All Posts By

Sivil Toplum için Destek Vakfı

Kurumsal Destek Fonu’nun 2023 Dönemi Başvuruları Açıldı

By | Kurumsal Destek Fonu

6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli bir şekilde etkileyen depremlerin ardından, bölgede yaşanan tahribatın giderilmesi ve depremden etkilenenlerin iyi olma halinin desteklenmesi için sahada aktif olarak faaliyet gösteren, bölgeye destek olan ve/veya deprem bölgesinde yer alan sivil toplum kuruluşlarının (STK) kurumsal kapasitelerini güçlendirmek amacıyla Bcause Foundation, Dalyan Foundation, Fondation de FranceKarl Kahane Foundation, Kreuzberger Initiative gegen Antisemitismus (KIgA), Turkey Mozaik Foundation, WNS (Holdings) Limited işbirliğiyle ve mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Kurumsal Destek Fonu’nun 2023 dönemi başvuruları açıldı.

Fon kapsamında STK’lara hibe desteği yanı sıra kendi belirledikleri kurumsal gelişim alanında kapasitelerini güçlendirmek için Vakfımız tarafından ilk kez 2019 yılında geliştirilen Kurumsal Gelişim Bileşeni ile başta mentorlarla birlikte çalışma olmak üzere kurumsal gelişimlerini desteklemeye yönelik 10 ay süreyle çeşitli imkanlar sunulacaktır.

Hibe almaya hak kazanan STK’ların kurumsal gelişim desteği ile destekleneceği alanlar aşağıdaki gibidir:

  • Ağ ve Ortaklık Kurma
  • Finansal Sürdürülebilirlik
  • Gönüllülerle İşbirliği
  • İletişim
  • Organizasyon Yönetimi
  • Ölçme ve Değerlendirme
  • Proje Yönetimi
  • Savunuculuk ve Lobi Faaliyetleri

Aşağıda yer alan başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:

  • Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kooperatifler, sendikalar, vakıf üniversitesi uygulama ve araştırma merkezleri, federasyonlar/konfederasyonlar,
  • Deprem bölgesinde yaşanan tahribatın giderilmesi ve depremden etkilenenlerin iyi olma halinin desteklenmesi amacıyla sahada aktif olarak faaliyet gösteren, bölgeye destek olan ve/veya deprem bölgesinde yer alan kuruluşlar,
  • 2023’ten önce kurulmuş olan kuruluşlar için 2022 yılı gelirleri 4.000.000 TL’den az olan (2023 yılında kurulan kuruluşlar için bir bütçe kısıtı bulunmamaktadır.),
  • Kurumsal kapasite gelişimiyle ilgili bir vizyona ve ihtiyaca sahip olan kuruluşlar.

Kurumsal Destek Fonu’na başvuru yapan STK’lar en fazla 1.000.000 TL talep edebilirler. Fona başvurmak isteyen STK’ların başvuru formunu 9 Ekim 2023, saat 18.00’e kadar eksiksiz şekilde doldurmaları gerekir.

Fon ile ilgili detaylı bilgiye (hibe süreci, kurumsal gelişim bileşeni, başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve takvim) ve başvuru formuna ulaşabilirsiniz.

Yerel Güçlenmeye Destek Fonu’na Yapılan Başvurularla İlgili Değerlendirme Metnimiz Yayımlandı

By | Yerel Güçlenmeye Destek Fonu

6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli şekilde etkileyen depremlerin ardından sahada aktif olarak faaliyet gösteren ve bölgeye destek sağlamak üzere çalışmalarına başlayan sivil toplum kuruluşlarının (STK) uzun vadeli projelerini desteklemek amacıyla Dalyan Foundation ve Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Yerel Güçlenmeye Destek Fonu’nun başvuru ve seçim süreçleri tamamlandı.

STK’ların bu süreçte öne çıkan ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılabilmesi amacıyla fona yapılan başvuruların yoğunlaştığı konulara, başvuru yapan kuruluşların genel durumu ve ihtiyaçlarına dair değerlendirmelerimizin yer aldığı açıklama metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Gelecek için Dayanışma Fonu Başvuruları Sona Erdi

By | Gelecek için Dayanışma Fonu

6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli bir şekilde etkileyen depremlerin ardından, depremden etkilenen gençlerin iyi olma hâlini desteklemek amacıyla çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini desteklemek için Paribu desteği ve işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Gelecek için Dayanışma Fonu’nun başvuruları sona erdi.

Fona teknik kriterlere uyan toplam 49 STK başvuruda bulundu. Başvuruların 42’si dernek, 1’i vakıf, 5’i kooperatif ve 1’i vakıf üniversitelerinin araştırma ve uygulama merkezi tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar tarafından yapıldı. Fona Adana, Adıyaman, Ankara, Bartın, Bursa, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kocaeli, Malatya, Mersin, Rize, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa ve Tokat olmak üzere 19 ilden başvuru alındı. Gelecek için Dayanışma Fonu’ndan talep edilen toplam hibe tutarı 13.210.116 TL oldu.

 

 

Koruyucu Aile Fonu Kapsamında Desteklenecek STK’lar Belirlendi

By | Koruyucu Aile Fonu

Devlet koruması altında bulunan çocukların güvenli ve sevgi dolu bir aile ortamında hayata hazırlanması ve aile temelli bir bakım altında büyümesi için koruyucu aile ve evlat edinme sistemlerinin yaygınlaştırılması hedefiyle çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının projelerini desteklemek amacıyla Merve ÜretmenKRM Yönetim Danışmanlık ve Turkey Mozaik Foundation işbirliği, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Koruyucu Aile Fonu kapsamında desteklenecek STK’lar belirlendi. Fon kapsamında 5 STK’ya toplam 833.500 TL hibe desteği sağlayacağız.

Desteklenen STK’lar ve çalışmaları ile ilgili ayrıntılı bilgileri aşağıda görebilirsiniz:

Çanakkale Koruyucu Aile ve Evlat Edinme Derneği (ÇAKEV): Devlet koruması altındaki çocukların aile temelli bakım altında yetişmesine katkı sağlamak, toplumun koruyucu aile konusunda farkındalığını arttırmak aynı zamanda sistemin tüm tarafları ile çalışmalar yaparak nitelikli koruyucu ailelerin sayısını artırmak ve mevcut koruyucu aileleri, evlat edinen aileleri ve çocuklarını desteklemek amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Sağladığımız 137.000 TL hibe desteğiyle Çocuğumla İlk Temas: Ebeveyn ve Öğretmen Eğitimi projesini hayata geçirecek. ÇAKEV proje kapsamında farklı yaş gruplarındaki çocukların değişen ihtiyaçlarını göz önüne alarak koruyucu aile olmaya ya da evlat edinmeye karar vermiş ailelerin aynı zamanda çocuğun ekosistemi içerisinde yer alan öğretmenlerin tanışma sürecindeki farkındalıklarını arttırmak, çocukların uyum sürecine destek olmak ve çocuğun ekosistemi içerisinde yer alacak bireyleri bilinçlendirmek amacıyla çalışmalar yapacak.

