All Posts By

Sivil Toplum için Destek Vakfı

Temel İhtiyaç Derneği ile Gıda Bankalarının İhtiyaçlarının Giderilmesi Projesi Hakkında Konuştuk

By | Acil Deprem Fonu

Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) desteklediği gıda bankaları ağı ile Türkiye’de hem gıda israfının önlenmesine yönelik çalışmalar yapıyor hem de dezavantajlı kesimlerin bu bankalardan yararlanmasına destek olarak farklı bir dayanışma modelinin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Kahramanmaraş Depremi Doğrudan Destekler Fonu kapsamında hibe desteği sağladığımız TİDER, Gıda Bankalarının İhtiyaçlarının Giderilmesi projesini hayata geçiriyor. Dernek proje kapsamında Adana, Adıyaman, Gaziantep, Hatay, Osmaniye ve Şanlıurfa illerinde bulunan gıda bankalarının ihtiyaçlarını ve kapasitelerini tespit etmek aynı zamanda bu ihtiyaçları temin etmek amacıyla çalışmalar yürütüyor.

TİDER ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; derneğin hikayesi, proje kapsamında yürüttükleri faaliyetler, gıda bankacılığı ve acil durum yönetimi arasındaki ilişki ve derneğin gelecek dönem planları hakkında konuştuk.

Sivil Toplum için Destek Vakfı’nı takip edenler Temel İhtiyaç Derneği’ni ve çalışmalarını yakından tanıyorlar. Derneğinizle ilk kez tanışacak olan okuyucularımız için Temel İhtiyaç Derneği’nin kuruluş hikayesinden ve çalışmalarından kısaca bahseder misiniz?

Türkiye’de gıda israfı, yaklaşık 18 milyon ton ile endişe verici boyutlarda. Dünya genelindeki 1.3 milyar tonluk gıda israfının önemli bir kısmını oluşturuyor olması oldukça dikkat çekici.

Gıda bankacılığı sistemi, israf edilebilecek ürünleri toplama ve ihtiyaç sahiplerine dağıtma amacını taşıyan bir çözüm olarak ortaya çıkıyor. Bu sistemin işleyişi şu şekildedir: Topladığımız ürünleri, marketlerden, aşevlerinden veya depolardan oluşan gıda bankaları aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Bu süreç, bir tedarik zinciri yönetimi gibi düşünülebilir. Büyük markalarla iletişim kurarak ürünleri temin ediyor ve bu ürünleri gıda bankalarına yönlendiriyoruz. Gıda bankaları genellikle belediyeler, yerel yönetimler veya yerel sivil toplum kuruluşları (STK) tarafından işletiliyor ve Türkiye genelinde sayıları artıyor.

İhtiyaç sahibi olmak isteyen belediyeler veya STK’lar, bizimle iletişime geçerek gıda bankacılığı yapmak istediklerini belirtiyor. Aramızda düzenlenen protokollerle, bu kuruluşlar belirli bir düzen içinde ürünleri dağıtacaklarına dair taahhütte bulunuyor. Biz de uygun altyapı şartları sağlandığında, bu kuruluşlara gıda desteği sağlıyoruz. Bu işleyiş, basit bir protokol üzerine kurulu olup, yönetim şekillerine müdahale etmeden sadece eğitim odaklı bir yaklaşımı hareket ediyoruz.

Kahramanmaraş Depremi Doğrudan Destekler Fonu kapsamında sağladığımız hibe desteğiyle Deprem Destek projesini hayata geçiriyorsunuz. Projeniz tamamlanma aşamasına yaklaşırken proje kapsamında yürüttüğünüz çalışmalar ve çıktılarından bahseder misiniz?

Depremin hemen ardından harekete geçerek hibe desteğinizle deprem bölgesindeki ihtiyaçları karşılamak üzere gıda satın aldık. Bu gıdaları gıda bankaları aracılığıyla depremlerden etkilenenlere ulaştırdık. Gıda desteklerinin yanı sıra, depremden etkilenen insanların altyapı ve bakım gibi diğer ihtiyaçlarını da desteklemeye odaklandık.

Adana, Adıyaman, Gaziantep, Hatay, Şanlıurfa ve Osmaniye’deki 11 gıda bankasının ihtiyaçlarını belirleyip, bu ihtiyaçları karşılamak adına bir proje hazırladık. Şu anda ihtiyaçları karşılama aşamasındayız. Projedeki bir diğer hedefimiz deprem bölgesinde ikamet etmeye devam edenlerin ekonomik gelişimine katkı sağlamak amacıyla istihdam alanları yaratıyoruz.

Adıyaman’da yeni bir gıda bankası kurduk. Burada da yerel insanların istihdama katılımı desteklemeyi ve bireylerin ekonomik olarak güçlenmesine katkı sunmayı hedefliyoruz.

Dünya çapında kritik boyutlara ulaşan gıda israfı, acil durumlar için hazırlıklı olmayı da bir zorunluluk haline getiriyor. Bu bağlamda, gıda bankalarıyla işbirliği halinde acil durum yönetim planı oluşturmak büyük önem taşıyor. ​​Gıda bankalarıyla işbirliği halinde acil durum yönetim planı oluşturmanın önemi nedir? Proje kapsamında yürüttüğünüz faaliyetlerle birlikte düşündüğünüzde gelecek dönemlerde meydana gelebilecek acil durumlarda bizleri neler bekliyor?

Afet Platformu‘nun dokuzuncu üyesi olarak, afet dönemlerinde gıda bankalarının ve TİDER depolarının kullanılmasına yönelik bir maddeyi protokolümüze ekledik. Bu sayede, Ankara’da bulunan bir depo, birçok belediye ve gıda bankası tarafından afet yardımlarının depolanması ve dağıtılması için güvenli bir mekân olarak kullanılabilir.

