All Posts By

Sivil Toplum için Destek Vakfı

Kahramanmaraş Depremleri Sonrası Neler Yaptık?

By | Genel, Kahramanmaraş Depremi Küçük Destek Fonu, Yerel Güçlenmeye Destek Fonu

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli bir şekilde etkileyen depremlerin üzerinden bir yıl geçti. Acı ve kayıpların gölgesinde, bir kez daha birlikteliğin ve dayanışmanın gücüne tanıklık ettiğimiz bu zorlu süreçte, dayanışmanın güçlenmesi ve umudun çoğalması için ilk günden itibaren tüm imkanlarımızla bölgeyi ve depremden etkilenenleri desteklemeye devam ediyoruz.

Türkiye’nin son yüzyılında kaydedilen en güçlü depremleri arasında yer alan Kahramanmaraş depremlerinin uzun soluklu bir dayanışma gerektirdiği bilinciyle depremlerin farklı alanlar ve gruplarda ortaya çıkardığı ihtiyaçları en doğru ve etkili bir şekilde anlayabilmek, sürecin getirdiği değişikliklere uyum sağlayabilmek, çeşitlenen veya yeni ortaya çıkan kısa, orta ve uzun vadeli ihtiyaçları tespit edebilmek amacıyla ilk günden itibaren sahada faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla (STK), alanda çalışan uzmanlarla ve paydaşlarımızla işbirliği içerisindeyiz. Geliştirdiğimiz işbirlikleri sayesinde ilk hibemizi depremin ertesi günü, 7 Şubat’ta vererek, ilk günden itibaren sahada çalışan STK’ların faaliyetlerini destekleme ayrıcalığına sahip olduk.

Aradan geçen bir yılda; bağışçılarımızla birlikte depremlerin yarattığı etkinin azaltılması ve depremden etkilenenlerin iyi olma halinin desteklenmesi amacıyla hayata geçirdiğimiz sekiz hibe programı kapsamında 73 sivil toplum kuruluşunu (STK) toplam 84.904.964 TL ile destekledik. Arama-kurtarma, beslenme, gıda güvenliği, barınma, temiz suya ve hijyenik alanlara erişim, temiz giysiye erişim, psikososyal destek, sağlık hakkına erişim, ekonomik gelişim, eğitim hakkı, kültür-sanat gibi birçok alanda 1.5 milyondan fazla kişinin ihtiyaçlara erişimine katkı sağladık.

Bugün, Kahramanmaraş Depremleri Sonrası Neler Yaptık?; depremlerin ardından bağışçılarımızla birlikte hayata geçirdiğimiz fonların ve desteklediğimiz STK’ların yürüttüğü çalışmalara dair bilgileri ve hibe veren bir kurum olarak acil dönemlerde izlediğimiz hibe stratejimizi sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.

Görüşleri, önerileri, kaynak ve uzmanlık destekleri ile çalışmalarımıza yön veren ve fonlarımızı hayata geçirmemizi sağlayan bağışçılarımıza, danışma toplantılarında bir araya geldiğimiz uzmanlara ve sahadan güncel bilgileri bizlerle paylaşan STK’lara en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. 2024 yılında da bölgenin ve depremden etkilenenlerin ihtiyaçlarına cevap verebilmek ve umudu birlikte çoğaltmak amacıyla var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

Yerel Güçlenmeye Destek Fonu II için Başvuruları Sona Erdi

By | Yerel Güçlenmeye Destek Fonu

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli şekilde etkileyen depremlerin ardından bölgede yaşanan tahribatın giderilmesi ve depremden etkilenen bireylerin iyi olma halinin desteklenmesi amacıyla Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Yerel Güçlenmeye Destek Fonu II için başvurular sona erdi.

Fonun bu döneminde başvuru yapan kuruluşların üç tematik alana odaklanması beklendi. Bu doğrultuda; çocuk haklarının ve çocuk refahının geliştirilmesine yönelik 42 toplumsal cinsiyet eşitliği alanında 23 ve kültür ve sanat yaşamına katılımın, erişimin ve katkı sağlamanın geliştirilmesine yönelik 40 başvuru alındı.

Başvuruların 81’i dernek, 2’si federasyon, 10’u kooperatif, 2’si sendika, 9’u vakıf ve 1’i vakıf üniversitelerinin araştırma ve uygulama merkezi tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar tarafından yapıldı. Fona Adana, Adıyaman, Ankara, Antalya, Batman, Bolu, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Elâzığ, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kırklareli, Kilis, Konya, Malatya, Mersin, Osmaniye, Şanlıurfa ve Şırnak olmak üzere 24 ilden başvuru alındı. Fondan talep edilen toplam hibe tutarı 173.176.939 TL oldu.