Denizli Koruyucu Aile Derneği: Koruyucu aile sisteminin yerel ve ulusal ölçekte yaygınlaştırılması, koruyucu aile adaylarının duygu ve deneyim yoluyla sürece hazırlanması, sisteme dâhil olan ailelerin ve çocukların desteklenmesi yoluyla koruyucu aile sisteminin uygulamadaki niteliğinin artırılması amacıyla çalışmalar yapıyor. Sağladığımız 198.500 TL hibe desteğiyle Koruyucu Aile Yolculuğu: Hüzünlü Bir Umuda Dokunmak projesini hayata geçirecek. Dernek proje kapsamında koruyucu ailelikle ilgili farkındalığı ve bilinci arttırmak aynı zamanda koruyucu aile olma deneyimini tüm boyutlarıyla ortaya koymak amacıyla beş bölümden oluşacak bir belgesel hazırlayacak.

Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği (Hayat Sende): Ankara’da faaliyet gösteren Hayat Sende, koruma altındaki çocuk ve gençler ile korumadan ayrılan bireylerin karşılaştıkları güçlüklere yönelik yenilikçi politikalar ve buna hizmet edecek uygulamalar geliştirmek amacıyla çalışmalar yürütüyor. Sağladığımız 200.000 TL hibe desteğiyle Çocuk Hakları Ekseninde Koruyucu Ailelik: İhtiyaçlar ve Haklar projesini hayata geçirecek. Hayat Sende proje kapsamında Koruyucu Aile ve Koruyucu Aile Bakımındaki Çocuk Hakları Bildirgesi hazırlayacak. Bu çerçevede koruyucu ailelerle, koruyucu aile yanında kalan çocuklarla ve sosyal hizmet uzmanlarıyla derinlemesine görüşmeler yapılacak. Derinlemesine görüşmeler sonucunda ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda bildirinin ilk taslağı hazırlanacak. Bildiri taslağı koruyucu aileler, koruyucu aile yanında yetişen gençler, sosyal hizmet uzmanları, avukatlar, psikologlar, sivil toplum ve kamu temsilcilerinden oluşan bir ekiple birlikte son haline getirecek. Hazırlanacak bildiri Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yapılacak ziyaretlerle mevzuata yönelik bir öneri olarak sunulacak.

İstanbul Koruyucu Aile Derneği (ISTKAD): Koruyucu aileliğin daha geniş kesimlere anlatılması, nitelikli koruyucu aile sayısının arttırılması ve mevcut koruyucu ailelere destek verilmesi amacıyla çalışmalar yürütüyor. Sağladığımız 173.000 TL hibe desteğiyle Bilişsel Becerileri Geliştirme projesini hayata geçirecek. Proje kapsamında Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen ve koruyucu aile yanında yaşayan 7-15 yaş arası çocukların iyi olma halini desteklemek amacıyla çalışmalar yapacak.

KALBEN Korunma Altında Yetişen Gençler ve Koruyucu Aile Derneği (KALBEN Derneği): Koruma altındaki çocuklar ile koruyucu aileler arasındaki bağı güçlendirmek ve devlet koruması altında yaşayan çocuklara fırsat eşitliği sağlamak amacıyla çalışmalar yürütüyor. Sağladığımız 125.000 TL hibe desteğiyle Kalben Birlikteyiz projesini hayata geçirecek. Dernek proje kapsamında koruyucu aile kavramıyla ilgili bilinçlendirme çalışmaları yapacak. Aynı zamanda devlet koruması altındaki çocukların koruyucu aileleriyle bütünleşmesi, psiko-sosyal ve iyi olma hallerini desteklenmesi amacıyla çalışmalar yapacak.

 

 

 

 

 

 

Zeytin Çekirdekleri Derneği Renkli Saatler Projesini Tamamladı

By | Çocuk Fonu

Zeytin Çekirdekleri Derneği, bütün çocukların eğitime ve sanata ulaşma haklarının olması gerçeğinden hareketle sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı, kaliteli eğitime ve sanata ulaşamayan, maddi imkanları olmayan 7-11 yaş arası çocuklara bu alanlarda destek sağlamak amacıyla çalışmalarını yürütüyor.  Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle bireysel ve kurumsal bağışçıların finansal desteği ile hayata geçirdiğimiz Çocuk Fonu’nu 2022 döneminde sağladığımız hibe desteğiyle Renkli Saatler projesine devam etti. Zeytin Çekirdekleri Derneği projeyle sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel açıdan dezavantajlı 106 çocuğa yönelik kitap okuma ve müzik atölyesi yaptı aynı zamanda çocukların kütüphaneyle tanışması için kütüphane ziyaretleri gerçekleştirdi. Dernek proje kapsamında 188 çocuğa ulaştı. 

Zeytin Çekirdekleri Derneği’nden Elvan Koralp ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; derneğin faaliyetleri, El Sistema modeli, derinleşen ekonomik sorunların hedef kitleleri üzerindeki etkisi ve proje kapsamında yapılan çalışmalar hakkında konuştuk. 

Sivil Toplum için Destek Vakfı’nı takip edenler Zeytin Çekirdekleri Derneği’ni ve çalışmalarını yakından tanıyorlar. Derneğinizle ilk kez tanışacak olan okuyucularımız için Zeytin Çekirdekleri Derneği’nin kuruluş hikayesinden ve çalışmalarından kısaca bahseder misiniz?

Zeytin Çekirdekleri Sosyal Sorumluluk Programı insan ile zeytin ağacının asırlık dostluğuna dayanan saygı, sevgi ve birliktelik ruhu ile yaratılan bir sosyal seferberlik ve gönüllük hareketidir. Bu sosyal seferberlik ve gönüllülük hareketinin temeli asırlık bir zeytin ağacı gibi sağlam, güvenilir bir insan, bir toplum için çekirdekten yola çıkmak, zeytin ağacının sembolize ettiği barış ve eşitlik ile gönüllük seferberliğine katılmak, katılan herkesin imece yapısı ile çorbada tuz olabilmesi ve “bir çocuk gelişir dünya değişir” inancı ile hareket etmesidir.

Ayvalık ilçesinde 2014 Mayıs ayında başlayan bu çalışmalar 2015 yılında dernekleşerek kurumsallaştı ve 9 yılda 3500 çocuğa ulaştı. 2020 yılında itibaren de Gaziantep’te çalışmalarına başlayan kardeş Nar Çiçekleri Platformu’na da gönüllü destek ve danışmanlık veriyoruz.