Afet durumlarında ilk 72 saat kritik önem taşır. Bu süreçte, ilk adım genellikle yardım deposu kurmaktır. Bu nedenle, belediyelerin depolarını afetlere uygun şekilde organize etmelerini öneriyoruz. Depolarda afet müdahalesinde kullanılacak malzemelerin güvenli bir şekilde bulundurulması hayati önem taşıyor.

Afet Platformu olarak, Avrupa Birliği projesine başvurarak hayalimizdeki depoyu kurmayı planlıyoruz. Ayrıca, protokollerimizi güncelleyerek afet durumlarında gıda bankalarını daha etkin bir şekilde dahil etmeye çalışıyoruz.

Temel İhtiyaç Derneği’nin gelecek dönemde yapmayı planladığı çalışmalardan ve önceliklerinden bahseder misiniz? Sağladığımız hibe desteği gelecekteki hedef ve projelerinizi nasıl etkiledi?

Bu proje temelinde, STK’ların, destekçilerin ve bağışçıların ortak bir vizyona sahip olması, insanları kalkındırmayı hedefleyen bir yaklaşımı beraberinde getiriyor. İstihdam odaklı çalışmalarımızın yanı sıra eğitim ve kooperatif kurma gibi farklı alanlarda da faaliyet göstererek bireylerin sadece hayatlarını değil, aynı zamanda toplumsal dinamikleri de olumlu yönde etkilemeyi hedefliyoruz. Bu çerçevede, bireylerin kendi ayakları üzerinde durabilmesine katkı sağlayacak projeler geliştiriyoruz ve kalkınma çabalarımızın sürekliliği için çalışıyoruz.

İsraf konusundaki çabalarımızda, yeni çıkan kanunların bağışçıları ve bağış yapan kurumları korumak adına önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz. Gelişmekte olan bir ülke olarak, tarım, lojistik ve depolama süreçlerindeki israfı önlemek için sürdürülebilir ve yenilikçi tarım projelerine odaklanıyoruz. Türkiye genelinde her ilçede bir gıda bankası kurma hedefimiz ise israfın her yerde var olduğunu gösteriyor.

Kalkınmanın ilk adımının gıda ve barınma olduğunun bilincindeyiz. Gıda Bankası olarak, sürdürülebilir kalkınmanın temelini oluşturan bu ihtiyaçlara odaklanıyoruz ve bağışçılarımızın ve destekleyen kurumların katkılarıyla bu hedefe ulaşmaya çalışıyoruz. Bu kaynaklar olmadan israf edilecek ürünleri bağışlamak mümkün olmaz. Gıda Bankası’nın bu inançla sürdürdüğü projeler, toplumda fark yaratmaya devam ediyor.

El Ele Federasyonu ile Zor Koşullarda Koruyucu Aile Sisteminin Desteklenmesi Projesi Hakkında Konuştuk

By | Acil Deprem Fonu, Acil Destek Fonu

El Ele Federasyonu koruma altındaki çocuklar ve aile temelli bakım sistemlerinin çocuğun yararına geliştirilmesi için çalışmalarını yürütüyor. Aynı zamanda, alanda güçlü sivil toplum yapısının oluşması ve bu alanda çalışma yapmak amacıyla yeni kurulan sivil toplum kuruluşlarının (STK)  kurumsal gelişimlerini desteklemek amacıyla çalışmalar gerçekleştiriyor. Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Kahramanmaraş Depremi Doğrudan Destekler Fonu kapsamında hibe desteği sağladığımız federasyon; Zor Koşullarda Koruyucu Aile Sisteminin Desteklenmesi projesini hayata geçiriyor. Federasyon proje kapsamında Kahramanmaraş depreminden etkilenen koruyucu ailelere koruma altındaki çocuklara ve gençlere yönelik psikodestek çalışmaları yürütüyor. Ayrıca deprem sonrası koruyucu aile olmak isteyen ailelere yönelik 6 modülden oluşan psikoeğitim programı hazırlıyor.

El Ele Federasyonu ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; federasyonun çalışmaları, proje kapsamında yürütülen faaliyetler, koruyucu ailelere yönelik yürütülen destekler ve federasyonun gelecek planları hakkında konuştuk. 

El Ele Federasyonu, Kahramanmaraş Depremi Doğrudan Destekler Fonu kapsamında Vakfımızdan ilk kez hibe alıyor. Okuyucularımızın derneğinizi daha yakından tanıyabilmesi için kuruluş amacınızdan ve yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

El Ele Federasyonu olarak, koruma altındaki çocuklar ve aile temelli bakım sistemlerinin çocukların yararına geliştirilmesi amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye’de uzun yıllardır devlet koruması altında olan çocuklarla çalışan ve koruyucu aile sisteminin gelişmesine odaklanan birçok STK bulunuyor. Bu STK’lar, kendi tematik alanlarıyla ilgili olarak Türkiye’nin ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor. Ancak, birlikten kuvvet doğar düşüncesiyle ve bir araya geldiğimizde daha güçlü ve etkili olabileceğimiz inancıyla, bu STK’ların temsilcileri olarak El Ele Federasyonu’nu kurduk. İlk yılımızı organizasyonel yapımızı güçlendirmek ve kurumsallaşmaya ayırırken, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerle birlikte faaliyetlerimizi hızlandırdık.

Koruyucu ailelik sisteminin Türkiye genelinde yaygınlaştırılması için diğer paydaş STK’larla birlikte çalışıyoruz. El Ele Federasyonu olarak, bu alandaki politikalara ve uygulama sorunlarına odaklanarak bu konudaki boşluğu doldurma misyonunu üstlendik. Uygulamada yaşanan eksiklikler konusunda bir farkındalık oluşmuş durumda ve bu sorunları düzeltme çabaları devam ediyor. Bu noktada, tüm paydaşlarımızla birlikte El Ele Federasyonu, Türkiye genelinde bu sistemin Avrupa Birliği standartlarına uygun hale getirilmesi için çalışmalar yürütüyor. 