Turquoise Coast Environment Fund-Turkey’in 2023 Dönemi Başvuruları Sona Erdi

By | Turquoise Coast Environment Fund

Adana, Hatay ve Mersin kıyı bölgelerinde depremden etkilenen alanları yeniden canlanmasına, biyolojik çeşitlilik, ekosistem hizmetleri, tarımsal verimlilik, su, atık yönetimi, denizel alanlar ve kıyı arazilerini sürdürülebilir bir şekilde korunmasına katkıda bulunan sivil toplum kuruluşlarına (STK) destek vermek amacıyla Conservation Collective (ve bünyesindeki Turquoise Coast Environment Fund- Turkey), Turkey Mozaik Foundation ve Turkish Philanthropy Funds işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Turquoise Coast Environment Fund- Turkey’e (TCEF) başvurular sona erdi.

Fona teknik kriterlere uyan toplam 11 STK başvuruda bulundu. Başvuruların 9’u dernek ve 2’si kooperatif tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar tarafından yapıldı. Fona Adana, Hatay, Kahramanmaraş ve Mersin olmak üzere 4 ilden başvuru alındı. TCEF’den talep edilen toplam hibe tutarı 3.595.830 TL oldu.

Yerel Güçlenmeye Destek Fonu II Başvuruları için Son Gün Yarın!

By | Yerel Güçlenmeye Destek Fonu

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli şekilde etkileyen depremlerin ardından bölgede yaşanan tahribatın giderilmesi ve depremden etkilenen bireylerin iyi olma halinin desteklenmesi amacıyla Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Yerel Güçlenmeye Destek Fonu II için başvuruları devam ediyor.

Fon kapsamında, sahada aktif olarak faaliyet gösteren veya bölgeye destek sağlamak üzere çalışmalarına başlayan sivil toplum kuruluşlarının (STK) projeleri desteklenecektir.

Yerel Güçlenmeye Destek Fonu II için yapılacak başvuruların aşağıda belirtilen üç tematik alandan birine odaklanması beklenir:

  • Çocuk haklarının ve çocuk refahının geliştirilmesi,
  • Toplumsal cinsiyet eşitliğinin geliştirilmesi,
  • Kültür ve sanat yaşamına katılma, erişme ve katkı sağlama hakkının geliştirilmesi.

Odaklanılan tematik alan veya alanlarla beraber depremden etkilenenlerin deprem bölgesinde veya gittikleri/transfer edildikleri şehirlerde;

  • Yaşam koşullarını oluşturulan yeni hizmet ve olanaklarla destekleyen,
  • Kamu hizmetlerine erişimlerini geliştiren,
  • Psikolojik destekler dahil olmak üzere güçlenmelerini sağlayan ve haklarını aramalarını kolaylaştıran,
  • Ekonomik açıdan güçlenmelerini sağlayan,
  • Yeniden inşa sürecinin izlemesini ve raporlamasını sağlayan,
  • Deprem bölgesinde kurulacak (yeni) yaşam alanlarının çevreyle uyumlu ve sürdürülebilir şekilde tasarlanmasına yönelik yapılacak faaliyetler gibi çalışmaları içermesi beklenir.

Aşağıdaki başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:

  • Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kooperatifler, sendikalar, vakıf üniversitesi uygulama ve araştırma merkezleri, federasyonlar/konfederasyonlar,
  • Depremin tüm canlılar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmaya ve ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetlere aktif olarak katkı sunmayı hedefleyen kuruluşlar,
  • Hibe desteğini hayata geçirmeye hazır olan, çalışma için gerekli izinleri temin edecek kurumsal kapasiteye ve konuyla ilgili kanıtlanabilir kurumsal tecrübeye sahip kuruluşlar,
  • 2022 yılı gelirleri 40.000 TL – 4.000.000 TL arasında olan kuruluşlar (2023 yılında kurulan kuruluşlar için bir bütçe kısıtı bulunmamaktadır.).

Yerel Güçlenmeye Destek Fonu II için başvuru yapacak olan STK’lar en fazla 2.000.000 TL talep edebilirler. Fona başvurmak isteyen STK’ların başvuru formunu 1 Şubat 2024, saat 18.00’e kadar eksiksiz şekilde doldurmaları gerekir.

Fon ile ilgili detaylı bilgiye (hibe süreci, kurumsal gelişim bileşeni, başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve takvim) ve başvuru formuna ulaşabilirsiniz.

Dijital Dönüşüm Fonu’nun 2021 Döneminde Desteklediğimiz STK’ların Dijital Dönüşüm Planlarını Desteklemeye Devam Ediyoruz!