Zeytin Çekirdekleri Derneği olarak bütün çocukların eğitime ve sanata ulaşma haklarının olması gerçeğinden hareketle sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı kabul ettiğimiz; düzgün eğitime, sanata ulaşamayan, özellikle maddi imkanları kısıtlı çocuklara bu alanlarda destekler sağlamaya çalışıyoruz. Hedef kitlemiz 7 -17 yaş çocuklardır. Yaptığımız faaliyetlerde müzik ve diğer sanat çalışmaları bir anlamda araçtır. Ana amacımız çocukların sosyal gelişimlerini güçlendirmek, çocukta aidiyet duygusu yaratmak, kendilerini ifade edebilecekleri alanlar oluşturmak, özgür ortamda çalışma deneyimi kazandırmak, algı gelişimlerini ve özgüvenlerini arttırmak, üretici ve yaratıcı bireyler olmaları için destek sağlamaktır.  Diğer çok önemli bir amaç ve faaliyet ise bu grupların içerisinden sanatsal yetenekleri olan çocukları erkenden fark edip ilgi alanlarına göre doğru zamanda, doğru ortama yönlendirmektir. Derneğimizin bu yılki faaliyetlerine 350 civarı çocuk katılıyor.  

Bu çalışmaları aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:

  • Bireysel enstrüman dersleri (keman, çello, piyano, flüt, mandolin, viyola, klarnet, saksafon),
  • Zeytin Çekirdekleri Orkestrası çalışmaları,
  • Mandolin Orkestrası,
  • Zeytin Çekirdekleri Korosu,
  • Ayvalık ve yurtiçi konserleri (Cumhuriyet’in 100. Yıl Konserleri – 2 Nisan Ayvalık  – 9 Nisan İzmir),
  • Çekirdek Kumpanya Tiyatro Çalışmaları ve Oyun Sahneleme,
  • ‘Renkli Saatler’ Atölyeleri
  • Zeytin Çekirdekleri İşaret Dili Grubu,
  • Sanal resim sergileri,
  • Boğaziçi Üniversitesi Ayvalık Okulları,
  • Ayvalık ilçesine gelen depremden etkilenmiş çocuklar ile hafta sonları atölyeleri

Çalışmalarımız Ayvalık Kaymakamlığı, Ayvalık Belediyesi, Ayvalık İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Boğaziçi Üniversitesi, İzmir Devlet Opera ve Balesi, gönüllü sanatçı ve akademisyenler aynı zamanda yerel ve farklı illerden gelen eğitmenlerle işbirliği içerisinde yürütülüyor.

Dernek faaliyetlerinizi El Sistema modeli üzerine kurduğunuzu biliyoruz. El Sistema modelinden ve uygulanışından bahsedebilir misiniz?

Projenin ilham kaynağı Venezuela’da müzik eğitimini sosyal değişim için bir araç olarak kullanan El Sistema’dır. El Sistema modelinin kurucusu Jose Abreu’nun kendi sözleri ile ifade ettiği gibi:

“Müziğin kendi içinde ürettiği ve aynı zamanda onun içinde yatan muazzam ruhsal dünya, maddi yoksulluğun üstesinden gelmekle sona erer. Bir çocuğun bir enstrümanı nasıl çalacağını düşündüğü dakikadan itibaren, o çocuk artık yoksul değildir. O çocuk, sonrasında tam bir yurttaş haline gelecek şekilde, profesyonel düzeye doğru ilerleyen bir çocuk olmuştur artık. Söylemeye bile gerek yok ki müzik, kavgaya, şiddete, kötü alışkanlıklara ve bir çocuğun hayatını mahveden her şeye karşı bir numaralı korumadır.”

Zeytin Çekirdekleri Sosyal Sorumluluk Programı da bu inanç ile müzik ağırlıklı çalışmalar hayata geçiriyoruz. Müzik çalışmalarını farklı sanatsal ve sosyal çalışmalarla çeşitlendirip, güçlendiriyoruz. 

El Sistema’da kullanılan müzik eğitim metodunun ve modelinin uygulanmasından ziyade felsefesi benimsiyor; destek veren konservatuvar, senfoni ve devlet opera ve balesi sanatçılarının önerdiği hafifletilmiş konservatuar metotlarını kullanıyoruz.

Başta müzik olmak üzere farklı sanatsal çalışmalarımızda sosyal ve çevresel konuları tema olarak belirleyerek çocukların farkındalıklarının güçlenmesine ve farklı pencerelerin açılmasına olanak sağlamayı amaçlıyoruz. Örneğin, 2 ve 9 Nisan’da gerçekleştireceğimiz konserlerin teması Türkiye’nin 100. Yılı’ydı aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk’ün sanata ve çocuğa verdiği önemi vurgulayan bir Cumhuriyet ortak projesiydi.  Ayvalık yaşayan 78 çocuk ve gencin, İzmir Operası’ndan 22 sanatçının birlikte sahnelediği evrensel ve yerel eserlerin yer aldığı bir programdı. Ayrıca açılışta deprem temalı bir parça besteleyen 13 yaşındaki öğrencimiz kendi bestesini seslendirerek, orkestra ile çaldı. 

Yaptığınız çalışmaların çocuklar üzerindeki etkilerinden bahseder misiniz? Geçmiş yıllarda birlikte çalıştığınız çocuklar özelinde düşündüğünüzde, müzik çocukların iyi olma hallerini nasıl etkiliyor?

Bir dünya hayal edin; çocukların desteklendiğinin, çocuklara inanılan ve saygı duyulan ve ihtiyaç duyduklarında yanlarında birinin olduğunu bildikleri bir dünya…Bir dünya hayal edin; çocukların güne başlamak için heyecanlandığı, günü sabırsızlıkla beklediği… Bir dünya hayal edin; tüm çocukların hayatta başarılı olacaklarına dair kendilerine güvenlerinin tam olduğu… Başarıyı kolay veya hızlı elde edemeyebilirler, zorluklarla karşılaşabilirler, zaman zaman başarısız olabilirler ama sonunda başaracaklarını bildikleri bir dünya… Bütün bunları gerçekleştirmek için müzik, sanat, dans, spor gibi aktiviteler birer anahtar. 

Neden anahtar?

Müzik, sanat, dans, spor faaliyetleri beynin yönetici fonksiyonların gelişmesini sağlar.

  • Odaklanmak,
  • Farklı düşünmek,
  • Başkasının bakış açısıyla olayları görmek,
  • Dürtüsel tepkileri kontrol etmek,
  • Kötü olmaya karşı koyabilmek,
  • Akıl yürütmek,
  • Değişen koşullara çabuk uyum sağlamak.