Kahramanmaraş Depremi Doğrudan Destekler Fonu kapsamında sağladığımız hibe desteğiyle Zor Koşullarda Koruyucu Aile Sisteminin Desteklenmesi projesini hayata geçiriyorsunuz. Projenin amacından ve yürüttüğünüz faaliyetlerden bahseder misiniz?

Proje kapsamında, WhatsApp grupları ve çağrı destek merkezi gibi iletişim araçları kullanılarak depremlerden etkilenen koruyucu ailelerin ve çocukların iyi olma halini desteklemek amacıyla psikososyal destek çalışmaları yürütüyoruz. Projemiz için önemli adımlardan birisi de koruyucu ailelere yönelik kapsamlı bir eğitim modülünün hazırlanmasıdır. Bu modül, koruyucu ailelerin travmatik deneyimlere sahip çocuklarla nasıl başa çıkacaklarına dair beceriler kazanmalarına destek oluyor.

Projemizin üç temel faaliyeti bulunuyor:

  • Depremlerden etkilenen koruyucu aileler ve çocuklar çağrı destek merkezlerimizi arayarak psikososyal destek talep edebiliyorlar.
  • Depremlerden etkilenmeyen ancak depremden etkilenen çocuklara koruyucu aile olmak isteyen aileler, koruyucu ailelik hakkında bilgi alabiliyor.
  • Koruyucu ailelik sürecine hazırlanan ailelere yönelik kapsamlı bir eğitim modülü sunuluyor.

Proje, amacına uygun olarak, depremlerden etkilenen ve koruyucu ailelik sürecinde olan ailelere uzun vadeli destek sağlamaya ve koruyucu ailelik sistemini güçlendirmeye çalışıyor.

Proje dahilinde psikososyal destek çalışması yürütüyorsunuz. Başvuruda bulunan koruyucu ailelere yönelik destek süreci hakkında bilgi verir misiniz?

Ekibimizle beraber, koruma altındaki çocuklara ve ailelerine destek oluyoruz. Birinci ekibimiz, iki sosyal hizmet uzmanı ve dört psikologdan oluşuyor. Bu ekip, çocukların ve ailelerinin psikososyal durumlarını değerlendiriyor ve gerekli desteği sağlıyor. İkinci ekibimiz ise koruyucu ailelik hakkında bilgi almak isteyenlere danışmanlık hizmeti veriyor. Aileler, triyaj ekibimizi arayarak randevu alabiliyor ve ücretsiz psikolojik destek alabiliyor. Psikologlarımız, 30-40 dakikalık seanslarda ailelerin yaşadıkları travmalarla başa çıkmalarına ve çocuklarının gelişimini desteklemelerine yardımcı oluyor.

Türkiye’nin önde gelen akademisyenleri tarafından hazırlanan eğitim modüllerimiz, çocukların yaş dönemlerinden koruyucu ailelik süreçlerine kadar geniş bir yelpazede bilgi sunuyor. Bu modüller, açık kaynak olarak YouTube kanallarımıza yüklenecek ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı‘nın da desteğiyle koruyucu ailelere yönlendirilecek. Bu sayede projemiz, eğitim modüllerini yayınlayarak sürekli bir hizmet sunmaya devam edecek.

El Ele Federasyonu’nun gelecek dönemde yapmayı planladığı çalışmalardan ve önceliklerinden bahseder misiniz? Sağladığımız hibe desteği gelecekteki hedef ve projelerinizi nasıl etkiledi?

El Ele Federasyonu olarak, aldığımız hibe desteği sayesinde önemli adımlar atıyoruz. Bu destek, yereldeki benzer STK’ları bir araya getirdiğimiz bir birleşme gerçekleştirme fırsatı sunarken aynı zamanda Türkiye’nin farklı illerinde STK’lara mentorluk desteği sağlamamıza katkı sundu. Ayrıca, hazır materyallere ve eğitim modüllerine sahibiz. Bu modülleri Türkiye’nin her yerinden ulaşılabilir hale getirerek, STK’ların gelişmesine ve yerleşmesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz.

Büyük projelerimiz arasında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile yürüttüğümüz işbirliği çalışmaları ve koruyucu aileleri aynı platformda toparlayacak bir etki çalışması yer alıyor. Bu kapsamlı projelerde maliyetlerin yüksek olabileceğinin farkındayız, ancak fon sağlayıcılarla işbirliği yaparak bu hayalleri gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.

Devlet korumasından ayrılan çocukların ihtiyaçlarına yönelik de çalışmalarımız var. Bu alanda da değişim ve dönüşüme hizmet eden çalışmalara odaklanacağız.

Türkiye’de birçok STK’nın desteklenmeye ve ihtiyaçlarını karşılamaya ihtiyaç duyduğunun farkındayız. Bu alanlarda yapılan çalışmaların değerini artırarak, bu konuda bilincin artmasına önemli bir katkı sağlıyoruz. Aldığımız hibe desteği ile bu konuları gündeme taşımak ve bu alana katkıda bulunmak bizim için son derece kıymetli.

 

Dijital Dönüşüm Fonu’na Yapılan Başvurularla İlgili Değerlendirme Metnimiz Yayımlandı

By | Çevresel Sürdürülebilirlik Alanında Dijital Dönüşüm Fonu

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli bir şekilde etkileyen depremlerin ardından bölgede yaşanan tahribatın giderilmesi ve depremden etkilenenlerin iyi olma halinin desteklenmesi amacıyla sahada aktif olarak faaliyet gösteren ve/veya bölgeye destek sağlamak üzere çalışmalarına başlayan sivil toplum kuruluşlarının (STK) dijital dönüşüm süreçlerini kapasite güçlendirme programları ve hibelerle desteklemek amacıyla European Bank for Reconstruction and Development (EBRD) ve Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Dijital Dönüşüm Fonu’nun başvuru ve seçim süreçleri tamamlandı.