By | Çevresel Sürdürülebilirlik Alanında Dijital Dönüşüm Fonu

Dijital Dönüşüm Fonu’nun 2021 döneminde hibe desteği sağladığımız sivil toplum kuruluşlarının (STK), hayata geçirdikleri dijital dönüşüm planlarının etkisinin artmasına, devam etmesine ve yaygınlaşmasına katkı sağlamak amacıyla European Bank for Reconstruction and Development ve Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle kurduğumuz Dijital Dönüşüm Fonu Küçük Destekler hibe programı kapsamında dört STK’ya toplam 194,151 TL hibe desteği sağlıyoruz.

Desteklenen STK’ların çalışmaları ile ilgili ayrıntılı bilgileri aşağıda görebilirsiniz:

Ekosfer Derneği (Ekosfer), 2021 yılında sağladığımız hibe desteğiyle savunuculuk ve kaynak geliştirme kampanyalarını dijital platformlarda daha etkili bir şekilde yürütebilmek amacıyla kuruluşun ihtiyaçlarına cevap verecek bir internet sitesi geliştirdi. Derneğin 2021 döneminde yürüttüğü çalışmalarla ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Ekosfer, Küçük Destekler hibe programı kapsamında sağladığımız 46.000 TL ile internet sitesinin ve dijital platformların verimliliğini arttırmak amacıyla bakım ve geliştirme çalışmalarını yapacak. Aynı zamanda finansal hareketlerin takibini yapabilecekleri dijital bir yapı kuracak.

Kadın Balıkçılar Derneği (KBD), 2021 yılında sağladığımız hibe desteğiyle bilgisayar destekli gıda güvenlik uygulamaları ve Mavi Pazaryeri isimli e-ticaret platformu kurdu. Derneğin 2021 döneminde yürüttüğü çalışmalarla ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. KBD, Küçük Destekler hibe programı kapsamında sağladığımız 53.751 TL ile deniz emekçisi kadınların görünürlüğünün arttırmak ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle kadınların yaşadıkları mesleki ve toplumsal sorunlar hakkında kamuoyu oluşturmak amacıyla sosyal medya kampanyası düzenleyecek.

Troya Çevre Derneği, 2021 yılında sağladığımız hibe desteğiyle yenilenebilir enerji kooperatiflerini bir araya getirecek bir sosyal platform oluşturdu. Derneğin 2021 döneminde yürüttüğü çalışmalarla ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Troya Çevre Derneği, Küçük Destekler hibe programı kapsamında sağladığımız 47.000 TL ile yenilenebilir enerjiyi akademik ve teknik olarak daha kapsamında ele almak, alandaki gelişmeleri ve deneyimleri daha fazla yaygınlaştırmak amacıyla Yenilenebilir Enerji Ajansı internet sitesini kuracak.

Yaşam için Toprak Derneği, 2021 yılında sağladığımız hibe desteğiyle kompost ve toprak iyileştirme konularında bilgi almak amacıyla başvurulan ana kaynak haline gelmesini amaçladıkları bir internet sitesi kurdu. Derneğin 2021 döneminde yürüttüğü çalışmalarla ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Yaşam için Toprak Derneği, Küçük Destekler hibe programı kapsamında sağladığımız 47.400 TL hibe desteğiyle derneğin görünürlüğünü arttırmak amacıyla yapılacak iletişim çalışmaları için veri tabanı oluşturacak.

Kadın Dayanışma Vakfı Kadın Dayanışmasını Kadın Danışma Merkezi ile Güçlendirmek Projesini Tamamladı

By | Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Fonu

Kadın Dayanışma Vakfı, kadına yönelik her türlü şiddetle feminist ilkeler doğrultusunda mücadele etmek, şiddet karşısında kadın dayanışmasını güçlendirmek ve yaygınlaştırmak amacıyla çalışmalarını yürütüyor.  Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Fonu’nun 2022 döneminde Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla kurumsal hibe desteği sağladığımız Kadın Dayanışmasını Kadın Danışma Merkezi ile Güçlendirmek projesini hayata geçirecek. Proje kapsamında şiddete maruz kalan kadınlara ihtiyaç duydukları desteği sağladığı Kadın Danışma Merkezi’nde 8 ay süreyle tam zamanlı çalışacak sosyal çalışmacı ve yarı zamanlı çalışacak finans sorumlusu istihdam etti.

Kadın Dayanışma Vakfı ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; vakfın hibe kapsamında yürüttüğü çalışmalar, 6 Şubat’ta meydana gelen depremler sonrası yürütülen faaliyetler, 30. yılını geride bırakan vakfın yaşadığı değişim ve gelecek planları hakkında konuştuk. 