Sonuç olarak beynin yönetici fonksiyonlarının gelişmesi ile hayat boyu başarı, sağlık, refah ve yaşam kalitesi artar. Örneğin, Orkestrada çalmak neden önemli? Orkestrada çocuklar bir enstrüman çaldığında özel hayatlarında, evlerinde veya okullarında karşılaştıkları zorlukları sahnenin dışında bırakırlar. Orkestrada çalmak onlara disiplini, çok çalışmayı, birbirine saygıyı duymayı, iyi bir dinleyici olmayı, zoru başarmayı öğretmek için çok önemli bir araçtır. İyi çalamadıkları zaman tek çarenin yılmadan tekrar çalışmak olduğunu, odaklamalarını ve başarısız olmaktan korkmamalarını gerektiğini öğretir. Kendilerine güvenleri artar, kendilerini daha iyi hissederler. Bu da çocukları hayat mücadelesine hazırlar, güçlü kılar.

Bizler çocuklarımızın bu güzel gelişimlerini izlemekten deneyimlemekten hep gurur duyuyoruz. Değişimleri gerçekten inanılmaz.

Yaşanan ekonomik ve toplumsal krizler hali hazırda kırılgan olan grupları daha savunmasız bir hale getirdi. Bu durum faaliyet yürüttüğünüz bölgedeki çocukları ve ailelerini nasıl etkiledi? Bu çerçevede birlikte çalıştığınız grupların ihtiyaçlarında yaşanan değişimlerden bahseder misiniz?

Yaşanan ekonomik kriz, artan hayat pahalılığı, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli meydana gelen iki büyük deprem, ayrıca adı COVID-19 olmasa da virüslerle ortaya çıkan grip salgınları gibi sağlık sorunları faaliyetlerimizi yürüttüğümüz, zaten sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı kabul ettiğimiz Ayvalık’daki çocuklarımızı da ailelerini de çok etkiledi, sınırları çok zorladı.

Grip salgınları nedeniyle zaman zaman öğrenci sayımızda azalma oldu, hatta öğretmenlerimizin de hastalanıp ve devam edemediği dönemler oldu. Bu nedenle gerçekleşemeyen faaliyetlerimizi başka tarihlerde telafi ettik. Şu an bu açıdan biraz daha normale döndük. 

Ekonomik kriz ise sadece çalıştığımız öğrencileri ve ailelerini değil, bizi de çok olumsuz etkiledi. Masraflarımız yaptığımız bütçeyi katbekat aştı, sürekli artan fiyatlar karşısında bütçemizi öngöremez olduk ve ne yazık ki bu gidişle ihtiyaçlarımızı kısıtlamak zorunda kalacağız. Fon bulmakta çok zorlanıyoruz.  350 çocuğa Eğitim ve beslenme desteği sağlıyoruz. Böylesi yüksek bir sayıyı düşününce ilerleyen dönemlerde dernek olarak bizler de zor durumda kalacağımızı öngörebiliyoruz. 

Kahramanmaraş merkezli yaşanan depremlerde -tıpkı Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi-bizim de öğrencilerimizden ve öğretmenlerimizden aile yakınlarını kaybedenler oldu. Bu süreci Zeytin Çekirdekleri Derneği olarak hem kendi içimizde hem de Ayvalık’a deprem sonrası gelen aileler ile dayanışma, destek, birlik, beraberlik ile atlatmaya çalışıyoruz. Kahramanmaraş’ta yaşanan depremlerin sosyal dayanışmayı çok güçlendiğini gözlemliyoruz. Zeytin Çekirdekleri korosundan yer alan ve bu depremi hiç yaşamamış olan 13 yaşındaki bir öğrencimiz deprem için sözü de bestesi de kendisine ait bir şarkı yaptı. Kendi duygularını bu şekilde ifade etmeyi seçti. Bu da bu felaketin, depremi deprem bölgesinden gelen çocukların gözüyle görebilen Ege’deki çocukları dahi nasıl etkilediğine dair çarpıcı bir örnek olabilir.

Kısaca bir bilgi vermek gerekirse yaşanan iki büyük deprem sonrası depremden etkilenen yaklaşık 1500 kişi Ayvalık’a geldi. Bunların 300’ü çocuk. Gelen aileler Ayvalık’daki çeşitli otellere ve kamplara yerleştirildi. Çocuk odaklı bir dernek olarak Ayvalık’a gelen ve yaşadıkları ve halihazırdaki durumları nedeniyle fazlasıyla dezavantajlı kabul edebileceğimiz çocuklara destek olabilmek için çeşitli etkinlikler planladık. Bunları gerçekleştirebilmek amacıyla hızlıca Millî Eğitim Bakanlığı’na ve Kaymakamlığa izin başvurusunda bulunduk ve etkinlik izinlerimizi aldık. Gönüllülere çağrı yaptık. Şu anda emekli ve halihazırda çalışan öğretmenlerden oluşan dokuz gönüllümüz bulunuyor. Zeytin Çekirdekleri Derneği olarak depremden etkilenenlerin konakladığı üç farklı noktada gönüllü öğretmenlerimiz eşliğinde çocuklarla müzik, resim, el işi, oyun, kitap ağırlıklı destek etkinliklerimizi gerçekleştiriyoruz.

Ayrıca, deprem bölgesinden gelen, evini ve işini kaybetmiş bir müzik öğretmeni haftada iki gün öğrencilerimize solfej ve keman dersi vermesi için istihdam ediyoruz. Dernek olarak her ne kadar bütçe de zorlansak da bu genç öğretmene destek vermeye karar verdik. 

Hibe desteğimizle Renkli Saatler projesinin yeni dönemini hayata geçirdiniz. Projenin amacından ve yapacağınız faaliyetlerden bahseder misiniz?

Renkli Saatler projesi, eğitime ve sanata ulaşmakta güçlük çeken ya da ulaşamayan sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel açıdan dezavantajlı kabul ettiğimiz bölgelerde yaşayan ailelerinin çocukları ile yaptığımız atölye çalışmalarıdır.  Bu çocukların erken yaşta kitap okuma sevgisi ve kütüphaneyle tanışması, müzik, resim gibi sanatsal faaliyetler ve çocuk yogası gibi sportif faaliyetler aracılığı ile sosyal kimlik ve kişiliklerinin pozitif anlamda gelişmesi ve bunların topluma yansıması amaçlanıyor. Amacımız çağdaş bir Türkiye için katkıda bulunmaktır. Ülkemizde ekonomik şartlar giderek zorlaşıyor. Yoksulluk her geçen gün daha da derinleşiyor ve bu durum en çok beraber çalıştığımız aileleri etkiliyor. Bu durum da çocukların sağlıklı, düzgün bir eğitime ulaşma şansını elde edebilecekleri ortamları neredeyse kalmamasına neden olmuştur.

Renkli Saatler projemiz Kasım 2022’de başladı ve toplam dört grubumuz bulunuyordu. 1.grup etkinliğimizi 05 Kasım, 12 Kasım, 19 Kasım, 26 Kasım ve 03 Aralık 2022- cumartesi günleri, saat 12.00 ile 14.00 arasında gerçekleştirdik. 