STK’ların bu süreçte öne çıkan ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılabilmesi amacıyla fona yapılan başvuruların yoğunlaştığı konulara, başvuru yapan kuruluşların genel durumu ve ihtiyaçlarına dair değerlendirmelerimizin yer aldığı açıklama metnine buradan  ulaşabilirsiniz.

Kahramanmaraş Depremleri Sonrası Neler Yaptık?

By | Genel, Kahramanmaraş Depremi Küçük Destek Fonu, Yerel Güçlenmeye Destek Fonu

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli bir şekilde etkileyen depremlerin üzerinden bir yıl geçti. Acı ve kayıpların gölgesinde, bir kez daha birlikteliğin ve dayanışmanın gücüne tanıklık ettiğimiz bu zorlu süreçte, dayanışmanın güçlenmesi ve umudun çoğalması için ilk günden itibaren tüm imkanlarımızla bölgeyi ve depremden etkilenenleri desteklemeye devam ediyoruz.

Türkiye’nin son yüzyılında kaydedilen en güçlü depremleri arasında yer alan Kahramanmaraş depremlerinin uzun soluklu bir dayanışma gerektirdiği bilinciyle depremlerin farklı alanlar ve gruplarda ortaya çıkardığı ihtiyaçları en doğru ve etkili bir şekilde anlayabilmek, sürecin getirdiği değişikliklere uyum sağlayabilmek, çeşitlenen veya yeni ortaya çıkan kısa, orta ve uzun vadeli ihtiyaçları tespit edebilmek amacıyla ilk günden itibaren sahada faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla (STK), alanda çalışan uzmanlarla ve paydaşlarımızla işbirliği içerisindeyiz. Geliştirdiğimiz işbirlikleri sayesinde ilk hibemizi depremin ertesi günü, 7 Şubat’ta vererek, ilk günden itibaren sahada çalışan STK’ların faaliyetlerini destekleme ayrıcalığına sahip olduk.

Aradan geçen bir yılda; bağışçılarımızla birlikte depremlerin yarattığı etkinin azaltılması ve depremden etkilenenlerin iyi olma halinin desteklenmesi amacıyla hayata geçirdiğimiz sekiz hibe programı kapsamında 73 sivil toplum kuruluşunu (STK) toplam 84.904.964 TL ile destekledik. Arama-kurtarma, beslenme, gıda güvenliği, barınma, temiz suya ve hijyenik alanlara erişim, temiz giysiye erişim, psikososyal destek, sağlık hakkına erişim, ekonomik gelişim, eğitim hakkı, kültür-sanat gibi birçok alanda 1.5 milyondan fazla kişinin ihtiyaçlara erişimine katkı sağladık.

Bugün, Kahramanmaraş Depremleri Sonrası Neler Yaptık?; depremlerin ardından bağışçılarımızla birlikte hayata geçirdiğimiz fonların ve desteklediğimiz STK’ların yürüttüğü çalışmalara dair bilgileri ve hibe veren bir kurum olarak acil dönemlerde izlediğimiz hibe stratejimizi sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.

Görüşleri, önerileri, kaynak ve uzmanlık destekleri ile çalışmalarımıza yön veren ve fonlarımızı hayata geçirmemizi sağlayan bağışçılarımıza, danışma toplantılarında bir araya geldiğimiz uzmanlara ve sahadan güncel bilgileri bizlerle paylaşan STK’lara en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. 2024 yılında da bölgenin ve depremden etkilenenlerin ihtiyaçlarına cevap verebilmek ve umudu birlikte çoğaltmak amacıyla var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

Yerel Güçlenmeye Destek Fonu II için Başvuruları Sona Erdi

By | Yerel Güçlenmeye Destek Fonu

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli şekilde etkileyen depremlerin ardından bölgede yaşanan tahribatın giderilmesi ve depremden etkilenen bireylerin iyi olma halinin desteklenmesi amacıyla Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Yerel Güçlenmeye Destek Fonu II için başvurular sona erdi.

Fonun bu döneminde başvuru yapan kuruluşların üç tematik alana odaklanması beklendi. Bu doğrultuda; çocuk haklarının ve çocuk refahının geliştirilmesine yönelik 42 toplumsal cinsiyet eşitliği alanında 23 ve kültür ve sanat yaşamına katılımın, erişimin ve katkı sağlamanın geliştirilmesine yönelik 40 başvuru alındı.

Başvuruların 81’i dernek, 2’si federasyon, 10’u kooperatif, 2’si sendika, 9’u vakıf ve 1’i vakıf üniversitelerinin araştırma ve uygulama merkezi tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar tarafından yapıldı. Fona Adana, Adıyaman, Ankara, Antalya, Batman, Bolu, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Elâzığ, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kırklareli, Kilis, Konya, Malatya, Mersin, Osmaniye, Şanlıurfa ve Şırnak olmak üzere 24 ilden başvuru alındı. Fondan talep edilen toplam hibe tutarı 173.176.939 TL oldu.

Turquoise Coast Environment Fund-Turkey’in 2023 Dönemi Başvuruları Sona Erdi

By | Turquoise Coast Environment Fund

Adana, Hatay ve Mersin kıyı bölgelerinde depremden etkilenen alanları yeniden canlanmasına, biyolojik çeşitlilik, ekosistem hizmetleri, tarımsal verimlilik, su, atık yönetimi, denizel alanlar ve kıyı arazilerini sürdürülebilir bir şekilde korunmasına katkıda bulunan sivil toplum kuruluşlarına (STK) destek vermek amacıyla Conservation Collective (ve bünyesindeki Turquoise Coast Environment Fund- Turkey), Turkey Mozaik Foundation ve Turkish Philanthropy Funds işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Turquoise Coast Environment Fund- Turkey’e (TCEF) başvurular sona erdi.