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Fonu’nun 2022 döneminde Vakfımızdan aldığınız hibe desteği ile vakfınızın kurumsal gelişimi için hangi alanlara odaklandınız? Hibe desteğimizle yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Bu hibe desteği ile, şiddete maruz kalan kadınların telefon, e-posta veya yüz yüze başvuru yaparak ulaştıkları Kadın Dayanışma Merkezi’nde çalışmak üzere sosyal çalışmacı ve finansa sorumlusu istihdam ettik. Bu sayede güçlendirici ve feminist ilkeleri esas alan psikososyal destek süreçleri yürüttük. Danışanların ihtiyaçlarına göre başvurabilecekleri hukuki, psikolojik ve sosyal destekler ile ilgili bilgi verdik ve gerektiğinde ilgili kurumlara yönlendirme yaparak süreçlerini takip ettik. Sosyal çalışmacı ayrıca vakfımızın gönüllü avukatları ve psikologları ile birlikte hukuki ve psikolojik destek süreçlerini yürüttü. 

Bunun yanında kadına yönelik şiddetle mücadelede sorumlu kurum ve kuruluşların çalışmalarını, ilgili yasa ve yönetmeliklerini takip ederek iletişim kurduk. Kurum ve kuruluşlardan düzenli olarak aldığımız bilgilerle güncel tuttuğumuz iletişim listemiz sayesinde daha etkili yönlendirmeler yapabildik. Farklı kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının etkinliklerine katıldık, toplumsal cinsiyet eşitliğini, kadına yönelik şiddeti ve alandaki deneyimlerimizi anlattık. Doğrudan kadınlarla bir araya geldiğimiz mahalle çalışmaları yaptık. Kurumsal iletişimimiz güçlendi ve ulaştığımız kadın sayısını artırdık. Sosyal çalışmacıyla birlikte düzenlediğimiz gönüllü atölyeleri sayesinde gönüllü ağımızı genişlettik.

Kadın Dayanışma Vakfı 2023 yılında 30. yaşını kutluyor. Aradan geçen zamanı değerlendirdiğinizde, çalışma alanınız ve buna paralel olarak Kadın Dayanışma Vakfı’nın yaşadığı değişime dair öne çıkan noktalardan bahsedebilir misiniz?

Bu 30 yıllık süreç toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadına yönelik şiddetle mücadele alanındaki deneyimimizi, değişen koşullara karşı dönüşümlerimizi ve gelişmelerimizi içeriyor. Türkiye’deki feminist kadın hareketinin içinde bulunduğu koşulları ve değişen şartları çok iyi şekilde okuyabiliyor ve buna karşılık çok hızlı şekilde tepki vererek sözümüzü söyleyebiliyoruz. Geçen 30 yıl içinde Vakfa emek veren tüm kadınlar da farklı şekillerde buna katkı koydu. Gittikçe artan baskılara karşı birbirimizin deneyimlerinden, alandan, diğer kadın örgütleriyle ve feministlerle bir araya geldiğimiz ağlardan beslendik. Koşullar ağırlaşsa da ümitsizliğe kapılmadan, bir araya gelmeye devam ederek birbirimizden mücadele gücü aldık. 

Bu süreçte Vakfı güçlendirmek için kurumsal kapasitemizi geliştirmeye, gönüllü ağlarımızı genişletmeye, daha fazla kadına ulaşmaya, görünürlüğümüzü artırmaya özel olarak odaklandık. Feminist hareketle bağımızı teorik ve pratik olarak güçlendirmek için çalıştık. Kadına yönelik şiddetle mücadele alanındaki resmi ve güvenilir veri eksikliğinden hareketle, veri toplama ve izleme çalışmalarına önem verdik, bu alanlarda kendi kapasitemizi geliştirmek için çalıştık ve çalışmalarımızı raporladık.

6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş depremi sonrasında sahada faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından biri olarak yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz? Sahadaki deneyimlerinizden yola çıkarak, deprem sonrasında yapılan müdahale çalışmalarının koordinasyonu, çocuklara ve kadınlara yönelik çalışmaların etkisi konusundaki görüşleriniz nedir?

6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin ardından, depremin etkilediği bölgelerdeki kadınlarla dayanışma kurarak 8 Mart’ı orada geçirmek istedik. Kadınların sorun ve ihtiyaçlarını duyurabilmek ve sahayı gözlemleyebilmek için 23 Şubat’ta sosyal medya hesaplarımız üzerinden bir dayanışma çağrısı yayımladık. Samandağ Kadın Dayanışma Derneği ile iletişime geçerek hazırladığımız bu çağrıda deprem bölgelerindeki kadınların daha da derinleşen kişisel hijyen malzemelerine ve çamaşır gibi ihtiyaçlarına erişimlerine ağırlık verdik. Sosyal medyadaki çağrımızı gören çok sayıda kişi destek verdi. 