Etkinlik programımızı ise şöyleydi:

12.00-12.30: Okuma yazma bilmeyen veya bu konuda daha fazla desteğe ihtiyaç duyan çocukların belirlenmesi, kitap okuma, masal yaratma, okuduğunu anlama ve anlatma, sorulan soruları yanıtlama ve kendini ifade etme üzerine yoğunlaşıldı. 

12.30 – 13.15: Gönüllü müzik öğretmenimiz ile yeni şarkılar öğrenme, müzik aletleri tanıma, ritim tutma, müzikli oyun etkinliği yapıldı.

13.15 – 13.30: Beslenme saati

13.30 – 14.00: Cumartesi günleri gönüllü gelebilen öğretmenlerimizin programına göre resim, elişi, kütüphane tanıtımı ve programımızın son Cumartesi final etkinliği gerçekleştirdik.

Final etkinliğinde çocuklarımız “Renkli Saatlerden Aklınızda Kalanlar” konulu bez çantaları boyadılar. Bu etkinlik bizim için her şeyin özeti gibiydi. Beş hafta boyunca yaptıkları ve favori faaliyetleri o bez çantaların üzerindeydi. Ayrıca çocuklara Zeytin Çekirdekleri Derneği Etkinliğe Katılım Sertifikası verildi ve bir kitap hediye edildi. 

2.grup etkinliğimiz 10 Aralık 2022, 17 Aralık 2022, 07 Ocak 2023, 14 Ocak 2023 ve 21 Ocak 2023 tarihinde, cumartesi günleri, saat 12.00 ile 14.00 arasında gerçekleştirildi. 1. grup etkinliğiyle aynı program uygulandı. 2.grup etkinliğine 17 Aralık tarihinde müzisyen, eğitmen ve çocuk şarkıları bestecisi olan aynı zamanda çocuk şarkıları albümleri olan destekçimiz, gönüllümüz Banu Kanıbelli gitarıyla İstanbul’dan gelerek konuk oldu. Kanıbelli çocuklar ile paylaştığı (Kara’nın Öyküsü) hikayesi temelinde çocuklara çevre ve doğayı korumak konulu şarkı sözü yazdırdı ve etkinlik saatinde şarkının ufak bir kısmını besteleyip, çocuklarla seslendirdi. Böylece çocuklarımızın kendi yaratıkları bir şarkıları ya da daha doğrusu bir nakaratları oldu. Ayrıca bu dönem de hibe desteğiyle aldığımız yoga matları sayesinde 13.30-14.00 arası gönüllü bir çocuk yogası öğretmeni aramıza katıldı, oyunlarla çocuk yogası etkinliği gerçekleştirdi.

1.ve 2. grup etkinliğimiz sonunda toplam altı çocuğun düzgün okuyup yazamadığını tespit ettik. Bu çocuklar ile yeni bir okuma -yazma destek grubu oluşturduk. Bu etkinliği 3.grup etkinlikleriyle eş zamanlı olarak gerçekleştirdik. 3. Grup etkinliğimiz 25 Şubat, 04 Mart, 11 Mart, 18 Mart tarihlerinde yine aynı şekilde gerçekleşti. Yalnız etkinlik saati 3. grupta uzatıldı. 3. grubumuzun final etkinliğini ise 25 Mart Cumartesi günü yaptık. 4. grup etkinliğimiz ise 1 Nisan’da başladı. Bu etkinlikler Ayvalık’a gelen depremden etkilenmiş çocuklarla gerçekleşti. Her ne kadar hibe başvurumuzda bu grubu Ayvalık çevre köylerinden gelen çocuklarla gerçekleştireceğimizi belirttiysek de hiç beklenmedik deprem felaketi sonucu deprem bölgesinden Ayvalık’a 300’e yakın çocuğun gelmesi nedeniyle 4. grup katılımcı ve faaliyetlerini revize ettik. Daha önce bahsettiğimiz gibi gerekli izinleri aldık, etkinlik yerini ve çocuk sayısını belirledik. Bu grupla da danıştığımız çocuk psikologlarının önerdiği şekilde müzik, kitap, çocuk oyunları, el işi, resim gibi 1., 2. ve 3. grup etkinliklerine paralel etkinlikler gerçekleştirdik. 

 

Turquoise Coast Environment Fund – Turkey’in 2023 Döneminde Desteklenecek STK’lar Belirlendi

By | Turquoise Coast Environment Fund

Kara ve denizle bağlantılı adalar, kıyısal bölgeler ve sulak alanlar da dahil olmak üzere, Türkiye’nin güney ve/veya batı kıyı bölgelerinde; doğa ve biyoçeşitlilik, deniz ve kıyı koruma konularında aktif olarak faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını desteklemek amacıyla Conservation Collective işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Turquoise Coast Environment Fund – Turkey (TCEF) hibe programının 2023 döneminde desteklenecek STK’lar belirlendi. Fon kapsamında 6 STK’ya toplam 1.294.986 TL hibe desteği sağlayacağız.

Desteklenen STK’lar ve çalışmaları ile ilgili ayrıntılı bilgileri aşağıda görebilirsiniz:

Bodrum Klasik Müzik Derneği: Muğla’da faaliyet gösteren Bodrum Klasik Müzik Derneği; Gümüşlük köyü ve Bodrum bölgesinde uluslararası etkinlikler düzenliyor. 2004 yılından beri Gümüşlük Müzik Festivali’ni hayata geçiren dernek ekoloji konularını da kültürel bir değer olarak ele alıyor. Fon kapsamında sağladığımız 200.000 TL hibe desteğiyle Bodrum Yarımadası’nın Serbest Akan Son Nehir Sistemi için Yerel Yönetim Modeli: Kavakderesi Havzası projesini hayata geçirecek. Dernek proje ile Bodrum Yarımadası, Muğla ve Güneybatı Anadolu’da bulunan son agrosilvopastoral sistemler (çoklu üretim sistemleri) sistemlerinden biri olan Kavaklıdere Havzası’nı bir peyzaj alanı olarak koruması, yerel katılımcı bir yönetişim planı oluşturması ve bölge sakinleriyle politika üreticilerinin peyzajın önemi konusunda farkındalıklarının ve kapasitelerinin arttırılması amacıyla çalışmalar yürütecek.

Doğal Denge Derneği: Ankara’da faaliyet yürüten Doğal Denge Derneği Türkiye’deki mevcut ve potansiyel çevre koruma alanlarındaki doğal ve kültürel varlıkların korunması için sürdürülebilir yöntemlerin sağlanması amacıyla çalışmalarını yürütüyor. Fon kapsamında sağladığımız 220.000 TL hibe desteğiyle Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesindeki İstilacı Yabancı Türlerin Vatandaş Katılımı ile İzlenmesi projesini hayata geçirecek. Vatandaşlık biliminden faydalanacak olan dernek proje kapsamında bireylerin gözlem ve deneyiminden faydalanarak Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin kıyı ve deniz alanlarında bulunan Aslan Balığı, Balon Balığı, Uzun Dikenli Deniz Kestanesi gibi istilacı yabancı türlerden (İYT) etkilenen alanların biyoçeşitliliğe, sağlığa ve ekonomiye etkilerinin azaltılması ve yerel halkın bilinçlendirilmesi amacıyla çalışmalar yürütecek.