Fona teknik kriterlere uyan toplam 11 STK başvuruda bulundu. Başvuruların 9’u dernek ve 2’si kooperatif tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar tarafından yapıldı. Fona Adana, Hatay, Kahramanmaraş ve Mersin olmak üzere 4 ilden başvuru alındı. TCEF’den talep edilen toplam hibe tutarı 3.595.830 TL oldu.

Yerel Güçlenmeye Destek Fonu II Başvuruları için Son Gün Yarın!

By | Yerel Güçlenmeye Destek Fonu

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli şekilde etkileyen depremlerin ardından bölgede yaşanan tahribatın giderilmesi ve depremden etkilenen bireylerin iyi olma halinin desteklenmesi amacıyla Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Yerel Güçlenmeye Destek Fonu II için başvuruları devam ediyor.

Fon kapsamında, sahada aktif olarak faaliyet gösteren veya bölgeye destek sağlamak üzere çalışmalarına başlayan sivil toplum kuruluşlarının (STK) projeleri desteklenecektir.

Yerel Güçlenmeye Destek Fonu II için yapılacak başvuruların aşağıda belirtilen üç tematik alandan birine odaklanması beklenir:

  • Çocuk haklarının ve çocuk refahının geliştirilmesi,
  • Toplumsal cinsiyet eşitliğinin geliştirilmesi,
  • Kültür ve sanat yaşamına katılma, erişme ve katkı sağlama hakkının geliştirilmesi.

Odaklanılan tematik alan veya alanlarla beraber depremden etkilenenlerin deprem bölgesinde veya gittikleri/transfer edildikleri şehirlerde;

  • Yaşam koşullarını oluşturulan yeni hizmet ve olanaklarla destekleyen,
  • Kamu hizmetlerine erişimlerini geliştiren,
  • Psikolojik destekler dahil olmak üzere güçlenmelerini sağlayan ve haklarını aramalarını kolaylaştıran,
  • Ekonomik açıdan güçlenmelerini sağlayan,
  • Yeniden inşa sürecinin izlemesini ve raporlamasını sağlayan,
  • Deprem bölgesinde kurulacak (yeni) yaşam alanlarının çevreyle uyumlu ve sürdürülebilir şekilde tasarlanmasına yönelik yapılacak faaliyetler gibi çalışmaları içermesi beklenir.

Aşağıdaki başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:

  • Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kooperatifler, sendikalar, vakıf üniversitesi uygulama ve araştırma merkezleri, federasyonlar/konfederasyonlar,
  • Depremin tüm canlılar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmaya ve ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetlere aktif olarak katkı sunmayı hedefleyen kuruluşlar,
  • Hibe desteğini hayata geçirmeye hazır olan, çalışma için gerekli izinleri temin edecek kurumsal kapasiteye ve konuyla ilgili kanıtlanabilir kurumsal tecrübeye sahip kuruluşlar,
  • 2022 yılı gelirleri 40.000 TL – 4.000.000 TL arasında olan kuruluşlar (2023 yılında kurulan kuruluşlar için bir bütçe kısıtı bulunmamaktadır.).

Yerel Güçlenmeye Destek Fonu II için başvuru yapacak olan STK’lar en fazla 2.000.000 TL talep edebilirler. Fona başvurmak isteyen STK’ların başvuru formunu 1 Şubat 2024, saat 18.00’e kadar eksiksiz şekilde doldurmaları gerekir.

Fon ile ilgili detaylı bilgiye (hibe süreci, kurumsal gelişim bileşeni, başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve takvim) ve başvuru formuna ulaşabilirsiniz.

Dijital Dönüşüm Fonu’nun 2021 Döneminde Desteklediğimiz STK’ların Dijital Dönüşüm Planlarını Desteklemeye Devam Ediyoruz!

By | Çevresel Sürdürülebilirlik Alanında Dijital Dönüşüm Fonu

Dijital Dönüşüm Fonu’nun 2021 döneminde hibe desteği sağladığımız sivil toplum kuruluşlarının (STK), hayata geçirdikleri dijital dönüşüm planlarının etkisinin artmasına, devam etmesine ve yaygınlaşmasına katkı sağlamak amacıyla European Bank for Reconstruction and Development ve Turkey Mozaik Foundation işbirliğiyle kurduğumuz Dijital Dönüşüm Fonu Küçük Destekler hibe programı kapsamında dört STK’ya toplam 194,151 TL hibe desteği sağlıyoruz.

Desteklenen STK’ların çalışmaları ile ilgili ayrıntılı bilgileri aşağıda görebilirsiniz:

Ekosfer Derneği (Ekosfer), 2021 yılında sağladığımız hibe desteğiyle savunuculuk ve kaynak geliştirme kampanyalarını dijital platformlarda daha etkili bir şekilde yürütebilmek amacıyla kuruluşun ihtiyaçlarına cevap verecek bir internet sitesi geliştirdi. Derneğin 2021 döneminde yürüttüğü çalışmalarla ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Ekosfer, Küçük Destekler hibe programı kapsamında sağladığımız 46.000 TL ile internet sitesinin ve dijital platformların verimliliğini arttırmak amacıyla bakım ve geliştirme çalışmalarını yapacak. Aynı zamanda finansal hareketlerin takibini yapabilecekleri dijital bir yapı kuracak.