Malzemelerle birlikte bölgeye bir sosyal çalışmacı ve bir avukat arkadaşımız gitti. Orada malzemelerin dağıtımının yapılmasında destek oldular ve sahadaki duruma dair gözlem yaptılar. 8 Mart’ta Samandağ Çiğdede Mahallesi’nde depremden etkilenen yaklaşık 50 kadınla bir araya gelerek bir mahalle çalışması gerçekleştirdik. Kadınlar deprem sonrasında bakım emeği yükünün daha da ağırlaştığını aktardı. Depremlerin meydana geldiği ilk günden bugüne kadınların deneyimlerini ve duygularını ifade edebilecekleri bir ortam oluşturduk. Kadınların içinde bulundukları durumlar hakkında konuştuk ve ihtiyaç tespiti yaptık. Hijyen kitleri ve diğer malzemeleri özellikle Samandağ merkeze uzak noktalarda, desteklerin ulaşamadığı köylere ulaştırarak yaklaşık 500 kadınla bağ kurduk. 

Saha deneyimlerimizden ve bu süreçte Kadın Danışma Merkezi’ne ulaşan başvurulardan yola çıkarak deprem sonrası müdahalelerinin koordinasyonuna ve etkisine baktığımızda, kadınların ve çocukların olası bir afette ikincil konuma getirildiğini gördük. Kadınların ve çocukların güvenliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yetersizdi; şiddet, deprem sonrasında çadırlarda da devam etti. Ekonomik koşulların yetersizliği nedeniyle, uzaklaştırma kararı olduğu halde, kendisine şiddet uygulayan eşiyle aynı çadırı paylaşmak zorunda kalan, yalnız yaşadığı için çadır verilmeyen, “aile olarak bir çadırda kalınabileceği” dayatmasına maruz kalan kadınlarla karşılaştık.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Fonu’ndan aldığınız hibe desteğinin derneğinize ve çalışmalarınıza ne tür katkıları oldu? Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında yapılan çalışmaların farklı bağışçılar tarafından desteklenmesi sizce neden önemli? 

Hibe desteğiyle sosyal çalışmacı ve finans sorumlusu istihdam ettik. Kadın Danışma Merkezi’nden destek alan kadın sayısı arttı ve daha fazla kadına ulaşma imkânı bulduk. Sosyal çalışmacımız sayesinde danışma merkezinin yanı sıra farklı kurum ve kuruluşlar ile mahalle çalışmaları, etkinlikler yaptık, savunuculuk çalışmalarına ve ağlara daha aktif dahil olduk. Bu sayede hem kendi görünürlüğümüz arttı hem de toplumsal cinsiyet eşitliği alanında farklı kurumlarla iletişimde kalarak kapasitemizi güçlendirdik. Tüm bunları yapabilmek ve çalışmalarımızı görünür kılmak için farklı bağışçılar tarafından desteklenmek oldukça önemli. Bu sayede bir sosyal çalışmacı danışma merkezi faaliyetlerine odaklanırken, farklı bir hibe desteği ile istihdam ettiğimiz diğer sosyal çalışmacı ise politika üretme, savunuculuk ve kapasite güçlendirme çalışmalarına daha fazla vakit ayırma imkanı buldu. Aynı zamanda yapılan çalışmaları daha etkin şekilde raporlanarak kayda geçirilmesini sağladık.

Kadın Dayanışma Vakfı’nın gelecek dönem yapmayı planladığı çalışmalardan ve önceliklerinden bahseder misiniz? 

2023 yılında Kadın Dayanışma Vakfı’nın kuruluşunun 30. yılıydı. 1993 yılından bu yana kadın danışma merkezimiz şiddete maruz kalan kadınlara ücretsiz sosyal, psikolojik ve hukuki destek sağlıyor. 30 yıldır kadınlarla birlikte toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı güçlenerek feminist dayanışmayı büyütmeye çalıştık, yine vazgeçmeden mücadeleye devam edeceğiz. 

6 Şubat depremlerinin ardından yaşananlar, kamu kurumlarının geciken müdahaleleri durumu daha da ağırlaştırdı. Bu nedenle gelecek dönemde rutin çalışmalarımızı sürdürürken, aynı zamanda deprem bölgesinde aktif olarak çalışmaya devam edeceğiz. Bu çalışmaları gerçekleştirirken hedef kitlemiz depremden etkilenen kadınlar ve çocukları olacak. Deprem sonrası kadınların yaşadıkları sürece odaklanmayı, psikososyal açıdan güçlenmelerini destek olmayı, toplumsal cinsiyet eşitliği ve yasal haklarımız konusunda farkındalık artırıcı atölyeler gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda deprem bölgesindeki kadınların halen devam eden en temel ihtiyaçlarından olan hijyen kitlerine ulaşımlarını sağlamayı hedefliyoruz. 