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği: Balıkesir’de faaliyet yürüten dernek Türkiye’nin ve özellikle Kazdağı ve çevresinin doğal ve kültürel varlıklarını korumak amacıyla çalışmalar yapıyor. Fon kapsamında sağladığımız 220.000 TL hibe desteğiyle Sazlıklarda Hayat: Poyraz Kuşu ve Yılan Balığı projesini hayata geçirecek. Dernek proje kapsamında Ege Havzası’nda Edremit Körfezi kıyısında yer alan Akçay Sazlığı ve Sulak Alanı’nın doğa alanı olarak korunması ve yaşatılması amacıyla çalışmalar yapacak. Bu amaç doğrultusunda, Akçay Sazlığı ve Sulak Alanı’nın tescil alanının genişletilmesi ve ekosistem tabanlı yönetim planının hazırlanması amacıyla ulusal kampanya düzenleyecek ve farkındalık faaliyetleri yürütecek.

Marmaris Ekolojik Tarımsal Kalkınma Kooperatifi: Muğla’da faaliyet gösteren kooperatif, başta Marmaris olmak üzere Muğla’nın tarımsal ürünlerinin ekolojik koşullar altında ekilmesi, hasat edilmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunması amacıyla çalışmalar yürütüyor. Fon kapsamında sağladığımız 215.000 TL hibe desteğiyle Marmaris Kasaba: Kadın Sağlık Bahçeleri projelerini hayata geçirecek. Kooperatif proje ile Marmaris’te sürdürülebilir ve dirençli bir gıda sisteminin teşvik edilmesi ve ekosistem tabanlı yönetim uygulama modellerinin oluşturulması amacıyla çalışmalar yapacak.

S.S. Ayvalık Başka Bir Okul Mümkün Eğitim Kooperatifi (BBOM Ayvalık Kooperatifi): Balıkesir’de faaliyet yürüten kooperatif; Ayvalık ilçesi genelinde eşitlik, özgürlük, toplumsal adalet, duyarlılık, çoğulculuk, ekolojik düşünce, yaratıcılık ve bilimsellik gibi değerlerin eğitim alanında yaygınlaştırılması amacıyla çocuklara, ebeveynler ve eğitmen/öğretmenlere yönelik çeşitli etkinlik ve çalışmalar yürütüyor. Fon kapsamında sağladığımız 220.000 TL hibe desteğiyle Ayvalık Adalarında Kuşların ve Biyoçeşitliliğin Araştırılması projesini hayata geçirecek. Kooperatif proje kapsamında Ayvalık Adaları ve deniz sahasındaki biyolojik çeşitliliğin araştırılması, tehdit unsurlarının belirlenerek etki değerlendirmelerinin yapılması, elde edilen ön bulgularla Ayvalık’ta okul çağındaki öğrencilerle farkındalık arttırma çalışmalarının yapılması amaçlanıyor.

Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD): SAD, deniz canlıların araştırılması ve korunması, kıyı ve deniz yaşam alanlarının ve yabanıl kıyı habitatlarının korunması, yönetim planlarının hazırlanması, uygulanması ve izlenmesi amacıyla çalışmalar yürütüyor. Fon kapsamında sağladığımız 219.986 TL hibe desteğiyle Bodrum Yarımadasının Deniz Çayırlarını Koruma ve Yaşatma projesini hayata geçirecek. SAD proje kapsamında Küdür Yarımadası 1. Derece Doğal SİT ve Akdeniz Foku Koruma Alanı başta olmak üzere Bodrum çevresindeki adaların ve diğer önemli yaban hayatı yaşam alanlarının etkin bir şekilde korunması amacıyla çalışmalar yürütecek.

Gelecek için Dayanışma Fonu Başvuruları Açıldı

By | Gelecek için Dayanışma Fonu

6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli bir şekilde etkileyen depremlerin ardından, depremden etkilenen gençlerin iyi olma hâlini desteklemek amacıyla çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini desteklemek için Paribu desteği ve işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Gelecek için Dayanışma Fonu’nun başvuruları açıldı. 

Fona yapılan başvuruların odağında aşağıda yer alan yaklaşımlardan en az bir tanesinin yer alması beklenir: Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illerde de şiddetli şekilde hissedilen depremlerden etkilenen gençlerin;

  • Psiko-sosyal olarak güçlenmesini,
  • Eğitim hakkına erişimini ve gençlerin eğitimlerine devam etmesini,
  • İstihdama erişimini ve katılımını, 
  • Sağlık hizmetlerine erişimini,
  • Güvenli barınma hizmetlerine erişimini, 
  • Sosyal hayata erişimini ve katılımını destekleyecek çalışmalar önceliklendirilecektir.

Aşağıdaki başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:

  • Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kooperatifler ve diğer kâr amacı gütmeyen kuruluşlar,
  • 2022 gelirleri 4.000.000 TL’nin altında olan kuruluşlar,
  • İlgili alanda en az bir yılllık deneyime, kurumsal kapasiteye ve vizyona sahip olmak.

Gelecek için Dayanışma Fonu kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı 900.000 TL’dir. Başvuru yapan STK, hibe programından en fazla 300.000 TL talep edebilir.

Fona başvurmak isteyen kuruluşların başvuru formunu eksiksiz şekilde doldurarak 4 Eylül Pazartesi günü saat 18:00’a kadar göndermeleri gerekir.

Gelecek için Dayanışma Fonu hakkında detaylı bilgilere (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve fon takvimi) ve başvuru formuna  ulaşabilirsiniz.

 

Her Yaşta Fonu’nun 2023 Dönemi Başvuruları Sona Erdi

By | Her Yaşta Fonu, Her Yaşta Fonu

Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremler sonrası depremden etkilenen yaşlıların iyi olma halini destekleyen, yaşlılık ve yaşlanma alanlarıyla kadın, sağlık, eğitim gibi bu alanı çevreleyen konularda faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerini desteklemek amacıyla Vakfımız koordinasyonunda AgeSA Hayat ve Emeklilik işbirliği ve mali desteğiyle hayata geçirdiğimiz Her Yaşta Fonu’nun 2023 dönemi başvuruları sona erdi.

Fona teknik kriterlere uyan toplam 14 STK başvuruda bulundu. Başvuruların 11’i dernek, 1’i vakıf ve 2’si kooperatif tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar tarafından yapıldı. Fona Adana, Ankara, Bartın, Denizli, Hatay, İstanbul, Mersin, Osmaniye ve Şanlıurfa olmak üzere 9 ilden başvuru alındı. Her Yaşta Fonu’ndan talep edilen toplam hibe tutarı 2.794.368 TL oldu.