Kadın Balıkçılar Derneği (KBD), 2021 yılında sağladığımız hibe desteğiyle bilgisayar destekli gıda güvenlik uygulamaları ve Mavi Pazaryeri isimli e-ticaret platformu kurdu. Derneğin 2021 döneminde yürüttüğü çalışmalarla ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. KBD, Küçük Destekler hibe programı kapsamında sağladığımız 53.751 TL ile deniz emekçisi kadınların görünürlüğünün arttırmak ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle kadınların yaşadıkları mesleki ve toplumsal sorunlar hakkında kamuoyu oluşturmak amacıyla sosyal medya kampanyası düzenleyecek.

Troya Çevre Derneği, 2021 yılında sağladığımız hibe desteğiyle yenilenebilir enerji kooperatiflerini bir araya getirecek bir sosyal platform oluşturdu. Derneğin 2021 döneminde yürüttüğü çalışmalarla ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Troya Çevre Derneği, Küçük Destekler hibe programı kapsamında sağladığımız 47.000 TL ile yenilenebilir enerjiyi akademik ve teknik olarak daha kapsamında ele almak, alandaki gelişmeleri ve deneyimleri daha fazla yaygınlaştırmak amacıyla Yenilenebilir Enerji Ajansı internet sitesini kuracak.

Yaşam için Toprak Derneği, 2021 yılında sağladığımız hibe desteğiyle kompost ve toprak iyileştirme konularında bilgi almak amacıyla başvurulan ana kaynak haline gelmesini amaçladıkları bir internet sitesi kurdu. Derneğin 2021 döneminde yürüttüğü çalışmalarla ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Yaşam için Toprak Derneği, Küçük Destekler hibe programı kapsamında sağladığımız 47.400 TL hibe desteğiyle derneğin görünürlüğünü arttırmak amacıyla yapılacak iletişim çalışmaları için veri tabanı oluşturacak.

Kadın Dayanışma Vakfı Kadın Dayanışmasını Kadın Danışma Merkezi ile Güçlendirmek Projesini Tamamladı

By | Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Fonu

Kadın Dayanışma Vakfı, kadına yönelik her türlü şiddetle feminist ilkeler doğrultusunda mücadele etmek, şiddet karşısında kadın dayanışmasını güçlendirmek ve yaygınlaştırmak amacıyla çalışmalarını yürütüyor.  Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Fonu’nun 2022 döneminde Turkey Mozaik Foundation eş finansmanıyla kurumsal hibe desteği sağladığımız Kadın Dayanışmasını Kadın Danışma Merkezi ile Güçlendirmek projesini hayata geçirecek. Proje kapsamında şiddete maruz kalan kadınlara ihtiyaç duydukları desteği sağladığı Kadın Danışma Merkezi’nde 8 ay süreyle tam zamanlı çalışacak sosyal çalışmacı ve yarı zamanlı çalışacak finans sorumlusu istihdam etti.

Kadın Dayanışma Vakfı ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; vakfın hibe kapsamında yürüttüğü çalışmalar, 6 Şubat’ta meydana gelen depremler sonrası yürütülen faaliyetler, 30. yılını geride bırakan vakfın yaşadığı değişim ve gelecek planları hakkında konuştuk. 

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Fonu’nun 2022 döneminde Vakfımızdan aldığınız hibe desteği ile vakfınızın kurumsal gelişimi için hangi alanlara odaklandınız? Hibe desteğimizle yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Bu hibe desteği ile, şiddete maruz kalan kadınların telefon, e-posta veya yüz yüze başvuru yaparak ulaştıkları Kadın Dayanışma Merkezi’nde çalışmak üzere sosyal çalışmacı ve finansa sorumlusu istihdam ettik. Bu sayede güçlendirici ve feminist ilkeleri esas alan psikososyal destek süreçleri yürüttük. Danışanların ihtiyaçlarına göre başvurabilecekleri hukuki, psikolojik ve sosyal destekler ile ilgili bilgi verdik ve gerektiğinde ilgili kurumlara yönlendirme yaparak süreçlerini takip ettik. Sosyal çalışmacı ayrıca vakfımızın gönüllü avukatları ve psikologları ile birlikte hukuki ve psikolojik destek süreçlerini yürüttü. 

Bunun yanında kadına yönelik şiddetle mücadelede sorumlu kurum ve kuruluşların çalışmalarını, ilgili yasa ve yönetmeliklerini takip ederek iletişim kurduk. Kurum ve kuruluşlardan düzenli olarak aldığımız bilgilerle güncel tuttuğumuz iletişim listemiz sayesinde daha etkili yönlendirmeler yapabildik. Farklı kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının etkinliklerine katıldık, toplumsal cinsiyet eşitliğini, kadına yönelik şiddeti ve alandaki deneyimlerimizi anlattık. Doğrudan kadınlarla bir araya geldiğimiz mahalle çalışmaları yaptık. Kurumsal iletişimimiz güçlendi ve ulaştığımız kadın sayısını artırdık. Sosyal çalışmacıyla birlikte düzenlediğimiz gönüllü atölyeleri sayesinde gönüllü ağımızı genişlettik.

Kadın Dayanışma Vakfı 2023 yılında 30. yaşını kutluyor. Aradan geçen zamanı değerlendirdiğinizde, çalışma alanınız ve buna paralel olarak Kadın Dayanışma Vakfı’nın yaşadığı değişime dair öne çıkan noktalardan bahsedebilir misiniz?

Bu 30 yıllık süreç toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadına yönelik şiddetle mücadele alanındaki deneyimimizi, değişen koşullara karşı dönüşümlerimizi ve gelişmelerimizi içeriyor. Türkiye’deki feminist kadın hareketinin içinde bulunduğu koşulları ve değişen şartları çok iyi şekilde okuyabiliyor ve buna karşılık çok hızlı şekilde tepki vererek sözümüzü söyleyebiliyoruz. Geçen 30 yıl içinde Vakfa emek veren tüm kadınlar da farklı şekillerde buna katkı koydu. Gittikçe artan baskılara karşı birbirimizin deneyimlerinden, alandan, diğer kadın örgütleriyle ve feministlerle bir araya geldiğimiz ağlardan beslendik. Koşullar ağırlaşsa da ümitsizliğe kapılmadan, bir araya gelmeye devam ederek birbirimizden mücadele gücü aldık. 

