 10’u vakıf, 6’sı kooperatif, 1’i federasyon ve 1’i sendika tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar tarafından yapıldı. Fona Ankara, Antalya, Bingöl, Çanakkale, Denizli, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karaman, Kayseri, Kocaeli, Konya, Mardin, Mersin, Ordu, Rize, Samsun, Siirt, Şanlıurfa ve Tokat olmak üzere 20 ilden başvuru alındı. Dijital Dönüşüm Fonu’ndan talep edilen toplam hibe tutarı 6.933.470 TL oldu.

Dijital Dönüşüm Fonu’nun 2024 Dönemi Başvuruları Açıldı!

By | Çevresel Sürdürülebilirlik Alanında Dijital Dönüşüm Fonu, Çevresel Sürdürülebilirlik Fonu, Dijital Dönüşüm Fonu

Sivil toplum kuruluşlarının (STK) dijital dönüşüm süreçlerini güçlendirmek için European Bank for Reconstruction and Development (EBRD) ve Turkey Mozaik Foundation iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Dijital Dönüşüm Fonu’nun 2024 dönemi başvuruları başladı.

Fon, STK’ların dijital dönüşüm planları oluşturmasını ve hayata geçirmesini destekliyor. 14 ay devam edecek olan hibe programının ilk iki ayında bilgilendirici atölye ve toplantılar düzenlenecek, sonraki 12 ayda ise STK’lar hibe desteği, mentorluk ve çeşitli yetenek geliştirme fırsatlarından faydalanacaktır.

2024 dönemi için yapılacak başvurularda aşağıdaki yaklaşımlardan en az birinin yer alması bekleniyor:

  • Kurumsal Verimlilik: STK’nın bilgi ve veri ile ilişkisini iyileştirmesi ve/veya düzenlemesi, veri yönetimi, haritalama, yeni yazılımlar edinme ve ekiplerin bu süreçlere uyumu.
  • Paydaşlarla İletişimi Güçlendirmek: İletişim altyapısını geliştirme, savunuculuk çalışmalarını destekleme, programların dijitalleştirilmesi.
  • Gelir Getiren Ürün/Hizmet Geliştirme: Bağışçı arayüzü, e-eğitim programları, bağışçı odaklı bilgilendirme sistemleri.
  • Veri ve Altyapıyı Paylaşıma Açmak: Kullanılan dijital altyapıların ve verilerin diğer STK’ların erişimine sunulması.

Başvuru kriterleri:

  • Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kooperatifler ve diğer kâr amacı gütmeyen kuruluşlar,
  • En az bir yıldır sahada aktif olarak çalışan kuruluşlar,
  • 2023 yılı gelirleri 40.000 TL ile 4.000.000 TL arasında olan kuruluşlar,
  • İlgili alanda deneyim ve kapasiteye sahip kuruluşlar.

Dijital Dönüşüm Fonu kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı en az 1.684.000 TL’dir. Başvuru yapan STK hibe programından en fazla  210.500 TL talep edebilir.

Fona başvurmak isteyen kuruluşların başvuru formunu eksiksiz şekilde doldurarak 11 Ekim, saat 18:00’a kadar göndermeleri gerekir.

Dijital Dönüşüm Fonu hakkında detaylı bilgilere (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve fon takvimi) ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.