Sanat Tarihçileri Derneği ile Eğitim için Sosyal Bilimler: Arete Projesini Konuştuk

By | Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar Fonu

Sanat Tarihçileri Derneği (SATAD), Türkiye’de kültür ve sanat tarihi bilincini arttırmak amacıyla projeler geliştiren ve eğitimler düzenleyen SATAD, Türkiye’deki kültür varlıklarının bilinirliğini arttırılması ve bu varlıkların korunması amacıyla çalışmalarını yürütüyor.SATAD hibe desteğimizle, Sürdürülebilir Eğitim için Sosyal Bilimler: Arete projesini hayata geçiriyor. Dernek, proje ile eğitimden uzak kalmış veya hali hazırda eğitime devam edemeyen 15-24 arası çocukların ve gençlerin sürdürülebilir, bilimsel ve uygulamalı bir eğitim programına ücretsiz olarak erişmesini sağlamak amacıyla çalışmalarını yürütüyor.

Sanat Tarihçileri Derneği’nden Dr. Hüseyin Sami Öztürk ile yaptığımız röportajda; derneğin faaliyetleri, sanat tarihi kavramı, dijitalleşen dünyada sanatın dönüşümü, açık erişim kaynakların eğitim yoksulluğuyla mücadeledeki rolü ve proje kapsamında yürütecekleri çalışmalar hakkında konuştuk.

Sanat Tarihçileri Derneği Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar Fonu kapsamında Vakfımızdan ilk kez hibe alıyor. Okuyucularımızın derneğinizi daha yakından tanıyabilmesi için kuruluş amacınızdan ve yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Sanat Tarihçileri Derneği, 2016 yılında İstanbul merkezli olarak kurulan mesleki ve bilimsel faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşudur. Kurulduğumuz günden bugüne Boğaziçi Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi gibi birçok üniversitede konuşma ve etkinlikler düzenledik. Aynı zamanda Kadıköy Belediyesi, Üsküdar Belediyesi gibi yerel yönetimlerle işbirlikleri geliştirerek sanatı, kültürel mirası, tarihi ve hafızayı destekleyen onlarca etkinlik düzenledik. Ayrıca sosyal ve bilimsel projelere sürekli bir katılım ve destek mekanizması olarak fayda sağlıyoruz.

Dernek olarak, bilimsel anlamda üniversitelerde bir disiplin olan sanat tarihi ve ilişkili bilimleri daha fazla toplumsal alana yayarak, bilgiyi anlaşılabilir hale getirmeyi ve toplumsal bir katkı sağlamayı amaçlıyoruz.  Bu sayede definecilik, kültürel soykırım, sanata olan ilgisizlik, kültürel politikalar gibi hususlarda bir farkındalık durumu oluşturmayı hedefliyoruz.

Sanat tarihi kavramından bahsedebilir misiniz? Sanat tarihi hem toplumlar için hem de bireyler için neden önemlidir?

Sosyolog Ali Akay’ın da sanat tarihini “sıra dışı bir disiplin” olarak tanımlar çünkü konu resim, heykel, grafik baskı, mural, video, fotoğraf, tipografi gibi insan üretimi olan her şey. Burada konu yazılı bir dil ile ifade edilmediği için görsel okuryazarlığın devreye girdiği bir alandır. Bu nedenle bir sanat tarihçisi; tarihsel metinlere, arkeolojik buluntulara, antropolojik teoremlere, sosyolojinin alan çalışmalarına ihtiyaç duyar ve bir psikanaliz uzmanı gibi işin/eserin ve sanatçının izini sürer. Sanat tarihçileri için metodoloji anlamında çok fazla kullanıma açık olan disiplinler var. Eski sanat tarihi yazımında formun üretimi ve biçimini ön plana alarak bunun üzerine form evrimini tartışmak bir modaydı. Fakat günümüzde sadece görülen formun evrimini incelemek sanat tarihi için arkaik bir metot olarak kalıyor. Tam da bu nedenle beşerî bilimlerden yavaşça çıkarak sosyal bilimlerin sahasına giren bir sanat tarihi yazımı başlıyor.

Eğer ki birey ya da toplum, estetik bir göze sahip olmak, iyi fotoğraflar çekmek, güzel giyinmek, balkondaki saksılarını güzel bir biçimde yerleştirmek istiyorsa sanatsal beğeni duygusuna sahip olmak durumundadır. Örneğin İstanbul’dan Anadolu’ya doğru giden bir otoyolda aracınız ile yola çıkarsanız, şehirlerin her birini tabelalara dahi bakmaksızın birbirleriyle karıştırabilirsiniz çünkü mimari anlamda bir beğeni kaygısı güdülmeden yapılmış olan binalar topluluğu karşınıza çıkacak. Toplum ya da birey fark etmeksizin herkesin sanat tarihi ve kültürel miras üzerine eğitimler alması, hatta bunun ilkokulda başlayan bir süreç olması gerekiyor. Anadolu’yu düşündüğünüzde belki de dünyanın hiçbir yerinde benzeri olmayacak kadar kültürel miras çeşitliliği görüyoruz. Göbeklitepe-Çatalhöyük, Medler, Assurlular, Hititler ve Geç Hititler, Antik Yunan ve Roma, Bizans, Haçlılar, Rumi Selçuklular, Memlükler, Artuklular, Beylikler, Osmanlılar ve ardından Türkiye… Bu kadar birbirinden farklı mimari ve sanatsal formun bir arada olduğu tek coğrafya modern Türkiye coğrafyası aslında. Üstüne sadece şu an majörlerini anmış durumdayız. Bu dünyanın hiçbir yerinde yok, işte bizim ödevimiz bunu Türkiye’ye ve dünyaya anlatarak, bir arada yaşamı, estetik beğeniyi, aslında çaresi bizde olan formülleri açığa çıkarmak.

Gelişen teknoloji, sanat eserlerinin ortaya çıkış sürecinin değişmesine ve yeni kavramların ortaya çıkmasına neden oluyor. Bunlardan birisi de son dönemlerde sıklıkla duyduğumuz veri bilimi ile yapay zekâyı buluşturan yapay zekâ sanatı. Gün geçtikçe daha da dijitalleşen bir dünyada sanat nasıl bir dönüşüm yaşıyor?