Bu süreçte Vakfı güçlendirmek için kurumsal kapasitemizi geliştirmeye, gönüllü ağlarımızı genişletmeye, daha fazla kadına ulaşmaya, görünürlüğümüzü artırmaya özel olarak odaklandık. Feminist hareketle bağımızı teorik ve pratik olarak güçlendirmek için çalıştık. Kadına yönelik şiddetle mücadele alanındaki resmi ve güvenilir veri eksikliğinden hareketle, veri toplama ve izleme çalışmalarına önem verdik, bu alanlarda kendi kapasitemizi geliştirmek için çalıştık ve çalışmalarımızı raporladık.

6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş depremi sonrasında sahada faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından biri olarak yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz? Sahadaki deneyimlerinizden yola çıkarak, deprem sonrasında yapılan müdahale çalışmalarının koordinasyonu, çocuklara ve kadınlara yönelik çalışmaların etkisi konusundaki görüşleriniz nedir?

6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin ardından, depremin etkilediği bölgelerdeki kadınlarla dayanışma kurarak 8 Mart’ı orada geçirmek istedik. Kadınların sorun ve ihtiyaçlarını duyurabilmek ve sahayı gözlemleyebilmek için 23 Şubat’ta sosyal medya hesaplarımız üzerinden bir dayanışma çağrısı yayımladık. Samandağ Kadın Dayanışma Derneği ile iletişime geçerek hazırladığımız bu çağrıda deprem bölgelerindeki kadınların daha da derinleşen kişisel hijyen malzemelerine ve çamaşır gibi ihtiyaçlarına erişimlerine ağırlık verdik. Sosyal medyadaki çağrımızı gören çok sayıda kişi destek verdi. 

Malzemelerle birlikte bölgeye bir sosyal çalışmacı ve bir avukat arkadaşımız gitti. Orada malzemelerin dağıtımının yapılmasında destek oldular ve sahadaki duruma dair gözlem yaptılar. 8 Mart’ta Samandağ Çiğdede Mahallesi’nde depremden etkilenen yaklaşık 50 kadınla bir araya gelerek bir mahalle çalışması gerçekleştirdik. Kadınlar deprem sonrasında bakım emeği yükünün daha da ağırlaştığını aktardı. Depremlerin meydana geldiği ilk günden bugüne kadınların deneyimlerini ve duygularını ifade edebilecekleri bir ortam oluşturduk. Kadınların içinde bulundukları durumlar hakkında konuştuk ve ihtiyaç tespiti yaptık. Hijyen kitleri ve diğer malzemeleri özellikle Samandağ merkeze uzak noktalarda, desteklerin ulaşamadığı köylere ulaştırarak yaklaşık 500 kadınla bağ kurduk. 

Saha deneyimlerimizden ve bu süreçte Kadın Danışma Merkezi’ne ulaşan başvurulardan yola çıkarak deprem sonrası müdahalelerinin koordinasyonuna ve etkisine baktığımızda, kadınların ve çocukların olası bir afette ikincil konuma getirildiğini gördük. Kadınların ve çocukların güvenliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yetersizdi; şiddet, deprem sonrasında çadırlarda da devam etti. Ekonomik koşulların yetersizliği nedeniyle, uzaklaştırma kararı olduğu halde, kendisine şiddet uygulayan eşiyle aynı çadırı paylaşmak zorunda kalan, yalnız yaşadığı için çadır verilmeyen, “aile olarak bir çadırda kalınabileceği” dayatmasına maruz kalan kadınlarla karşılaştık.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Fonu’ndan aldığınız hibe desteğinin derneğinize ve çalışmalarınıza ne tür katkıları oldu? Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında yapılan çalışmaların farklı bağışçılar tarafından desteklenmesi sizce neden önemli? 

Hibe desteğiyle sosyal çalışmacı ve finans sorumlusu istihdam ettik. Kadın Danışma Merkezi’nden destek alan kadın sayısı arttı ve daha fazla kadına ulaşma imkânı bulduk. Sosyal çalışmacımız sayesinde danışma merkezinin yanı sıra farklı kurum ve kuruluşlar ile mahalle çalışmaları, etkinlikler yaptık, savunuculuk çalışmalarına ve ağlara daha aktif dahil olduk. Bu sayede hem kendi görünürlüğümüz arttı hem de toplumsal cinsiyet eşitliği alanında farklı kurumlarla iletişimde kalarak kapasitemizi güçlendirdik. Tüm bunları yapabilmek ve çalışmalarımızı görünür kılmak için farklı bağışçılar tarafından desteklenmek oldukça önemli. Bu sayede bir sosyal çalışmacı danışma merkezi faaliyetlerine odaklanırken, farklı bir hibe desteği ile istihdam ettiğimiz diğer sosyal çalışmacı ise politika üretme, savunuculuk ve kapasite güçlendirme çalışmalarına daha fazla vakit ayırma imkanı buldu. Aynı zamanda yapılan çalışmaları daha etkin şekilde raporlanarak kayda geçirilmesini sağladık.

Kadın Dayanışma Vakfı’nın gelecek dönem yapmayı planladığı çalışmalardan ve önceliklerinden bahseder misiniz? 

2023 yılında Kadın Dayanışma Vakfı’nın kuruluşunun 30. yılıydı. 1993 yılından bu yana kadın danışma merkezimiz şiddete maruz kalan kadınlara ücretsiz sosyal, psikolojik ve hukuki destek sağlıyor. 30 yıldır kadınlarla birlikte toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı güçlenerek feminist dayanışmayı büyütmeye çalıştık, yine vazgeçmeden mücadeleye devam edeceğiz. 