Daha genelde ise, gittikçe daralan sivil alanda toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı mücadelemizi sürdürmeye, bu mücadelemize her geçen gün daha fazla kadını katmaya ve yıllara dayanan kazanımlarımızı elimizde tutarak feminist sözümüzü söylemeye devam edeceğiz.

 

Kahramanmaraş Depremi Doğrudan Destekler Fonu’nun Beşinci Aşamasında Desteklenecek STK’lar Belirlendi

By | Acil Deprem Fonu

6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli şekilde etkileyen depremlerin ardından, sahada aktif olarak faaliyet gösteren ve bölgeye destek sağlamak üzere çalışmalarına başlayan sivil toplum kuruluşlarının (STK) bölgede tespit ettiği ihtiyaçların, yaşanan tahribatın giderilmesi ve depremin bölgede yaşayan farklı gruplar üzerindeki etkilerinin azaltılması amacıyla Dalyan Foundation ve Turkey Mozaik Foundation işbirliği, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Kahramanmaraş Depremi Doğrudan Destekler Fonu’nun beşinci aşamasında desteklenecek STK’lar belirlendi. Fon kapsamında Argüden Yönetişim Akademisi Vakfı’na, Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı’na, Elele Federasyonu’na ve Kadına Özgürlük ve Eşitlik Derneği’ne toplam 10.616.000 TL hibe desteği sağlıyoruz.

Argüden Yönetişim Akademisi Vakfı sağladığımız 1.690.000 TL hibe desteğiyle Afetten Kalkınmaya Sivil Etkileşim projesini hayata geçiriyor. Vakıf proje kapsamında depremden etkilenen 11 şehrin iyi yönetişim kültürüne dayalı yeniden inşası konusunda sivil izleme ve katılımı kolaylaştırmak amacıyla bir çalışma yapacak. Bu kapsamda alanda yeniden yapılanma kapsamında mevcut durumun analizi ve değerlendirmesini içeren bir rapor yazacak, bu rapordaki ihtiyaçlara dayanarak bir “sivil izleme ve katılım aracı” oluşturacak ve bu aracın sivil aktörler tarafından kullanımını kolaylaştıracak bir “kılavuz” geliştirecek. Vakıf hibe desteğimizle dört ay süreyle Proje Koordinatörü, Proje Uzmanı ve Araştırmacı istihdam edecek.

Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı (Bayetav) sağladığımız 5.430.000 TL hibe desteğiyle Aynı Göğün Altında: Depremden Etkilenen Öğrencileri Destekleme projesini hayata geçiriyor. Bayetav proje kapsamında depremler nedeniyle ebeveyn kaybı yaşamış olan çocukların ve gençlerin eğitimlerine devam edebilmesi ve iyi olma hallerini uzun vadeli desteklemesi amacıyla çalışmalar yürütecek.

Elele Federasyonu sağladığımız 538.000 TL hibe desteğiyle Zor Koşullarda Koruyucu Ailelerin Güçlenmesi projesini hayata geçiriyor. Federasyon proje kapsamında Adana ve Kahramanmaraş’ta bulunan ve koruyucu aile alanında faaliyet yürüten STK’ların kurumsal kapasitelerini güçlendirmek amacıyla çalışmalar yürütecek. Aynı zamanda STK’lar arası işbirliğini ve kamu kurumları ile STK’lar arası diyaloğu artırmak amacıyla çalışmalar yapacak.

Kadın Özgürlük ve Eşitlik Derneği (KÖVED) sağladığımız 2.958.000 TL hibe desteğiyle Kadın Yaşam Merkezi projesinin ikinci aşamasını hayata geçiriyor. Kahramanmaraş Depremleri Doğrudan Destekler Fonu’nun üçüncü aşamasında sağladığımız hibe desteğiyle Adana Kadın Yaşam Merkezi’ni açan KÖVED, sağladığımız bu destek ile başta tek ebeveyn kadınlar olmak üzere, çocukların ve dezavantajlı grupların bir araya gelmelerini, psikososyal ve hukuki destekler almalarını aynı zamanda Yaşam Merkezi’ne gelen bireylerin ekonomik ve sosyal olarak güçlenmelerini desteklemek amacıyla çalışmalar yürütecek. Aynı zamanda hijyen alanlarına, temel ihtiyaçlara erişebilecekleri; psikososyal ve grup çalışmaları destekleri verdikleri, oyun odalarının bulunduğu sosyalleşme mekanları sağlayacak. Bu hedefler doğrultusunda KÖVED hibe desteğimizle idari ve ofis giderleri karşılayacak; tam zamanlı Saha Koordinatörü, Finans Asistanı, Psikolog, Sosyal Hizmet Uzmanı, Çocuk Gelişimcisi ve yarı zamanlı proje asistanı istihdam edecek.