Teknolojinin hızla ilerlemesine paralel önce yeni mecralar açılıyor ve ardından ‘insan bunun neresinde?’ bağlamına ait sorular yükseliyor. Bazı sanat tarihçi için 1980’lerden sonra Türkiye’de de hızlıca gelişen çağdaş sanat formlarından beri bir sanat deneyimi yok aslında. Biz bu gruba klasikçiler, insan emeğine âşık olanlar diyebiliriz. Diğer yandan yeniliğe açık ve bunun da günümüzün getirdiği yeni bir alan olduğunu iddia eden NFT, yapay zekâ işlerini destekleyen gruplar mevcut. Aslında biz Dada akımından beri neredeyse hiç bir sanatsal üretime “eser” demiyoruz. Bunun yerine “artwork/iş” anlamına gelen bir terim kullanmayı tercih ediyoruz. Bu noktada üretilen işlerle birlikte sanat tarihi bilimi de değişmeye başlıyor. Çok daha iletişim biliminin alanına giriyor ve görsel kültür dediğimiz yeni bir alan oluşmaya başlıyor. Bu alan tüm teknolojik koşulları ve ilerlemeyi kabul ederek ziyadesiyle felsefe ve sosyolojiden fayda eden, bu tür bilimlerin takım çantasını taşıyan bir alana dönüşüyor. Gelecekte, teknolojinin ilerlemelerini ve ona sanat tarihinin düşeceği şerhleri birlikte izleyeceğiz.

Avrupa Birliği 2018 yılını “Avrupa Kültürel Miras Yılı” ilan etmişti. Buradaki hedef; yeni jenerasyonun geçmiş kültür birikimini sahiplenmesi ve onu anlamasına yönelmesiydi. 2018 yılında Sanat Tarihçileri Derneği olarak bizler de çeşitli kültürel miras etkinliklerine katılarak Brüksel’den bir temsil aldık. Sanat tarihi, elindeki verileri korumak ve bu verileri yeni jenerasyonlara aktararak yeni yollar açmaktan sorumludur. Turizmin yıkıcı etkilerini onararak sürdürülebilir bir turizmin varlığı ortaya çıkarmalıdır. Sanat bir yandan dijitalleşirken hem onu anlamak, yapay zekayı tanımak hem de geçmiş birikimleri yeniden tanıtmak durumunda hissediyoruz. Her şey çok hızlı değil mi?

Hibe desteğimizle Sürdürülebilir Eğitim İçin Sosyal Bilimler Projesi: Arete projesini hayata geçireceksiniz. Bu proje fikri nasıl ortaya çıktı? Proje kapsamında ne tür çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz?

 Arete, 2020 yılında hem Türkiye’de hem de Dünya’da giderek daha yaygın ve daha yıkıcı bir fenomen haline gelen ve özellikle COVID-19 ve onun geride bıraktığı ekonomik, kültürel ve toplumsal etkilerle hızlanan öğrenme yoksulluğu alanında yenilikçi, sürdürülebilir ve kapsamlı bir eğitim programı sunma amacı ile ortaya çıktı. Bu proje kapsamında özellikle 16-24 yaş arası eğitime erişemeyen gençler hedefleniyor; ancak bunun yanı sıra, arkeoloji, eskiçağ tarihi ve sanat tarihi gibi alanlara meraklı farklı yaş ve eğitim sınıflarının da yararlanması amaçlanıyor. Bu doğrultuda;

  1. Eğitim programlarının sürdürülebilir olması amacıyla ders kayıtları, röportajlar ve özel içeriklerin kamuya açık hale getirilmesi için bir Arete YouTube kanalının yayına alınması,
  2. Eğitim programının yalnızca işitsel olarak kamuya açık hale getirilebilmesi için Spotify üzerinden yayın yapacak bir podcast kanalının oluşturulması ve bu hizmetlerin sağlanabilmesi amacıyla nitelikli ses kayıt alt yapısının oluşturulması,
  3. Twitter, Instagram, Facebook, Linkedin ve Twitch için kurumsal kimlik çalışmasının gerçekleştirilmesi, bir tanıtım dilinin oluşturulması ve bir stok paylaşım havuzu yaratılması,
  4. Verilen derslerin, öğrenim kitapçıkları haline getirilmesi ve internet sitesi aracılığıyla e-kitap formatında kamuoyunun kullanımına sunulması.

Proje kapsamında üreteceğiniz dersler ve farklı içerikler açık erişim kaynağı olarak sunulacak. Özellikle sanat tarihi öğrencileri için çeşitli kaynak listeleri de hazırlayan bir kuruluş olarak sizce açık erişim kaynakların sayısının artması eğitim yoksulluğu ile mücadelede etkili bir yöntem olabilir mi?

Bu soruya cevabımız kesinlikle evet olacaktır. İnternet bilgiye hızla ulaşabileceğimiz birçok veri kaynağını önümüze sunuyor. Sosyal medya başta YouTube ve Spotify olmak üzere Instagram, Twitter ve buna benzer platformlar geliyor. Ayrıca, birçok kitabın veya makalenin, okuyuculara ücretsiz olarak sunulduğu siteler de mevcut. İşte, günümüzde eğitim düzeyi ya da ekonomik durumu ne olursa olsun herkes söz konusu bu platformlardan veya sitelerden birini, günde en az bir kez dahi olsa takip ediyor, kullanıyor ve istediği bilgiye ulaşıyor. Giderek artan bir takipçi grubuna sahip bu platform ve siteler, doğru kullanıldığında, insanların eğitim açlığını ya da eksikliğini giderecek niteliktedir. Hatta insanlar yolda, otobüste, işte, tatilde veya evde herhangi bir iş yaparken dahi bu platformları kullanarak eksikliğini hissettikleri ya da öğrenmek istedikleri konuları dinleyerek/okuyarak birçok bilgiye ulaşabiliyor. Böylece ister işte ister tatilde olsun, insanlar kendi gündelik rutinlerini aksatmadıkları gibi, istedikleri bilgilere sahip olabiliyor. Bu da eğitim ve kültürel hayatta herkese bir fırsat eşitliği sağlıyor.

Dijital Dönüşüm Fonu’nun 2023 Dönemi Başvuruları Sona Erdi

By | Çevresel Sürdürülebilirlik Alanında Dijital Dönüşüm Fonu

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli bir şekilde etkileyen depremlerin ardından bölgede yaşanan tahribatın giderilmesi ve depremden etkilenenlerin iyi olma halinin desteklenmesi amacıyla sahada aktif olarak faaliyet gösteren ve/veya bölgeye destek sağlamak üzere çalışmalarına başlayan sivil toplum kuruluşlarının (STK) dijital dönüşüm süreçlerini kapasite güçlendirme programları ve hibelerle desteklemek amacıyla European Bank for Reconstruction and Development (EBRD) ve Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Dijital Dönüşüm Fonu’nun 2023 dönemi başvuruları sona erdi.

Fona, teknik kriterlere uyan 26 STK toplam 27 dijital dönüşüm planıyla başvuruda bulundu. Başvuruların 24’ü dernek ve 3’ü kooperatif tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar tarafından yapıldı. Fona Adana, Ankara, Antalya, Balıkesir, Denizli, Diyarbakır, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Mersin ve Şanlıurfa olmak üzere 13 ilden başvuru alındı. Dijital Dönüşüm Fonu’ndan talep edilen toplam hibe tutarı 3.052.828 TL oldu.