6 Şubat depremlerinin ardından yaşananlar, kamu kurumlarının geciken müdahaleleri durumu daha da ağırlaştırdı. Bu nedenle gelecek dönemde rutin çalışmalarımızı sürdürürken, aynı zamanda deprem bölgesinde aktif olarak çalışmaya devam edeceğiz. Bu çalışmaları gerçekleştirirken hedef kitlemiz depremden etkilenen kadınlar ve çocukları olacak. Deprem sonrası kadınların yaşadıkları sürece odaklanmayı, psikososyal açıdan güçlenmelerini destek olmayı, toplumsal cinsiyet eşitliği ve yasal haklarımız konusunda farkındalık artırıcı atölyeler gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda deprem bölgesindeki kadınların halen devam eden en temel ihtiyaçlarından olan hijyen kitlerine ulaşımlarını sağlamayı hedefliyoruz. 

Daha genelde ise, gittikçe daralan sivil alanda toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı mücadelemizi sürdürmeye, bu mücadelemize her geçen gün daha fazla kadını katmaya ve yıllara dayanan kazanımlarımızı elimizde tutarak feminist sözümüzü söylemeye devam edeceğiz.

 

Kahramanmaraş Depremi Doğrudan Destekler Fonu’nun Beşinci Aşamasında Desteklenecek STK’lar Belirlendi

By | Acil Deprem Fonu

6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çevre illeri de şiddetli şekilde etkileyen depremlerin ardından, sahada aktif olarak faaliyet gösteren ve bölgeye destek sağlamak üzere çalışmalarına başlayan sivil toplum kuruluşlarının (STK) bölgede tespit ettiği ihtiyaçların, yaşanan tahribatın giderilmesi ve depremin bölgede yaşayan farklı gruplar üzerindeki etkilerinin azaltılması amacıyla Dalyan Foundation ve Turkey Mozaik Foundation işbirliği, bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirdiğimiz Kahramanmaraş Depremi Doğrudan Destekler Fonu’nun beşinci aşamasında desteklenecek STK’lar belirlendi. Fon kapsamında Argüden Yönetişim Akademisi Vakfı’na, Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı’na, Elele Federasyonu’na ve Kadına Özgürlük ve Eşitlik Derneği’ne toplam 10.616.000 TL hibe desteği sağlıyoruz.

Argüden Yönetişim Akademisi Vakfı sağladığımız 1.690.000 TL hibe desteğiyle Afetten Kalkınmaya Sivil Etkileşim projesini hayata geçiriyor. Vakıf proje kapsamında depremden etkilenen 11 şehrin iyi yönetişim kültürüne dayalı yeniden inşası konusunda sivil izleme ve katılımı kolaylaştırmak amacıyla bir çalışma yapacak. Bu kapsamda alanda yeniden yapılanma kapsamında mevcut durumun analizi ve değerlendirmesini içeren bir rapor yazacak, bu rapordaki ihtiyaçlara dayanarak bir “sivil izleme ve katılım aracı” oluşturacak ve bu aracın sivil aktörler tarafından kullanımını kolaylaştıracak bir “kılavuz” geliştirecek. Vakıf hibe desteğimizle dört ay süreyle Proje Koordinatörü, Proje Uzmanı ve Araştırmacı istihdam edecek.

Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı (Bayetav) sağladığımız 5.430.000 TL hibe desteğiyle Aynı Göğün Altında: Depremden Etkilenen Öğrencileri Destekleme projesini hayata geçiriyor. Bayetav proje kapsamında depremler nedeniyle ebeveyn kaybı yaşamış olan çocukların ve gençlerin eğitimlerine devam edebilmesi ve iyi olma hallerini uzun vadeli desteklemesi amacıyla çalışmalar yürütecek.

Elele Federasyonu sağladığımız 538.000 TL hibe desteğiyle Zor Koşullarda Koruyucu Ailelerin Güçlenmesi projesini hayata geçiriyor. Federasyon proje kapsamında Adana ve Kahramanmaraş’ta bulunan ve koruyucu aile alanında faaliyet yürüten STK’ların kurumsal kapasitelerini güçlendirmek amacıyla çalışmalar yürütecek. Aynı zamanda STK’lar arası işbirliğini ve kamu kurumları ile STK’lar arası diyaloğu artırmak amacıyla çalışmalar yapacak.

Kadın Özgürlük ve Eşitlik Derneği (KÖVED) sağladığımız 2.958.000 TL hibe desteğiyle Kadın Yaşam Merkezi projesinin ikinci aşamasını hayata geçiriyor. Kahramanmaraş Depremleri Doğrudan Destekler Fonu’nun üçüncü aşamasında sağladığımız hibe desteğiyle Adana Kadın Yaşam Merkezi’ni açan KÖVED, sağladığımız bu destek ile başta tek ebeveyn kadınlar olmak üzere, çocukların ve dezavantajlı grupların bir araya gelmelerini, psikososyal ve hukuki destekler almalarını aynı zamanda Yaşam Merkezi’ne gelen bireylerin ekonomik ve sosyal olarak güçlenmelerini desteklemek amacıyla çalışmalar yürütecek. Aynı zamanda hijyen alanlarına, temel ihtiyaçlara erişebilecekleri; psikososyal ve grup çalışmaları destekleri verdikleri, oyun odalarının bulunduğu sosyalleşme mekanları sağlayacak. Bu hedefler doğrultusunda KÖVED hibe desteğimizle idari ve ofis giderleri karşılayacak; tam zamanlı Saha Koordinatörü, Finans Asistanı, Psikolog, Sosyal Hizmet Uzmanı, Çocuk Gelişimcisi ve yarı zamanlı proje asistanı istihdam edecek.