 

Yerel Güçlenmeye Destek Fonu II için Başvurular Açıldı

By | Yerel Güçlenmeye Destek Fonu

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli şekilde etkileyen depremlerin ardından bölgede yaşanan tahribatın giderilmesi ve depremden etkilenen bireylerin iyi olma halinin desteklenmesi amacıyla Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Yerel Güçlenmeye Destek Fonu II için başvurular açıldı.

Fon kapsamında, sahada aktif olarak faaliyet gösteren veya bölgeye destek sağlamak üzere çalışmalarına başlayan sivil toplum kuruluşlarının (STK) projeleri desteklenecektir.

Yerel Güçlenmeye Destek Fonu II için yapılacak başvuruların aşağıda belirtilen üç tematik alandan birine odaklanması beklenir:

  • Çocuk haklarının ve çocuk refahının geliştirilmesi,
  • Toplumsal cinsiyet eşitliğinin geliştirilmesi,
  • Kültür ve sanat yaşamına katılma, erişme ve katkı sağlama hakkının geliştirilmesi.

Odaklanılan tematik alan veya alanlarla beraber depremden etkilenenlerin deprem bölgesinde veya gittikleri/transfer edildikleri şehirlerde;

  • Yaşam koşullarını oluşturulan yeni hizmet ve olanaklarla destekleyen,
  • Kamu hizmetlerine erişimlerini geliştiren,
  • Psikolojik destekler dahil olmak üzere güçlenmelerini sağlayan ve haklarını aramalarını kolaylaştıran,
  • Ekonomik açıdan güçlenmelerini sağlayan,
  • Yeniden inşa sürecinin izlemesini ve raporlamasını sağlayan,
  • Deprem bölgesinde kurulacak (yeni) yaşam alanlarının çevreyle uyumlu ve sürdürülebilir şekilde tasarlanmasına yönelik yapılacak faaliyetler gibi çalışmaları içermesi beklenir.

Aşağıdaki başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:

  • Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kooperatifler, sendikalar, vakıf üniversitesi uygulama ve araştırma merkezleri, federasyonlar/konfederasyonlar,
  • Depremin tüm canlılar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmaya ve ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetlere aktif olarak katkı sunmayı hedefleyen kuruluşlar,
  • Hibe desteğini hayata geçirmeye hazır olan, çalışma için gerekli izinleri temin edecek kurumsal kapasiteye ve konuyla ilgili kanıtlanabilir kurumsal tecrübeye sahip kuruluşlar,
  • 2022 yılı gelirleri 40.000 TL – 4.000.000 TL arasında olan kuruluşlar (2023 yılında kurulan kuruluşlar için bir bütçe kısıtı bulunmamaktadır.).

Yerel Güçlenmeye Destek Fonu II için başvuru yapacak olan STK’lar en fazla 2.000.000 TL talep edebilirler. Fona başvurmak isteyen STK’ların başvuru formunu 1 Şubat 2024, saat 18.00’e kadar eksiksiz şekilde doldurmaları gerekir.

Fon ile ilgili detaylı bilgiye (hibe süreci, kurumsal gelişim bileşeni, başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve takvim) ve başvuru formuna ulaşabilirsiniz.

Gelecek için Dayanışma Fonu Fon Başlangıç Raporu Yayımlandı

By | Gelecek için Dayanışma Fonu

6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli bir şekilde etkileyen depremlerin ardından, depremden etkilenen gençlerin iyi olma hâlini desteklemek amacıyla çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini desteklemek için Paribu iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Gelecek için Dayanışma Fonu’nun Fon Başlangıç Raporu yayımlandı. Fon kapsamında Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği, Sivil Alan Hareket Ağı Derneği ve Yüksek Öğrenimde Rehberliği Tanıtma ve Rehber Yetiştirme Vakfı’na toplam 899.800 TL hibe desteği sağlıyoruz.

Gelecek için Dayanışma Fonu’nun yapısı, desteklediğimiz STK’lar ve yapacakları çalışmalara dair bilgilerin yer aldığı raporumuza buradan ulaşabilirsiniz.

Turquoise Coast Environment Fund-Turkey 2023 Dönemi Başvuruları Açıldı

By | Turquoise Coast Environment Fund

6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli bir şekilde etkileyen depremlerin ardından, Adana, Hatay ve Mersin kıyı bölgelerinde depremden etkilenen alanları yeniden canlandırmak ve sürdürülebilir bir şekilde korumak; yerel halkın doğal yaşam alanlarıyla yeniden uyum içinde yaşamasına katkı sağlamak; depremden etkilenen kıyısal alanlar ve ekosistemler üzerindeki baskıyı azaltmak ve iyileştirmek; hayatı olumsuz şekilde etkileyen acil çevre sorunlarına, özellikle biyolojik çeşitlilik, ekosistem hizmetleri, tarımsal verimlilik, su, atık yönetimi, denizel alanlar ve kıyı arazilerinin korunmak için çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini desteklemek amacıyla Conservation Collective (ve bünyesindeki Turquoise Coast Environment Fund- Turkey), Turkey Mozaik Foundation ve Turkish Philanthropy Funds işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Turquoise Coast Environment Fund-Turkey (TCEF)’in 2023 dönemi başvuruları açıldı.

Fonun bu döngüsünde Adana, Hatay ve Mersin kıyı bölgelerindeki acil çevresel sorunları ele almak, kıyı ve deniz peyzajlarını restore etmek ve sürdürülebilir gıda sistemlerini teşvik etmek amacıyla çalışmalar yürüten STK’ların projeleri desteklenecektir. Bu amaç doğrultusunda proje fikirlerinde aşağıda detayları paylaşılan yedi temel öncelik alanından en az bir tanesinin yer alması beklenir:

  • Sürdürülebilir gıda sistemlerinin teşvik edilmesi:
    • Mevcut gıda-tarım bağının korunması, sürdürülmesi veya yeniden inşa edilmesi,
    • Tarladan sofraya stratejileri ve gıda üretim sistemlerinin her türlü dışsallık ve etkilerini dikkate alarak ve uygulayarak, bütüncül bir yaklaşım sergilenmesi.
  • Biyoçeşitliliğin korunması için ekosistem tabanlı yönetim yaklaşımları:
    • Kara ve deniz biyoçeşitliliğini ele alınması,
    • Küçük ölçekli balıkçılık ve diğer kaynaklar da dahil olmak üzere kıyı kullanımının bütüncül, sektörler arası, aşağıdan yukarıya, şeffaf, uyarlanabilir, kapsayıcı ve katılımcı yönetimini teşvik edilmesi ve yenilikçi yaklaşımlar içermesi.
  • Yerel STK’ların yasal ve kurumsal olarak desteklenmesi ve güçlendirilmesi
    • Bilgi tabanı ve ağ oluşturmak için STK’ların kapasitelerinin güçlendirilmesi,
    • Uygun alanlarda koruma eylemlerinin harekete geçirilmesi, bilinçli kararlar almak üzere doğru veri setlerinin kullanılmasına da dahil olmak üzere çeşitli tematik alanlarda yerel kuruluşların kapasitelerinin güçlendirilmesi.
  • Doğa ve yaban hayatın korunması
    • Peyzaj yaklaşımları, peyzajın bir bütün olarak ele alınması,
    • Çok katmanlı doğal çözümler, yaban hayatının korunması, doğanın bir organik üretim yolu olarak kullanılması,
    • Nehirler ve kıyı peyzajlar da dahil olmak üzere, peyzajların doğal çözümler yoluyla restore edilmesi ve bu alanları yerel eylemlerle güçlendirilecek doğa temelli çözümler üretilmesi,
    • Depremden etkilenenlerin doğa pozitif geçim kaynaklarına yönlendirilmesi,
    • Atık döküm alanlarının geri kazandırılması,
    • Tarım arazilerinin, kıyı ve deniz alanlarının, kumulların, kara ve denizle bağlantılı sulak alanların korunması ve restore edilmesi.
  • Toprak restorasyonu ve rejeneratif tarım
    • Rejeneratif tarım, toprakların sürdürülebilir bir şekilde geri kazanılması aynı zamanda verimli, bütüncül ve doğaya uyumlu tarım uygulamasının teşvik edilmesi
  • Kıyı restorasyonu
    • Kıyı ve deniz alanların temizlenmesi ve ekolojik turizmin doğal çözümler ile yeniden başlatılması.
  • İklim çözümleri
    • Türkiye’de iklim değişikliği nedeniyle daha yüksek sıcaklıklar, kuraklık ve deniz seviyesinde yükselme görülmektedir. Yeni imar planlarının bunları göz önünde bulundurması ve yeni planların modası geçmiş inşaat yöntemleri yerine sürdürülebilir, katılımcı, doğa ve biyoçeşitlilik odaklı yöntemleri benimsemesi gerekecektir.

TCEF hibe programı kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı en az 1.800.000 TL‘dir.

Başvuru yapan STK’lar hibe programından en fazla 3500.000 TL talep edilebilir. Fona başvurmak isteyen kuruluşların başvuru formunu eksiksiz şekilde doldurarak 30 Ocak Salı günü saat 18:00’e kadar göndermeleri gerekir.

Turquoise Coast Environment Fund-Turkey hakkında detaylı bilgilere (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve proje takvimi) ve başvuru formuna  ulaşabilirsiniz.